MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Çocukların en temel eksiği hayal kurmamaları
Özel Haber
10 Ağustos 2019 Cumartesi 07:42

Çocukların en temel eksiği hayal kurmamaları

Oyun evinin sahibi Duygu Dönmez Çelik, kısa süre önce faaliyete geçirdikleri oyun evinde çocukların eğlenerek öğrenmeleri amacı taşıdıklarını söyledi. Çelik, “Bize göre çocukların en temel eksiği hayal kuramamaları." dedi.

SEDA TOLMAÇ

Duygu Dönmez Çelik ve kardeşi Arzu Ergezer’in kurduğu Beyaz Tavşan Oyun ve Parti Evi ile ilgili haberimizin ilk kısmı dün yayımlanmıştı. Bugün de röportajımıza kaldığımız yerden devam ediyor, parti evini kurucularından dinliyoruz.  

Her atölyenin alanında uzman eğitimcileri var

Çelik, atölye çalışmalarının uzman eğitimciler tarafından gerçekleştirildiğine vurgu yaparak, “Her atölyenin alanında uzman eğitimcileri var. Mesela müzik atölyemize o konuda uzman sertifikalı ritim öğretmenimiz geliyor. Spor hocamız, beden eğitimi bölümü mezunu olan ve alanında çeşitli çalışmalar yürüten bir hocamız” dedi. 

Her atölyenin dolu dolu 1 saat sürdüğünü de ifade eden Çelik, “Atölyelerimizin ardından çocuklar serbest oyun alanında bir arada oynamak istiyor. Bu şekilde bir atölye çalışması yaklaşık 2 saat sürüyor diyebilirim. Ücretlerimiz de çok uygun. Atölye ücretimiz 25-35 lira arasında” dedi. 

Öncelikli amacımız, para kazanmak değil 

“Öncelikli amacımız para kazanmak değil” diyen Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Çocuklarla uğraşıyorsanız amacınız, öncelikle para kazanmak olmamalı. Yani biz 3 kuruş fazla kazanmak adına 15 çocuğu bir atölyeye sığdırmak için uğraşmıyoruz. Kaç çocuğumuz verimli bir atölye geçirecekse ki, bizim edindiğimiz tecrübelere göre 8 çocuktan fazla olan bir atölye, çok verimli olmuyor. Fazla sayıda atölyeler, çocukların dikkatini dağıtıyor. Algılarını değiştiriyor.. Biz de dikkatlerini bir yere toparlayabileceğimiz çocuk sayısında kalarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ‘Devasa karlar yapalım’ gibi bir amacımız yok. Zaten çocukla uğraşan her müessesenin amacının yüksek karlar elde etmemek olduğuna inanıyorum.” 

Hem biz çocuklardan çok şey öğrendik hem de onlara bir şeyler öğretmek için çabaladık

Çelik kısa süre önce açılan oyun evinde çok sayıda atölye çalışması hayata geçirdiklerini ifade ederek, “Açıldığımız günden beri, çeşitli atölye çalışmaları yaptık ve hepsinde hem biz çocuklardan çok şey öğrendik hem de onlara bir şeyler öğretmek için çabaladık. Mutsuz ayrılan çocuk görmedik. Bu da bizim için mutluluk verici oldu” dedi. 

Kendi çocuklarımıza nasıl davranıyorsak, buraya gelen misafirlerimize de aynı şekilde davranıyoruz

Çocuklarla hijyenik bir ortamda çalışmaya da özen gösterdiklerini belirten Çelik, şöyle konuştu: “Çocuklarımız her gün atölye çalışmalarımıza katılıyor. Biz bu nedenle bulunduğumuz yerin temiz olmasına özen gösteriyoruz. Çocukların ağızlarına bir şey kaçırmaması, onlar için tehlike oluşturmaması için de dikkat ediyoruz. Mesela kum çalışması yapıyoruz, ama o kumları şekerden ve mısır unundan kendimiz hazırlıyoruz. Çocuk o kumu ağzına atsa da bir tehlike yaşamıyor. Kendi çocuklarımıza nasıl davranıyorsak, buraya gelen misafirlerimize de aynı şekilde davranıyoruz.” 

Çocuklar artık bahçede vakit geçiremiyor 

“Hayalimiz tam da buydu” diyen Çelik, sözlerine şöyle devam etti: “Ufak, mahalle çocuklarının toplandığı, bir sürü oyun alanının olduğu bir ev hayal ettik. Bu evde bahçe olması bizim için önemli oldu. Çünkü artık çocuklar bahçede vakit geçiremiyor. Biz burada bahçe oyunları yapıyoruz, ama bizler eskiden kendi kapımızın önünde oynardık. Hep beraber taştan, sopadan, gazoz kapağından oyun üretip hayal ederdik. Şimdi maalesef çocukların bu imkanı yok.” 

Her istediği yerine getirilen çocuk, geç yaşam pratiği kazanıyor 

Çelik, ailelerin çocuklarının her istediğini yerine getirmeye çalıştığını, ancak bu durumun çocukların geç yaşam pratiği kazanmasına neden olduğunu söyledi.

Çelik, “Ben öyle çocuklar gördüm ki, çeşmenin altına elini uzatıyor, ama elini ovalamayı bilmiyor. Çünkü her zaman annesi ellerini ovalamış. Yani çocuklar yaşam pratiğini geç zamanda kazanmaya başlıyorlar” dedi.

Çocuklar, teknolojiye ne kadar geç yaşta başlarlarsa ve ne kadar kendi hayal güçlerini zorlarlarsa onlar için o kadar iyi olacaktır

Günümüz çocuklarının akıllı telefon, tablet gibi teknolojik ürünlerle çok fazla vakit geçirmeye başladığına da dikkati çeken Çelik, “Çocuklar artık tablette oyun oynamadan yemek yemiyor. Akıllı telefonları ellerinden düşürmüyorlar. Biz yaptığımız çalışmalarla aslında bir nevi çocukları bu alışkanlıklardan uzaklaştırmak istiyoruz. Tabii ki, çocukların teknolojiden tamamen uzak kalmasını da istemiyoruz. Ama teknolojiye ne kadar geç yaşta başlarlarsa ve ne kadar kendi hayal güçlerini zorlarlarsa onlar için o kadar iyi olacaktır. Teknolojiden uzak çocuklar yetiştirmek gibi de bir hedefimiz yok. Ama oyun oynamayı bilen, hayal kurmayı bilen çocuklar yetiştirmek istiyoruz” diye konuştu. 

Çelik, Ankara’da daha büyük yaş grubundaki çocuklar için çok sayıda atölye olduğunu, ancak küçük yaş grubundaki çocuklara yönelik sınırlı sayıda atölye olduğunu belirtti.

“Biz bir hayal peşinde koştuk ve küçük yaş grubuna yönelik atölye çalışmalarını hayata geçirdik” diyen Çelik, “Bizim dışımızda da küçük yaş grubu için oyun atölyelerinin gelişmesini arzu ederiz” ifadelerine yer verdi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat