MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Hamamönü’nde bir tarih: Mehmet Akif Ersoy Evi
Özel Haber
7 Ağustos 2019 Çarşamba 07:14

Hamamönü’nde bir tarih: Mehmet Akif Ersoy Evi

Başta Ankaralılar olmak üzere çok sayıda yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği Hamamönü’ndeki tarihi Mehmet Akif Ersoy Evi Müzesi, yaz aylarında da çok sayıda ziyaretçiyi ağırlıyor.

BURCU ŞEN

Ankara’nın tarihi yapısıyla dikkati çeken semtlerinden Hamamönü hem yaz hem de kış aylarında yerli ve yabancı çok sayıda turisti ağırlıyor. Otantik ve farklı konseptlerle turistlerin ilgisini çeken Hamamönü, içinde barındırdığı tarihi değerlerle de hem Ankaralıların hem de yerli ve yabancı turistlerin ilgi odağı. 

Yaz aylarını yaşadığımız günlerde de Ankara’nın tarihini merak eden birçok ziyaretçi Hamamönü’ne akın ediyor. Hamamönü’nde ziyaret edilen yerler arasında da, İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy’un Ankara’ya gelişinde kaldığı yer olan ve zaman içerisinde müzeye dönüştürülen ev ile kendisine bu evi tahsis eden Tacettin Şeyhi’nin dergahı yer alıyor.

Altındağ ilçesi, Talatpaşa Bulvarı üzerinde bulunan Taceddin Dergâhı’nın selamlık bölümü olan ev, İstiklal Marşı’nın yazıldığı yer olarak tarihteki değerini koruyor. Mehmet Akif Ersoy’un Milli Mücadele döneminde Ankara’ya gelmesi ve ev bulmada zorlanması üzerine dergah şeyhinin kendisine tahsis ettiği bu ev, Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın restorasyon çalışmalarına öncülük etmesiyle, bugünkü Mehmet Akif Ersoy Evi Müzesi’ne dönüştürülüyor.

Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın öncülüğünde restore edilerek ziyarete açılıyor

Biz de Ticari Hayat Gazetesi olarak, yaz aylarında Ankara’yı ziyaret eden turistlerin ve Ankaralıların uğrak yerlerinden olan, bir avlu içinde bulunan Mehmet Akif Ersoy Evi’ni sizler için ziyaret ettik. 

30 Ekim 1949 tarihinde Şehir Meclisi kararı ile Mehmet Akif Ersoy Evi adını almış ve müzeye dönüştürülmüş olan ev, Prof. Dr. İhsan Doğramacı’nın öncülüğünde restore edilerek ziyarete açılıyor. Zaman içerisinde yıpranan yapılar ise, Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü’nün teşebbüsü ile 1982 yılında Kültür Bakanlığı, Vakıflar Genel Müdürlüğü, Türkiye Diyanet Vakfı ve bazı özel şahısların katkıları ile bir fon oluşturularak onarılıyor ve 27 Aralık 1984 yılında tekrar ziyaretçilerini ağırlamaya başlıyor. 

Milli Şair’in fotoğrafları ve kişisel eşyaları müzeye dönüştürülen evde sergileniyor

Yüksek bir avlu duvarı içerisinde yer alan Mehmet Akif Ersoy Evi’ne küçük avlu kapısından giriliyor. Avlu kapısının hemen girişinde ise, XVII. yüzyılın ortalarında faaliyete başladığı söylenen Tâceddin Camii ve Dergâhı bulunuyor. O dönem dergahın selamlık bölümü olan ve bugün Mehmet Akif Ersoy Evi olarak ziyaret edilen müze, Ersoy’a ait fotoğrafları ve Milli Şair’in kişisel eşyalarını içerisinde barındırıyor. 

Mehmet Akif Ersoy’a ait cep saati, gözlük, tesbih, tüfek ve şairin yüzünün kalıbı müzede teşhir edilen eserler arasında yerini alıyor. Pazartesi günleri kapalı olan müze, diğer tüm günler 10.00-17.00 arasında ziyaretçisini ağırlıyor. 

Ersoy’un hayatını anlatan bir bant da müzenin ziyaretçilerine eşlik ediyor

İstiklal Marşı’nın yazarı olan ve ‘Çanakkale Şehitlerine’, ‘Zulmü Alkışlayamam’, ‘Bir Gece’, ‘Birlik’, ‘Cenk Şarkısı’, ‘Canan Yurdu’ gibi onlarca şiirin sahibi olan Mehmet Ersoy’un, müzeye dönüştürülen evinde Ersoy’un fotoğrafları ve kişisel eşyalarının yanı sıra, onun hayat hikayesini anlatan bir bant da televizyon ekranında seslendirilerek, müzeyi ziyaret edenlere eşlik ediyor. 

Mehmet Akif Ersoy Hakkında

Mehmet Akif Ersoy, 20 Aralık 1873’te İstanbul’da doğdu. Babası Fatih Medresesi müderrislerinden Mehmet Tahir Efendi, Osmanlı Devleti’ne bağlı Arnavutluk’un İpek kazasına bağlı Şuşise Köyü’nden İstanbul’a gelmiş, annesi Emine Cemile Hanım ise Buharalı Mehmet Efendi’nin kızı olarak Samsun’da doğmuştu. Mehmet Tahir Efendi, ona ebced hesabıyla doğduğu yıl olan 1290’a karşılık gelen Rağıf ismini vermişse de çevresi tarafından Akif olarak çağırıldı. Akif dışında bir de Nuriye adında bir kızları bulunuyordu.

Mehmet Akif, İstanbul’da Fatih’in Sarıgüzel semtinin Nasuh Mahallesi’nde doğdu. Çocukluğu Osmanlı Devleti’nin “hasta adam” olarak nitelendirildiği döneme denk geldi. 1878 yılında, Akif 4 yaşındayken Fatih’de Emir Buhari Mahalle Mektebi’ne başladı. Burada iki yıl eğitim gördükten sonra Fatih İbtidaisi’ne geçti. Aynı yıl babası ona Arapça dersleri vermeye başladı.

Babasının yazın Emin Paşa’nın çocuklarına ders vermesi sebebiyle Emin Paşa’nın çocukları ile arkadaşlık kurdu. Mehmet Akif, 1882 yılında ilköğretimini tamamlayarak Fatih Merkez Rüştiyesi’ne başladı. Ayrıca Fatih Camii’nde Esad Dede’nin İran Edebiyatı derslerine katılıyordu. Lise eğitimine Mülkiye’nin İdadi bölümünde başladı. Sonra lisenin yüksek kısmına geçti. Kısa bir süre sonra evlerinin yanması ve babasının vefatı sebebiyle okula devam edemeyip sivil veterinerlik okulu olan Baytar Mektebi’ne geçti. Şiirle ilgisi bu dönemde başlayan Mehmet Akif, ilk şiirlerini bu dönemde yazmaya başladı.

22 Aralık 1893 tarihinde birincilik ile mezun olmasından sonra Orman ve Ma’adin ve Ziraat Nezare’Baytar Müfettiş Muavini olarak tayin edildi. 1895 yılında ilk eseri olan 7 beyitlik gazeli “Kur’an’a Hitab”, Servet-i Fünun Gazetesi’nde yayınlandı. 4 yıl boyunca Rumeli, Anadolu ve Arabistan’da görev yaptı. Bu seyahatler Mehmet Akif’in düşünce ve yazın hayatını çok etkiledi.

Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin desteği ile İstiklal Marşı için açılan yarışmaya giren Mehmet Akif Ersoy, 724 şiir arasından yarışmayı kazandı. 18 Mart 1921’de kabul edilen şiir, 1924 yılında Osman Zeki Üngör tarafından bestelenerek “Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Marşı” olarak ilan edildi. Mehmet Akif Ersoy yarışmadan kazandığı 500 lirayı kabul etmeyerek Türk Ordusu’na armağan etti.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat