MENÜ
Ankara 21°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
'Enflasyon farkıyla maaş artışı zam değil'
Özel Haber
13 Temmuz 2022 Çarşamba 07:31

'Enflasyon farkıyla maaş artışı zam değil'

SAVDES-SEN Genel Başkanı Tuncay Cengiz, memura verilen yüzde 41,69’luk zam ve 3600 ek göstergeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cengiz, enflasyon farklarıyla yapılan maaş artışlarının zam değil, kaybedilmiş alım gücünün telafisi olduğunu belirtti.

SEDA TOLMAÇ

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) haziran ayı enflasyon oranının belirlenmesinin ardından milyonlarca memur ve memur emeklisinin beklediği temmuz ayı zam oranı, geçtiğimiz günlerde belirlendi. TÜİK’e göre aylık yüzde 4,95,  yıllık 78,62 olarak açıklanan enflasyonla beraber, memur ve memur emeklilerinin, yüzde 34,85 enflasyon farkı ve yüzde 7’lik toplu sözleşme zammı ile temmuz ayı toplam zam oranı yüzde 41,69 olarak açıklandı. 

Açıklanan zam oranının ardından gazetemize değerlendirmelerde bulunan Savunma, Büro ve Destek Hizmetleri Sendikası (SAVDES-SEN) Genel Başkanı Tuncay Cengiz, enflasyon farklarıyla yapılan maaş artışlarının zam değil, kaybedilmiş alım gücünün telafisi olduğunu söyledi.

“Memura zam yapılmadı”

SAVDES-SEN Genel Başkanı Cengiz, “TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları üzerinden toplu sözleşmeler gereği memur ve emekli maaşlarında bir artış söz konusu oluyor. Ocak ayında memura yüzde 7 toplu sözleşme zammı verildi ancak bir ay geçmeden maaşlara gelen zamlar eriyip gitti. Bunun nedeni de enflasyonist ortamlar. Bu yılın ocak ayından itibaren enflasyon artarak devam etti. Enflasyon farkı oluştu. Bu enflasyon farkı aslında memurun alım gücü kaybıydı. Kamuda en düşük maaş alan memurun maaşı 6 bin 300 liraydı. Altı aylık enflasyon farklarıyla bu memurun maaş kaybı 7 bin 236 lira oldu. Dolayısıyla enflasyon farklarıyla yapılan maaş artışları zam değil, kaybedilmiş alım gücünün telafisidir. Memura zam yapılmadı, memurun alım gücü kaybı telafi edildi” dedi. 

“Memurun maaşı kur korumasına alınsın”

Cengiz, TÜRK-İŞ tarafından açıklanan açlık ve yoksulluk sınırını hatırlatarak, “Haziran ayında 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı, 6 bin 391 lira olarak belirlendi. Yoksulluk sınırı ise 20 bin 818 lira oldu. Kamuda ortalama bir memurun maaşı 8 bin lira. 8 bin lirayı yoksulluk sınırına yaklaştıramadığınız sürece, bu kişiler yoksuldur. Memura yüzde 41,69 zam yaptığınızda da memurun maaşı yine yoksulluk sınırının altında kalacaktır” ifadelerini kullandı. 

Cengiz, Türk lirasına getirilen kur korumalı mevduata dikkati çekerek, memura da kur korumalı ücret verilmesi gerektiğini söyledi. 

“Her seferinde yapılan enflasyon farkı hesaplamaları bırakılsın” diyen Cengiz, “Ocak 2023’te açıklanan yoksulluk sınırı, memurlara taban olarak verilsin ve bu rakam, kur korumasına alınsın. Belli dönemlerde ülkenin büyüme rakamları açıklanıyor. Her yıl ülkenin büyüme oranı da refah payı olarak memurun maaşına eklensin ve süreç devam ettirilsin” dedi. 

“Memur maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı”

Cengiz, kamu çalışanlarının kayıplarının önlenmesi için yapılması gerekenin öncelikle, maaşların yoksulluk sınırının üzerine çıkarılması olduğunu da belirterek, “Çünkü devletin memuru devleti temsil eder. Devleti temsil eden kişilerin de ekonomik kaygısının olmaması lazım” ifadelerini kullandı. 

3600 ek göstergeye dair detaylar da belli oldu

Diğer yandan uzun zamandır beklenen 3600 ek göstergeye ilişkin detaylar da geçtiğimiz haftalarda belli oldu. Ek gösterge düzenlemesi yasalaştı. Düzenlemeyle tüm memurların ek göstergesine 600 puan eklendi. Öğretmen, polis, hemşire ve din görevlilerinin ek göstergeleri 3 bin 600’e çıkartıldı. Düzenlemeye göre, 1. dereceye gelmiş olmak şartıyla tüm öğretmenlerin, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu polislerin, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu tüm sağlık çalışanı ve din görevlilerinin ek göstergeleri 3.600’e yükseltildi. Avukat, il müdürü, bekçi, uzman jandarma ve uzman erbaş gibi 3.000 ek göstergeli tüm meslek grupları da 3.600 ek göstergeden yararlanacak. İl müdür yardımcısı, ilçe müdürü, şube müdürü, gelir uzmanı ve mali hizmetler uzmanları ve denetmenlerin 2.200 olan ek göstergeleri de 3.600’e çıktı. Ek gösterge, 2008 yılı öncesi göreve başlayan memurların emekli ikramiyesi ile emekli aylıklarını, 2008 sonrası göreve başlayanların ise sadece emekli ikramiyelerini esaslı olarak etkileyecek.

“3600 ek göstergeye ulaşanla ulaşamayan arasında fark ortaya çıkıyor”

Milyonları ilgilendiren düzenlemeye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan SAVDES-SEN Başkanı Cengiz, “Rakamlar arasında, ek göstergeler arasında ve ek göstergelerin karşılığı olan tazminat yansıtma oranları arasında bir adaletsizlik var. Bazı yerlerde 20 puan, bazı yerlerde 60 puan artıyor. Üniversite mezunu olan bütün memurlar (yardımcı hizmetler sınıfı dahil) 3600 ek göstergeden faydalanmalı. Diğer yandan devletteki hiyerarşi düzenlensin ama ortaya bir basamak konulsun. Bunun yanında 3600’e ulaşamayacak derecelerde olan memurlar için de tazminat yansıtma oranları artırılsın” ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tüm kamu çalışanlarının ek göstergesinin 600 puan artırıldığına dair yaptığı açıklamayı da değerlendiren Cengiz, şöyle konuştu: “600 puanlık artışın eşit olduğu düşünülse de bunun ortaya çıkardığı sonuçlar maalesef eşit değil. Ek göstergesi 2200 olana 600 puan verildiğinde, ek gösterge 2800’e yükseliyor. Bu da kişinin emekli olduğunda maaşında 118 liralık, emekli ikramiyesinde ise 6 bin liralık bir artış sağlıyor. Ek göstergesi 3000 olan kişiye 600 puanlık artış verildiğinde, 3600’e ulaşıyor. 3600’e ulaşanın maaşı ise 1400 lira, emekli ikramiyesi 50 bin lira artıyor. Yani 3600 ek göstergeye ulaşan ile ulaşamayan arasında hak kazanımı açısından fark ortaya çıkıyor. Tüm kamu çalışanlarının ek göstergelerinin 600 puan artırılması ortaya çıkardığı sonuçlar açısından eşitlik sağlamıyor.”

Cengiz, 2 yıl ve üzeri yükseköğrenim mezunu tüm sağlık çalışanı, din görevlileri ve polislerin 3600 ek göstergeden yararlanabildiğini ancak 2 yıllık mezun bir teknikerin bu haktan yararlanamadığını da belirtti. 

“Vergi matrahları artırılsın”

Cengiz, kamu çalışanlarının vergi dilimine de dikkati çekerek, “Kamu çalışanları açısından yüzde 15-20’lik bir vergi dilimi var. Bu da yılın ortasından itibaren vergi kesintisinin artarak, maaşın düşmesine sebep oluyor. Bizim istediğimiz, vergi matrahlarının artırılması. Bu matrahlar artırıldığı takdirde, kamu çalışanlarının yüzde 20’lik vergi dilimine geçişi geciktirilebilir. Bunun yanı sıra vergi dilimleri yüzde 15’e de sabitlenebilir” dedi. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ticari Hayat