MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Özel Haber
12 Aralık 2019 Perşembe 07:02

"27 Aralık, Milli Mücadelenin halk hareketine dönüştüğü gün"

Ankara Kulübü Derneği Başkanı Dr. Metin Özaslan, Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin 100.Yılı kapsamında düzenlenen anma etkinliğinde konuştu.

İRFAN BAŞÇUHADAR

Atatürk’ün 27 Aralık 1919’da Ankara’ya gelişinin 100. Yılı nedeniyle, Ankara Kulübü Derneği ve ODTÜ MD Koleksiyon Kulübü tarafından özel anma etkinliği düzenlendi.

ODTÜ Mezunlar Derneğinde düzenlenen etkinliğe, Ankara Kulübü Derneği Başkanı Dr. Metin Özaslan ve Ankara Kulübü Derneği Bacıeren’lerinden Gülay Karaca, konuşmacı olarak katıldı.

Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin, Ankara’yı başkent olarak seçmesinin nedenlerine değinilen etkinlikte, Kurtuluş Savaşı’nda Bacıeren’lerin rolü de anlatıldı. Etkinlikte, Ankara Kulübü Derneği Seymen ve Bacıeren Ekipleri ile ODTÜ THBT Mezunları Seymen Ekibi, Ankara Oyunlarından oluşan bir gösteri gerçekleştirdi. 

Etkinlikte ayrıca, 4 Ocak’a kadar devam edecek olan, Atatürk’ün müzik aletlerinin, Seymen ve Bacıeren kültürüne ait giysi, obje ve dokümanların yer aldığı bir sergi de etkinliğe katılanların ilgisine sunuldu. 

27 Aralık günü Milli Mücadelenin halk hareketine dönüştüğü gün

Özel Anma Etkinliğinde konuşan Ankara Kulübü Derneği Başkanı Dr. Metin Özaslan, 27 Aralık tarihinin Ankara’nın en önemli günü olduğunu söyleyerek, bu güne Ankaralıların tabiriyle de ‘Kızılca Gün’ denildiğinin altını çizdi.

“27 Aralık günü Milli Mücadelenin halk hareketine dönüştüğü gün. Ankara, bu günle milli mücadelenin kalbi durumuna geldi. Ardından Kurtuluş Savaşı meydana geldi ve Ankara Türkiye’nin başkenti oldu” diyen Özaslan, “27 Aralık 1919’da Ulu Önder Atatürk, Samsun’dan başlayan Anadolu yolculuğunu Ankara’ya gelerek tamamladı. Bu yolculuk aynı zamanda Milli Mücadele Projesinin hazırlıklarının yapıldığı bir süreçti. Proje, bozkırın ortasında, Ankara’da uygulamaya konuldu. O proje Türkiye Cumhuriyetiydi” dedi. 

Atatürk’ün Ankara’ya geleceği, Samsun’a çıkmadan önce belliydi

27 Aralık 1919 ile birlikte Ankara’nın Türkiye Cumhuriyetinin fiilen başkenti olduğunu ifade eden Özaslan, “Atatürk’ün Ankara’ya gelişi bir tesadüf değildir. Bu son derece planlı bir seçim. Atatürk, Samsun’a çıkmadan önce Ali Fuat Paşa ile İstanbul’da görüşüyor. Bu görüşmede de Ali Fuat Paşa’ya 20. Kolordunun Konya’dan Ankara’ya gelmesi yönünde beklentisini söylüyor. Ali Fuat Paşa’ya, ‘Kolorduna sahip çık, halkla iyi ilişkiler kur’ diyor. Ve kendisinin bir görevle Anadolu’ya geçeceğini söylüyor. Eğer böyle bir görevi olmasa dahi Ankara’ya gelerek, orada mücadele edeceklerini belirtiyor. Yani Atatürk’ün Ankara’ya geleceği, Samsun’a çıkmadan önce belli” diye konuştu.

Ankara, sadece coğrafyanın etkisiyle başkent yapılmadı

Özaslan, Ankara’nın sadece coğrafyanın etkisiyle başkent yapılmadığını ifade ederek, Atatürk’ün Ankara ile ilgili sözlerine değinerek, şöyle konuştu: “Atatürk, ‘Ben Ankara’yı coğrafya kitaplarından değil, tarih kitaplarından öğrendim ve bir Cumhuriyet merkezi olduğunu gördüm’ sözlerine yer vermiştir. Yani, Atatürk Ankara’nın o dönemki milli mücadele ruhuna önem vermiştir. Ankara’nın 14. yüzyılda yaşadığı cumhuriyet tecrübesini biliyordur.” 

Bugünün Bacıeren’leri 800 yıl öncenin Anadolu bacılarıdır

Etkinlikte “Kurutuluş Savaşı’nda Bacıeren’lerin Rolü” konusunda konuşma yapan Gülay Karaca, “Derneğimiz, Seymenler geleneğini yaşatırken, diğer yandan, Anadolu’yu bize yurt yapan toplumsal ve önemli güçlerden biri olan Bacıyan-ı Rum, yani Anadolu Bacıları geleneğini de tıpkı Seymenlikte olduğu gibi yaşatmayı ve gelecek kuşaklara aslına uygun şekilde bırakmayı hedef olarak belirlemiştir. Derneğimiz bu amaçla, çalışmalarını büyük bir titizlikle sürmektedir” dedi.

Bugünün Bacıeren’lerinin 800 yıl öncenin Bacıyan-ı Rum’u, yani Anadolu bacıları olduğunu ifade eden Karaca, “Çalışmalarımız, bu kültürü özveriyle yaşamaya ve yaşatmaya çalışacak herkese açıktır” ifadelerine yer verdi. 

‘İyi ki geldin Ata’m, iyi ki geldin’

Bu yılın önemli bir yıl olduğundan söz eden Karaca, “Bu yıl bizler için çok özel bir yıl. Mustafa Kemal Atatürk’ün Ankara’ya gelişinin, bağımsızlık ateşini yakışının, Kızılca Gün’ün 100. Yılı. Ben şöyle sesleniyorum; ‘İyi ki geldim Ata’m, iyi ki geldin’ diyorum” diye konuştu. 

Bacıeren’ler yiğit Anadolu bacılarıydı

Bacıeren’lerin, 27 Aralık 1919’da Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün, Dikmen sırtlarında karşılanmasında yerini alan ve bir çağ kapatılıp, yeni bir çağ açılırken erkeklerle yan yana olan kadınlar olduğunu ifade eden Karaca, “Onlar, zeybek dönen, silah kuşanan, at binen, ağlayan bebesini sırtına vurup dağ bayır demeden yollara düşen, kanını, canını vatan uğruna gözünü kırpmadan veren, elleri kınalı, narin ama  bir o kadar da güçlü, yiğit Anadolu bacılarıydı” dedi. 

Karaca, ayrıca, “Anadolu Bacıları, Anadolu’nun yurtlaşmasında olduğu gibi, Osmanlı’ya da kuruluş ve yükseliş ruhunu veren, en önemli güçlerden biridir. Bu gelenek içerisinde çağlar boyu, kadının toplum içindeki yeri çok önemlidir” diyerek, sözlerini sonlandırdı. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat