MENÜ
Ankara 11°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
'E-ticarette ilgili oda kaydı önemli'
Özel Haber
4 Haziran 2021 Cuma 07:15

'E-ticarette ilgili oda kaydı önemli'

Salgın döneminde birçok esnaf ve işletmenin e-ticarete yöneldiğine dikkati çeken Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şükrü Orhan, “E-ticaret yapan esnaf, işletme veya firmaların ilgili odaya kayıt yaptırması gerekiyor. Kayıt altında olma hem tüketiciyi hem de satıcıyı koruyor” dedi.

SEDA TOLMAÇ

Gelişen teknoloji, günümüzde mal ve hizmetlerin üretim, tanıtım, satış, sigorta, dağıtım ve ödeme işlemlerinin bilgisayar üzerinden yapılmasına imkan tanıyarak, “e-ticaret” kavramını ortaya çıkardı. Özellikle tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, işletmelerin geleneksel satış ve pazarlama imkanlarını kısıtlarken, e-ticaret platformlarının satış ve pazarlamada etkin hale gelmesine neden oldu.

Özellikle farklı alanlarda hizmet sunan küçük esnaf, işletme veya firmalar, salgın süreciyle birlikte e-ticaret platformlarına geçiş yaparak, bu platformlar üzerinden tüketiciyle buluştu. Tüketiciler de satın alacakları ürünleri e-ticaret platformlarından karşılamayı tercih etti.

“E-ticarette var olan işletmelerin ilgili oda kaydını yaptırması önemli bir faktör”

Ankara Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Şükrü Orhan da salgın sürecinde birçok küçük işletmenin e-ticaret sayesinde ayakta kaldığına dikkati çekti. 200’e yakın sektörün Esnaf ve Sanatkârlar Odası’na bağlı olduğunu belirten Başkan Orhan, bu sektörlerin neredeyse tamamının e-ticaret platformlarında da var olmaya başladığına değindi.

Sadece e-ticaret yapan kişilerin veya normal bir işletme olup ayrıca e-ticaret yapan ve bunu vergisine ekletmiş işletmelerin, Esnaf Ve Sanatkârlar Odası’nda kayıt altına alındığını belirten Orhan, e-ticaret yapan esnaf, işletme ve firmaların ilgili odaya kayıt yaptırması gerektiğini söyledi. Orhan, dünyaca ünlü e-ticaret platformlarının hem tüketiciyi hem de satıcıyı korumak için işletmelerden ilgili oda kaydı istediğini hatırlattı. 

Orhan, e-ticarette kayıt dışı faaliyet yürütülmemesi gerektiğine dikkati çekerek, e-ticarette kayıt altına alınmanın hem tüketiciyi hem de üreticiyi ve satış yapanı koruduğuna değinerek, “E-ticarette ilgili odaya kaydolmuş, vergi levhası açmış, istihdam sağlamış kişinin aylık belli bir gideri var ve satışını bu gidere göre belirliyor. Kayıt dışı çalışanlar ise, hem katma değer üretmiyor hem de haksız rekabete neden oluyor” şeklinde konuştu. 

“Esnafımızın, işletmelerimizin e-ticarete ayak uydurabilmesi gerekiyor”

“E- ticaret günümüzde en çok tercih edilen alanlardan biri oldu çünkü artık herkes ihtiyaçlarını e- ticaret platformları üzerinden karşılamaya başladı” diyen Orhan, “Özellikle salgın süreci de e- ticarete olan talebi artırdı. Bu da hâlihazırda bir dükkanı olan küçük esnafın veya işletmenin e-ticaret alanında var olmasını beraberinde getirdi” dedi.

Orhan, salgın sonrasında hediyelik eşya sektöründen psikolojik danışmanlık hizmeti sunan sektörlere kadar hemen herkesin e-ticarette var olmaya başladığından söz ederek, “Mevcutta bir dükkanı, işletmesi olanlar var ama bunun yanında özellikle son iki yılda e-ticaret faaliyetleri artmaya başlandı. Örneğin spor veya düğün salonları işletmecileri dahi internet reklamları vererek e-ticaretten faydalanıyor. Günümüz şartları da insanları ve sektörleri bu alana doğru yönlendirmeye başladı zaten. Hal böyle olunca küçük esnafın da teknolojiye ayak uydurması gerekiyor. Her ne kadar geleneksel alışkanlıklarımız sürse de teknolojinin getirdiği alışkanlıklara da adapte olmamız gerekiyor. E-ticaret büyük bir pazar. Önümüzdeki yıllarda da e-ticaret hacminin artacağı görülüyor. Önemli olan teknolojiyi kullanabilmek ve gelişen teknolojinin ortaya çıkardığı şartlara esnafımızın, işletmelerimizin ayak uydurabilmesi gerekiyor” diye konuştu. 

“Salgın döneminde e-ticaret esnafa bir nebze de olsa nefes aldırdı”

Koronavirüs salgınında kapalı olan dükkanların e-ticaretle ayakta kalabildiğini de söyleyen Orhan, “Salgın nedeniyle alınan kısıtlama kararları sonucu dükkanını, işletmesini kapatan insanlar, e-ticarete yöneldi. Bu durum o insanların ekonomik anlamda bir nebze de olsa rahat bir nefes almasını sağladı. Bizim bugün oda olarak yaklaşık 4 bin 500 üyemiz var ve bu üyelerimizin çoğu salgın döneminde e-ticarete yönelerek, faaliyetlerini sürdürdü. E-ticaret olmasıydı belki birçok kişi, dükkanı ve işletmesi kapalı olduğu için iş yapamayacak ve işini tamamen kaybedecekti” dedi. 

“Kontrollü e- ticaret, doğru sonuç getirir”

Orhan, e-ticaretin her ne kadar esnaf, işletme veya firmalar için avantaj sağlasa da dezavantajları da beraberinde getirdiğini belirterek, “E-ticaretin meydana getirdiği olumsuzlukları ortadan kaldırmak için kontrol şart. Kontrollü e- ticaret, doğru sonuç getirir. Kontrollü e-ticaret hem esnafa hem de tüketiciye kazandırır. Bu anlamda günümüzde dünyaca ünlü e-ticaret firmaları, satış yapacak olan kişilerden ilgili oda kaydı istemekte ve bu kişilerden vergi levhasının açık olmasını beklemekte. Bu da e-ticaret yapacak kişilerin kontrollü olmasını sağlamakta. Kontrollü e-ticaret ise, katma değer üretilmesini sağlıyor. Tüketici açısından bakıldığında ise, kayıt altında olan bir işletmeden e-ticaret üzerinden ürün alan tüketici, aldığı üründe bir sorun yaşarsa, bu sorunun çözümü için karşısında bir ilgili rahatlıkla bulabiliyor” ifadelerini kullandı.  

“Sosyal medya hesaplarından yapılan e-ticaretin mutlaka denetlenmesi lazım”

Orhan, e-ticaret alanına bir yaptırım getirilmesi gerektiğinden de söz ederek, “Büyüyen bu pazar içerisinde herkes e-ticarete geçiyor ancak bir denetim gerekiyor çünkü özellikle kayıt dışı çalışanların birçoğu, e-ticarette var olduğu zaman herhangi bir katma değer üretmiyor. Bunun yanında kayıtlı çalışanların ise, fatura kesme zorunluluğu olduğu için onlar devlete katma değer üretmiş oluyor. Katma değer üretenle üretmeyen arasında haksız rekabetin oluşmaması için denetim ve yaptırım önemli” dedi. 

Özellikle sosyal medya hesapları üzerinden yapılan e-ticaretin ciddi bir denetime ihtiyaç duyduğunu söyleyen Orhan, şöyle konuştu: “Sadece bir internet sitesine üye olup oradan satış yapmanın yanı sıra sosyal medya hesaplarında da satış ve reklam yapanlar var. Bu şekilde sosyal medya hesaplarından yapılan e-ticaretin, hiçbir şekilde denetimi yok. Bu konu çok önemli çünkü bu alanda bir sınır yok. Bize de bu anlamda şikayetler geliyor. Örneğin, sosyal medya hesaplarından mezatlar yapılıyor. Bu yapılan mezatlarda, mezatı yapan kişinin bu işi gerçekten yapıp yapmadığının tespiti ya da kayıtlı olan esnafın mağduriyet yaşamaması için sosyal medya üzerinden yapılan e-ticaretin denetlenmesi lazım.”

“Salgın sonrası günde 300’ yakın kargo çıkartmaya başladık”

Yaklaşık 10 yıldır e-ticaret yapan İsmail Şahin ise, gazetemize yaptığı açıklamada son iki yılda e-ticaret alanında hızlı bir gelişimin söz konusu olduğunu söyledi.

“Birçok işletme e-ticarette var olmaya başladı” diyen Şahin, “Tüketiciler de alacağı ürünü e-ticaret platformları üzerinden tercih etmeye başladı. E-ticaret her yıl gelişen bir alandı ancak salgın süreci e-ticaret kavramını daha da belirgin hale getirerek, süreci hızlandırdı. Örneğin, salgın öncesinde günde 50 kargo çıkartırken salgın sonrası günde 300’e yakın kargo çıkartmaya başladık. Salgın döneminde en çok çıkarttığımız kargolar ise, kozmetik ürünler ve tıraş makinesi oldu. Günde yaklaşık 100 tıraş makinesi satılıyor” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat