MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Ankara’nın Patronları Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
Röportaj
28 Mart 2019 Perşembe 07:28

Ankara’nın Patronları Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar

Köşemize bu hafta Çankaya Arabuluculuk Merkezi’nin Kurucu Ortağı olan Avukat Y. Burak Aslanpınar’ı konuk ettik. Kendisiyle Avukatlık, Arabuluculuk, Danışmanlık, Bilirkişilik konuları hakkında ve Sivil Toplum Kuruluşları hakkında bir söyleşi gerçekleştirdik.

Veli Sarıtoprak

Veli Sarıtoprak: Sizi tanıyabilir miyiz? 
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar:
1983 yılında Ankara’da doğdum. Memleketim Sivas, Kangal. Ortaokulu ve ardından lise eğitimimi, Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, yüksek lisans ve doktora eğitimimi ise Gazi Üniversitesi Maliye Bölümü’nde yaptım. 
Avukatlık, arabuluculuk, danışmanlık, bilirkişilik, eğitmenlik yapıyorum. Ayrıca akademik çalışmalar da yapıyor, makaleler ve köşe yazıları yazıyorum, seminerler ve konferanslar veriyorum.
Çankaya Arabuluculuk Merkezi’nin kurucu ortağıyım.
 

Veli Sarıtoprak: Hukukçu özgeçmişiniz ve uzmanlık alanınız hakkında neler söylersiniz? 
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar:

Bir hukukçunun öncelikle bir alanda derinlemesine uzmanlaşması gerektiğine inanıyorum. Ancak aynı zamanda tek yönlü kalmadan, uzmanlığını da kullanarak çeşitli alanlarda ve mümkünse disiplinler arası faaliyette bulunması gerektiğini düşünüyorum. 
Bu nedenle, lisans eğitimim hukuk olmasına rağmen, hayatımda çok önemli bir yeri olan, rehberim diyebileceğim Rahmetli Prof. Dr. Şükrü Kızılot’un da yönlendirmesiyle lisansüstü eğitimimde daha farklı bir alan olan maliyeye yöneldim. 

Böylece uzmanlaşmak istediğim alanı, vergi hukuku/mali hukuk olarak belirlemiş oldum. Zaten 2007 yılında başladığım avukatlık mesleğinde, büyük bir oranda vergi mahkemelerinde görülen davalar ile ceza mahkemelerinde görülen, son aşamada olan doktora tezimin konusunu da oluşturan, vergi suçlarına ilişkin davaları takip ettim.
Uzun bir süre vergi hukuku kaynaklı uyuşmazlıklarda asliye ticarette, asliye hukukta ve ceza mahkemelerinde resmi bilirkişilik yaptım. Aynı konularda özel bilirkişilik yapmaya yani mütalaa hazırlamaya ve danışmanlık vermeye devam ediyorum. 

2008 yılından bu yana, çeşitli dergilerde otuzdan fazla akademik makalem ve ulusal gazetelerde yüzlerce köşe yazım yayımlandı.Vergi hukuku, bilirkişilik ve arabuluculuk başta olmak üzere hukuki ve mali konularla ilgili eğitimler, seminerler ve konferanslar vermekteyim.
Son dönemde faaliyetlerim ağırlıkla arabuluculuk alanına ilişkin oldu.

Veli Sarıtoprak: Uzmanı olduğunuz vergi hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların yanında, son dönemde faaliyetlerinizi arabuluculuk üzerine yoğunlaştırmanızın nedenleri nelerdir? 
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar:
Arabuluculuk, hukuk sistemimizde yeni olmasına karşın çok hızlı büyüyen ve gelişen bir kurum. Tarafların üzerinde tasarruf edebileceği (ticari uyuşmazlıklar, işçi-işveren uyuşmazlıkları, miras uyuşmazlıkları, kira uyuşmazlıkları gibi) tüm hukuk uyuşmazlıklarında uygulanabiliyor. 2018 yılında yaklaşık 420 bin dosya arabuluculara gitti. İşin güzel tarafı büyük bir kısmı anlaşmayla sonuçlandı. Yani tarafları senelerce hasım yapabilecek uyuşmazlıklar, dava açılmadan en başta barışçıl yolla ve kesin olarak çözülmüş oldu.

Bu başarıda, “dava şartı arabuluculuk” denilen, dava açmadan önce arabulucuya başvuruyu zorunlu hale getiren düzenlemenin etkisi ve rolü elbette büyük.
İlk olarak 2018 yılı başında, işçi işveren uyuşmazlıkları için dava açmadan önce arabulucuya başvuru yapmış olmak dava şartı haline getirildi. 2019 yılı itibariyle arabuluculuğun dava şartı olduğu uyuşmazlıklara ticari uyuşmazlıklar da eklendi. Yakında tüketici uyuşmazlıkları ve aile uyuşmazlıkları içinde arabuluculuğun dava şartı haline getirilmesi bekleniyor.
Böylece, hukuk uyuşmazlıklarının çok büyük kısmında doğrudan dava açılamayacak ve önce arabulucuya başvuru yapılacak.

Bu durum bir zorunluluk gibi görünmesine karşın, arabuluculuk görüşmelerine başlayan taraflar, arabuluculuğun hukuki ve mali avantajlarını dinledikten sonra gönüllü olarak, memnuniyetle, anlaşmayla masadan kalkıyorlar. Tamamen kendi iradeleriyle, kabul ettikleri çözüme ulaşmanın ne kadar doğru olduğunu görüyorlar.
Üstelik arabuluculuk süreci çok hızlı sonuçlanıyor. Bir uyuşmazlığın dava yoluyla çözülmesi 1000 günün üzerindeyken arabuluculuk yoluyla uyuşmazlık çözümü 2 ayı geçmiyor.
Arabuluculuğun uyuşmazlık çözümünde tercih edilme nedenleri bunlarla da sınırlı değil.
 

Veli Sarıtoprak: Arabuluculuğun neden tercih edilmesi gereken bir yöntem olduğu hakkında kısa ve öz neler söyleyebilirsiniz?
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
: İş adamlarının en sevmediği durumlardan olan öngörülemezlik ve sürpriz arabuluculukta yok. Tarafların kendi iradeleriyle belirlediği ortak çözüm var.
Yıllarca süren husumet yok. Dostça devam eden ticari ve beşeri ilişkiler var.
Kalıplarla sınırlı, tarafları memnun edemeyen karar yok. Farklı, yaratıcı, tüm tarafların memnun olacağı esnek çözüm var.
Yıllarca artarak giden stresli bekleyiş yok. Birkaç haftada hatta günde kesin halini alan net sonuç var.
Boşa giden para ve zaman yok. Ekonomik ve hızlı ulaşılan güvenli sonuç var.

Veli SARITOPRAK: Arabuluculuk kurumu hakkında farkındalığın artırılması ve bu kurumun geliştirilmesi için neler yapıyorsunuz?
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
: Arabuluculuk kurumunun bu başarısının artarak sürdürülebilmesi için kurumun temelindeki üç sacayağının farkındalığının artırılması gerekiyor. Bunlar; taraflar, taraf vekilleri (avukatlar) ve arabulucular.
İlk sacayağı olan tarafların büyük bir çoğunluğu doğal olarak iş dünyasından. Biz de Çankaya Arabuluculuk Merkezi olarak; ticaret odaları, sanayi odaları, organize sanayi bölgeleri, önemli sektörler ve kurumsal firmalar nezdinde bilgilendirme toplantıları, seminerler, konferanslar ve eğitimler düzenliyoruz. Bu toplantılarda, başkanı olduğunuz TÜSİAV başta olmak üzere sivil toplum örgütlerinin katkılarını ve desteğini sürekli olarak görüyoruz. Ayrıca Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürü Hakan Öztatar ve Arabuluculuk Daire Başkanı Umut İlhan Durmuşoğlu da bu toplantılarımızda yer alıp iş dünyasını anlayan ve dinleyen bürokratlar olduklarını gösteriyorlar.

İkinci sacayağı olan taraf vekilleri yani avukatların farkındalığı da bir o kadar önemli. Bu doğrultuda, Türkiye Barolar Birliği için hazırladığım “Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Olan Arabuluculukta Taraf Vekilliği” el kitabı dijital ve basılı olarak tüm barolara ve avukatlara dağıtıldı. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu’nun ve Genel Sekreteri Av. Sabiha Tekin’in güvenleri ve destekleri ile çok kısa sürede hazırlanan bu kitabın önemli bir başka özelliği de var. Ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuğun yürürlüğe girdiği gün hazırdı. Dolayısıyla bu konudaki “ilk eser” oldu.
Ayrıca taraf vekillerine yönelik, eğitmen olarak da yer aldığım çeşitli sertifikalı eğitimler ve seminerler düzenleniyor.

Son sacayağı olan arabulucular uygulamalı eğitimlerle ve seminerlerle bilgilendiriliyor. Bu eğitimlerde eğitmen olarak bulunuyorum. Aynı zamanda Adalet Bakanlığı’nda arabuluculuk mevzuatının değiştirilmesi için kurulan komisyonlarda aktif olarak görev alıyorum.

Veli Sarıtoprak: Arabulucuya başvuru nasıl yapılıyor? Doğrudan size veya Çankaya Arabuluculuk Merkezi’ne başvuru yapılabiliyor mu?
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
: Arabuluculuk başvurusu, adliyelerde kurulu arabuluculuk bürolarına yapılabileceği gibi doğrudan belli bir arabulucuya ya da arabuluculuk merkezlerine de yapılabiliyor. Adliyelerdeki arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığında, UYAP sistemi üzerinden rastgele bir arabulucu atanıyor. Dolayısıyla görüşmeleri yürütecek arabulucunun kim olacağı, süreci nasıl ve nerede yürüteceği şansa kalmış oluyor.
Bu nedenle, artık taraflar, özellikle iş adamları, kendi arabulucularını veya arabuluculuk merkezlerini belirleyip süreci o arabulucuyla veya arabuluculuk merkeziyle yürütmek istiyorlar. Böylece sürecin doğru, kaliteli, hukuki ve mali avantaj sağlayarak yürütülebilmesi için gerekenin yapıldığına emin oluyorlar.

Arabulucular, en az 5 yıl kıdemli hukukçular ve neredeyse tamamı aynı zamanda avukat. Ancak arabuluculuk sürecinin başarıya ulaşmasında; avukatlık ofisinden bağımsız, ayrı ve uygun bir ortamda yani bir Arabuluculuk Merkezinde, işin uzmanı ve uyuşmazlığın üzerine en az taraflar kadar düşecek arabulucular tarafından yürütülmesi önem arz ediyor. Çankaya Arabuluculuk Merkezi de bu hedefe uygun olarak; uzman arabulucu, danışman ve asistan kadrosuyla yalnızca arabuluculuk için oluşturulmuş toplantı odalarıyla hizmet veriyor. 
Taraflar, internet sitemizdeki (cankayaarabuluculuk.com) online başvuru formunu doldurarak, telefon ederek veya e-posta göndererek doğrudan bize başvuru yapabiliyorlar.

Veli SARITOPRAK: Ortada henüz tam olarak davalık bir durum olmasada arabuluculuk uygulanabilir mi?
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
: Tabii ki. Zaten uyguluyoruz. Örneğin işten çıkarmaların akabinde, henüz davalık bir durum olmadan arabuluculuk anlaşması yapılabiliyor. “Arabuluculuk Anlaşma Belgesi” ilam niteliğinde yani kesinleşmiş mahkeme kararı ile aynı güce sahip. Bununla birlikte, kanundaki açık hüküm gereği, arabuluculuk anlaşması yapılan hallerde bir daha o konuda dava açılması mümkün değil. Böylece işveren bir daha dava riskiyle karşı karşıya kalmıyor. İşçi de elindeki ilam niteliğindeki belge sayesinde kendini güvende hissediyor.

Yine ağırlıklı olarak ticari sözleşmelerin değiştirilmesinde, şartlarının yeniden belirlenmesinde hatta baştan yapılmasında arabuluculuk yöntemi kullanılabiliyor. Böylece arabuluculuğun hukuki ve mali avantajları kullanılarak, hem ekonomik açıdan büyük fayda elde ediliyor hem de dava yolu kapatılarak eldeki ilam niteliğindeki belgeyle riskler en aza indiriliyor. 
Somut meselenin türüne ve miktarına göre vergi harç ve diğer masraflar onda, yirmide bire inebiliyor. Hatta sıfırlanabiliyor.

Veli SARITOPRAK: İş dünyasının arabuluculuk hakkındaki ilgisi ve farkındalığı nasıl? Sistem oturdu mu? 
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar:
İş dünyası artık arabuluculukla sıklıkla muhatap oluyor. Ancak bu kurumun gerçekten çok fazla olan hukuki ve mali avantajlarını doğru şekilde kullanıp uygulayabilmek için net bilgi edinmek ve işin uzmanlarıyla çalışmak gerekiyor. 
Ayrıca arabuluculukta, mahkemelerden farklı olarak, bilirkişi raporuna istinaden dayatılan ve tarafların kabulüne bağlı olmayan tek bir sonuç yok. Esnek ve taraflarca belirlenen sonucun oluşturulmasında risk analizinin iyi yapılması, mümkünse danışmanlık hizmeti alınması gerekiyor.
Bu şekildeki doğru çalışma yöntemleriyle sistemin yavaş yavaş sağlam temellere oturmasını bekliyoruz.

Veli SARITOPRAK: Sivil toplum kuruluşlarına olan ilginiz nasıldır? 
Av. Arb. Y. Burak Aslanpınar
: Soruyu soran Veli SARITOPRAK gibi sivil toplumun duayeni, işadamlarının sivil toplumdaki önderi olunca cevap biraz cılız kılacak. Yasama, yürütme, yargı ve medya ile birlikte beşinci güç olarak adlandırdığınız sivil toplum kuruluşlarının önemini biliyorum. 
Henüz lisans eğitimim devam ederken, ELSA (The European Law Students’ Association - Avrupa Genç Hukukçular Derneği) üyesi ve organizasyon koordinatörü idim.
Halihazırda Türk Sanayici ve İş Adamları Vakfı (TÜSİAV) üyesi ve Hukuk Platformu Başkan Yardımcısıyım. Gazi Üniversitesi Mezunlar Derneği’nin eğitim faaliyetlerinden ve hukuki işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesiyim. Türkiye Sağlık Vakfı Sağlık Hukuku Komisyonu üyesiyim.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat