MENÜ
Ankara -3°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
'Adoş'un Çinileri' sanatseverlerle buluşuyor
Özel Haber
22 Kasım 2021 Pazartesi 07:00

'Adoş'un Çinileri' sanatseverlerle buluşuyor

Kültür Bakanlığı Çini Dekorlama Sanatçısı Zerrin Adalet Yücel, bir dönem unutulmaya yüz tutan çini sanatının, son yıllarda hak ettiği değeri yeniden kazandığını söyledi. Geleneksel Türk sanatı olan çininin özellikle çocuk ve gençlere aktarılmasının önemli olduğuna vurgu yaptı.

SEDA TOLMAÇ

Eğitimini tamamlayamadan küçük yaşta evlenen, üç kız çocuğu büyüten ve eğitimini tamamlayarak bir meslek sahibi olma hayali kuran Zerrin Adalet Yücel, 40’lı yaşlarda başladığı hobi kurslarında çini sanatıyla tanıştı. Bir yandan sanatını ilerleten, diğer yandan yarım bıraktığı eğitimini tamamlayarak lise mezunu olan Zerrin Adalet Yücel, geç yaşta tanıştığı çini sanatını gelecek nesillere aktarmak için kendi atölyesini açtı. 

Çini sanatıyla tanıştıktan sonra bu alanda usta öğreticilik belgesi alan ve yaklaşık iki yıl önce Kültür Bakanlığı Çini Dekorlama Sanatçısı olan Yücel, Ayrancı Mahallesi’nde yer alan atölyesinde “Adoş’un Çinileri” adıyla sanatseverlere ulaşıyor. 

Hem kendi çalışmalarını sürdüren hem de çini sanatına ilgi duyan öğrenciler yetiştiren Yücel, bu sanatı özellikle çocuk ve gençlere aktarmanın önemli olduğunu söylüyor. 

Çini sanatıyla 40’lı yaşlarda tanıştı, Kültür Bakanlığı sanatçısı oldu

Yaklaşık bir yıl önce açtığı atölyesinin açılış yıl dönümünde bir araya geldiğimiz Zerrin Adalet Yücel, çini sanatını ve bu sanatla tanışma hikâyesini gazetemiz okurları için anlattı.

“Küçük yaşta evlendim. Bu nedenle eğitimimi tamamlayamadım. Evlendiğim dönemde yaşadığım çevre de dar görüşlü olunca çalışma hayatına da başlayamadım” diyen 56 yaşındaki sanatçı Yücel, “Üç kız evladımı topluma faydalı bireyler olarak büyütmek için çaba gösterdim ve onları büyüttüm.  40’lı yaşlarıma geldiğimde kendim için de bir şeyler yapmam gerektiğini fark ettim. Hobi kurslarına başladım. Nakış, bilgisayar, boyama gibi birçok kursa gittim. Sonra çiniyle tanıştım. Çini kursuna giderken kendimi keşfettim ve bu sanat alanında çalışmalarımı ilerletmeye başladım. Yaklaşık 5 yıl kursa devam ettikten sonra usta öğreticilik belgemi aldım. Yarım bıraktığım eğitimimi de tamamlayarak lise mezunu oldum. Aynı zamanda geç yaşta tanıştığım çini sanatıyla Kültür Bakanlığı Çini Dekorlama Sanatçısı  oldum” dedi.

“Çini sanatının gelecek nesillere aktarılması için çalışıyorum”

Yücel, Kültür Bakanlığı sanatçısı olduktan sonra bu sanatı gelecek kuşaklara aktarmanın kendisi için daha fazla önem kazandığını belirterek, “Bu sanatı gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmanın hayaliyle, büyüttüğüm üç kızımın büyük destekleriyle kendi atölyemi açtım. Şu an kendi atölyemde çini sanatının unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması adına eğitimler veriyorum. Özellikle benim en çok önemsediğim konuların başında kadınların eğitim ve iş hayatına katılımı geliyor. 

Kadınların ekonomik özgürlüğünü elde edebilmesi çok önemli çünkü ülkemizi geleceğe düzgün bir şekilde taşıyacak olan kadınlardır. Bu düşünceleri oldukça önemseyen biri olarak, bu yıl atölyemde 4 kadın stajyerimle birlikte çalışıyorum. Bu kadınlardan üçü ev hanımı. Onların hayatına dokunabilmek ve bildiklerimi öğretmek beni mutlu ediyor” dedi.

Yücel, kurduğu atölyede aynı zamanda workshoplar da düzenlediğini belirterek, “Bunun yanında evinde çini üzerine çalışan insanlara sırlama ve fırınlama hizmeti de veriyorum” ifadelerini kullandı. 

“Çini sanatı, insan ruhunu besliyor”

Çini sanatının insana huzur veren bir yanı olduğunu dile getiren Yücel, şunları söyledi: “Çini, yapısı ve bünyesi nedeniyle insan ruhuna iyi geliyor, huzur veriyor. Çini sanatının bir parçası olan renkler, insanı iyileştiriyor. Tüm bu faktörler, benim çini sanatını seçmemin ve bu alanda ilerlememin nedeni oldu. Zaten çininin içerisinde yer alan kuvarsın da insan ruhunu besleyen bir yanının olduğu kanıtlanmış. 

Öte yandan çini sanatının en temelinde çamur var. Bu da insanın bu sanata yakın olmasını beraberinde getiriyor. Biz de topraktan geldik, çininin de en temelinde toprak olduğu için insana enerji veriyor.” 

“Gençler, çini sanatına ilgi duyuyor”

Yücel, son yıllarda gençlerin bu sanata ilgi duyduğunu ve bunun mutluluk verici olduğunu ifade ederek, “Bir dönem çini sanatı gerçekten unutulmaya yüz tutmuş, birkaç ustadan ibaret kalmış durumundaydı. Bir kenara itilmiş, kimsenin önem vermediği bir sanat haline gelmişti ancak çini sanatının son 20 yıldır yeniden hak ettiği değeri bulmaya başladığını düşünüyorum. Günümüzde birçok genç, bu geleneksel sanata ilgi gösteriyor. Özellikle gençlerin çini sanatına ilgi duymaları ve bu sanatı merak etmeleri beni mutlu ediyor” dedi. 

Çini sanatını çocuklara tanıtmak önemli”

Çini sanatının unutulmaması ve gelecek nesillere daha iyi aktarılması için özellikle çocuk yaşta bu sanatla tanışmanın önemli olduğunu söyleyen Yücel, “Ben çini sanatıyla geç yaşta tanıştım ama bu sanatın özellikle ana sınıfından itibaren çocuklara tanıtılmasını isterim. Bu konuda çalışmalar yapmak da istiyorum çünkü küçük yaşta herhangi bir sanatı tanıyan bir çocuk, o sanatının toplumda daha fazla yer bulmasını sağlayacaktır” diye konuştu. 

Çini sanatı hakkında

Çini sanatı, Orta Asya’dan Osmanlılara aktarılan, Osmanlılardan da günümüze kadar gelen Geleneksel Türk sanatları arasında yerini alıyor. Hem mimari süslemelerde kullanılan hem de toprağın pişirilmesinden sonra şekil verilmesiyle elde edilen tabak, vazo gibi eşyaların üretilmesine olanak sağlayan çini sanatı, günümüzde de varlığını sürdürüyor. Tarihten bugüne çini sanatıyla öne çıkan İznik, Kütahya ve Çanakkale’nin yanı sıra günümüzde birçok kentte, bu sanatının ustaları, birbirinden farklı çalışmalar ortaya koymaya devam ediyor. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ticari Hayat