MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Mücadeleci ruhuyla otizmlilere örnek oluyor
Gündem
10 Ekim 2019 Perşembe 07:19

Mücadeleci ruhuyla otizmlilere örnek oluyor

İzmir'de, bilgisayar programcılığı bölümünü bitiren, müzik ve resimle ilgilenen otizmli 24 yaşındaki İzzet Alp İncekara, bir kafede garson olarak çalışıp ekmeğini kazanıyor.

Üniversiteyi bitiren, İngilizce öğrenen, piyano çalan, resimle ilgilenen ve şimdi de bir kafede garsonluk yaparak ekmeğini kazanan otizmli 24 yaşındaki İzzet Alp İncekara, mücadeleci ruhuyla otizmlilere ve onların ailelerine örnek oluyor.

Denizli'de yaşadıkları 1997 yılında 1,5 yaşında olan oğulları İzzet Alp'teki iletişim eksikliği sorununu fark eden Hasan ve Fatma İncekara çifti, çocuklarını doktora götürdü ancak yapılan tetkiklerde herhangi bulguya rastlanmadı.

Babasının görevi nedeniye 2000'de Kazakistan'a giden İzzet Alp, konuşamamasına rağmen anaokulunda okuma ve yazma öğrendi. Aile, 2 yıl sonra görev değişikliğinden dolayı Bayreyn'e yerleşince İzzet Alp eğitimine burada devam etti ve bu süreçte İngilizce yazmayı öğrendi.

Türkiye'ye 2003'te dönüş yapan İncekara çifti, çocuklarında devam eden sağlık sorununa çare bulmak amacıyla hastaneye başvurdu. Doktorlar tarafından 8 yaşındaki İzzet Alp'e otizm ve asperger sendromu teşhisi konuldu.

Ailesinin gayretiyle normal okula devam etti

Pedagogla dil eğitimine başlayan ve ilk kelimelerini 1 yıl sonra söyleyen İzzet Alp, anne ve babasının gayretiyle yaşıtları gibi normal okula devam etti.

Bir dönem eğitim hayatını Azerbaycan ve İzmir'de sürdüren İzzet Alp, 2015'te özel bir üniversitenin bilgisayar programcılığı bölümünden mezun oldu.

Üniversiteyi tamamladıktan sonra İrlanda'daki ağabeyinin yanında İngilizce eğitimi alan İzzet Alp, 10 ay önce Anadolu Otizm Vakfı ile tanıştı. Vakfın bir alışveriş merkezindeki "El Ele Kafe" adlı işletmesinde garson olarak çalışmaya başlayan İzzet Alp, bu vesileyle para kazanmaya da başladı.

İşi sayesinde konuşmasını geliştiren, çevresiyle iletişimini artıran İzzet Alp, bu süreçte piyano çalışmayı öğrendi ve resim sanatına yöneldi.

Down sendromu, otizm ve diğer gelişim bozukluklarının yaygınlığının tespitiyle ilgili, bireylerin ve ailelerinin sorunlarının çözümü için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna davet edilen İzzet Alp, burada bir sunum da yaptı.

Mücadeleci ruhuyla dikkati çeken İzzet Alp, otizmlilere ve onların ailelerine örnek oluyor.

"Sosyalleşmek benim için önemli"

İzzet Alp İncekara yaptığı açıklamada, otizm ve asperger sendromu nedeniyle zor günler yaşadığını, ailesinin desteği ve aldığı eğitimler sayesinde sosyalleşip otizmle yaşamayı öğrendiğini söyledi.

Bu süreçte annesinin kendisini yalnız bırakmadığını ve farklılıklarıyla yaşamayı başardığını kaydeden İncekara, şöyle konuştu:

"İşe başlamadan önce başka biriydim. İçime kapanıktım, çok soru sorulunca sıkılırdım ve kısa cevap verirdim. 10 aydır çalışmaya başladım. Şimdi insanlarla rahat konuşuyorum. Sosyalleşmek benim için çok önemli. Artık iş yerine kendim gitmeye başladım. Evde yalnız kalıyorum. Tüm arkadaşlarıma örnek oluyorum. Meclis'e gittim, başarımın sırrını anlattım."

"Bir gün bizimle iletişime geçeceğine inandım"

Anne Fatma İncekara da oğluna otizm teşhisi konduğunda günlerce hastalığı araştırdığını ve onun bir gün mutlaka kendileriyle iletişime geçeceğine inandığını anlattı.

Hayatı hep merdiven olarak düşündüğünü belirten İncekara, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Anne olarak 'Çocuğumu sırtımda taşımalıyım.' dedim. Bugünlere geleceğimizi hiç düşünmemiştim. Oğlum çok yoğun bir eğitim aldı. Devamlı toplum içindeydik. Arkadaşlarıyla uyum sağlayamıyordu. Arkadaşları onunla dalga geçiyordu. Bu durum beni çok üzüyordu. Ama yılmadım. Sonunda da oğlum otizmle yaşamayı öğrendi."

Oğlunun, üniversiteyi bitirip çalışmaya başlamasıyla hayata bakış açısının değiştiğini ifade eden İncekara, İzzet Alp'in kendileriyle sohbet etmeye başladığını dile getirdi.

İncekara, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bazen 'Rüya mı görüyorum?' dediğim zamanlar oluyor. Oğlumun durumunu anlatırken sevinç gözyaşları döküyorum. Bir anne için en büyük mutluluk evladıdır. Evlat nefestir, o varsa nefes alabiliyorum. İzzet Alp artık yalnız başına hayatını devam ettirebilir. Otizmli çocukların tedavisi konusunda ailelerin sabırlı olması ve asla vazgeçmeyip yılmaması lazım." 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat