MENÜ
Ankara 11°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
“Kırtasiyecilik, klasik  anlayışın dışına çıktı”
Özel Haber
24 Nisan 2017 Pazartesi 07:41

“Kırtasiyecilik, klasik anlayışın dışına çıktı”

Birlik Mahallesi Podgoritsa Caddesi’nde 17 yıldır kırtasiye sektöründe hizmet veren Behiye Cabbar, kırtasiyecilik sektörünün, klasik anlayışın dışına çıktığını ifade etti.

MEHMET ALİ AKKUM

Daha önce çalışma hayatının olmadığını anlatan Cabbar Kırtasiye’nin işletmecisi Behiye Cabbar, kırtasiye işine başlamasını şu şekilde anlattı:
“Eşim resim sergileri açıyordu. Gene ikinci sergisine hazırlık yapıyordu. Bir gün bana pat diye geldi ‘Ben dükkan tuttum, resim galerisi yapacağım. Sende başında durursun’ dedi. Resim galerisini açtık. Başta resimleri koyduk, birkaç da hediyelik eşya koyduk. Zaman içerisinde bu semtte hiç kırtasiye olmadığını fark ettik. Öyle olunca elimizde de fotokopi makinamız vardı. İhtiyaca göre işin şekli değişti. Resimlerden satılan satıldı, satılmayan rafa kalktı, oradan eve gitti. Bir süre sonra tamamen kırtasiyeye döndük. Resim galerisinden, kırtasiyeye dönüştük. Birlik Mahallesi’ndeki ilk kırtasiye biziz. 2000 yılının 1 Aralık’ında açmıştık. Daha sonra talebe göre oyuncak, hediyelik eşya da getirdik. Kırtasiye, hediyelik eşya, oyuncak bu üç grupta da hizmet veriyoruz. 8 yıl aynı adreste durduktan sonra dükkanı büyütmek için şimdiki yerimize taşındık. 2006 yılında Sancak Mahallesi’nde ikinci şubemizi açarak hizmet vermeye devam ediyoruz. 18’inci yılımızda işimizi devam ettiriyoruz.”
Kırtasiye işine ilk başladıklarında okul ders kitapları satışları hiç yapmadıklarını anlatan Cabbar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitaplarının ücretsiz dağıtılmasının kendilerini etkilemediğini, fakat ders kitabı satan diğer kırtasiyecilerin bu durumdan etkilendiğini söyledi. Cabbar, “Biz yardımcı kitap, yaprak test, romanla başladık ve onlarla devam ediyoruz. Biz biraz daha butik kırtasiyeyiz diyebilirim. Daha dikkat çekici objeler, lisanslı kırtasiye ve büro malzemeleri satışı yapıyoruz. Ders kitaplarına yönelik pek ağırlık vermedik. Roman, hikaye kitaplarımız var ve bunu da okulların isteğine göre getiriyoruz. Kitaplarımız daha çok güncel, okullardan istenen kitaplar ve yardımcı kitaplardan oluşuyor” dedi.

En canlı ay ‘Eylül’
Kırtasiye sektörünün en canlı olduğu dönemin her yılın eylül ayı olduğunu belirten Cabbar, “Eylül ayı bizin için sezon ayıdır. Okulların başlaması ile birlikte işlerimizin en yoğun olduğu aydır. Eylül ayından sonra işlerimiz rutine döner. Şubat sömestr tatilinin gelmesi ile birlikte sektörde bir durgunluk yaşanır. Ayrıca temmuz ve ağustos aylarında da okulların tatil olması nedeni ile işlerin en düşük olduğu aylardır” diye konuştu.

Kaliteli ürünler tercih edilmeli
Kırtasiye ürünlerini satarken çok dikkatli davrandıklarını vurgulayan Cabbar, “Belirli markaların dışına çıkmıyoruz. Sağlığa zararlı olmayan, belli firmaların ürünlerini satarız. Merdiven altlarında üretilen kalitesiz, sağlıksız ürünlerin satışını yapmayız. Ailelere de kırtasiye malzemesi alırken lisanslı ürün almalarını öneriyoruz. Nihayetinde aldıkları ürünleri çocukları kullanacak ve burada onların sağlığı söz konusu. Ne alırsan 1 lira mantığı ile hareket eden bir yer değiliz. Ailelerinde kırtasiye malzemesi alırken dikkat etmeleri gerekiyor. Özellikle aldıkları ürünlerin üzerinde sağlığa zararlı değildir ibaresi veya Sağlık Bakanlığı tarafından denetlenmiş olan ürünler tercih edilmeli. Biz marka olmayan, Sağlık Bakanlığı tarafından sağlıklı olduğu tescillenmemiş ürünlerin satışını yapmıyoruz. Pahalı da olsa kaliteli ürün satmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

Türk firmalarının önünde çok uzun yol var
Kırtasiye söktöründe Türk mallarının da piyasada yarışabilir bir duruma geldiğini belirten Cabbar, “Son yıllarda Türk malları da yavaş yavaş sektörde kendini hissettirmeye başladı. Fakat Faber Castell’in tahtına göz koymaları için önlerinde çok uzun bir yol var. Faber’i tahtından etmeleri için çok çalışmaları gerekiyor. Faber’in yanında İspanyol firmalarının kırtasiye malzemeleri de oldukça kaliteli diyebiliriz” dedi. Kendi kırtasiyelerine gelen müşteriyi yardım istemesi durumunda yönlendirdiklerini anlatan Cabbar, “Müşteri yardım talebinde bulunmazsa onu pek sıkmıyoruz. Müşteri, alışveriş esnasında başında beklemenizden hoşlanmıyor. Bizim dükkanımıza girerler, gezerler, dolaşırlar ve alacakları varsa alırlar. Yardım talebinde bulunursa yardımcı oluruz. ‘Şu üründen şikayet geliyor, dilerseniz şunu alın’ diyerek yönlendirmelerde bulunuyoruz. Kırtasiyelerde çeşit bol olduğu için müşteriler kırtasiyede dolaşmayı seviyor. Çeşidi ne kadar çok bol tutarsanız, müşteri o kadar çok dolaşıyor” dedi.

Sektör, klasik kırtasiye anlayışının dışına çıktı
Kırtasiyecilik sektörünün salt kırtasiye malzemesi üzerine dönmediğini ifade eden Cabbar, “Kırtasiye, normal klasik kırtasiye anlayışının dışına çıktı. Çok süslü, değişik objelere çıktı. Yeni nesil kırtasiye malzemeleri oyuncak gurubuna da girmeye başladı. Süslü kalemler, oyuncak modelinde kırtasiye eşyaları üretilmeye başlandı. Örneğin Faber’in keçeli kalemleri var. Araba şeklinde bir kutunun içinde satışı yapılıyor. Bu tür kırtasiye malzemeleri çocukların ilgisini daha çok çekmeye başladı. Kırtasiye sektörü uçsuz bucaksız bir sektör haline geldi. Binlerce çeşit var ve artık biz buna zor yetişiyoruz. Müşterilerimiz bizden çok değişik, ilk defa duyduğumuz şeyler istediği oluyor. Bizde onu hemen not alıyoruz ve internetin nimetlerinden faydalanarak, ne olduğuna bakıyoruz ve sipariş veriyoruz. Aslında ürün getirme işleminde bizi müşteri yönlendiriyor. Yaklaşık bir aydır stres çarkı denilen bir obje var, o popüler durumda. İlk duyduğumuzda şaşırdık, ne olduğunu bilemedik. Daha sonra internetten bakarak, siparişini verdik ve getirttik. Müthiş bir satışı var şuanda. Çocuklar sosyal medya üzerinde bu tür ürünleri takip ediyor. Bize bir talepleri oluyor. Bizde o ürünü getiriyoruz. Kırtasiye sektörü çocukların gelişimine katkı sunacak, eğitimlerini daha eğlenceli hale getirecek ürünler üretiyorlar.” dedi.
Şimdinin anne ve babalarının çok bilinçli olduğuna dikkat çeken Cabbar, “Anne 6 aylık bebekle geliyor, ‘Çocuğum için eğitici ne alabilirim’ diye soruyor. Bende, ‘Bırakın bir bebek olsun, çocuk olsun. İlla bir şeyler öğretmeye kalmayın. Nasıl olsa bir ömür öğrenecek bunu’ diyorum. Tabii anneler, babalar çok meraklı bu tür şeylere” şeklinde konuştu.

Tüm dersler kitapları hala var
Birçoğumuzun ilkokul yıllarında kullandığı ‘Tüm Dersler Kitabı’ hala popülerliğini koruduğunu belirten Cabbar, “Tüm Dersler Kitabı olmazsa olmazımızdır. Onun yanında şuan yardımcı kitaplar, test kitapları, yaprak testlerde bulunuyor. Yardımcı kitap satışları oldukça arttı. Ders kitaplarının yetersizliğinden midir bilemiyorum. Yardımcı kitaplara yönelim söz konusu. Özellikle liseye giriş sınavlarından dolayı test kitaplarına bir yönelim var. Sınav test üzerine olunca, hocalarda öğrencilerin test çözme alışkanlığını geliştirmek için test kitapları öneriyorlar. Ders kitaplarında soru testleri az olduğu için bir yönelim var.” dedi.

İşimizi severek yapıyoruz
Cabbar konuşmasını, “Kırtasiye dükkanımızı ailecek beraber işletiyoruz. Severek yapıyoruz işimizi. Ara ara eleman çalıştırdığımız da oluyor ama bir işi yapıyorsanız başında durmanız gerekiyor. Prensip olarak bunu kendimize benimsedik. 17 yıldır buradayız. Müşteriye elimizden geleni yapıyoruz. Bir aile olarak görüyoruz. Öncelik para değil de öncelik memnuniyettir bizim için” sözleriyle tamamladı.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat