MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Spor salonlarında denetim yok
Özel Haber
10 Aralık 2019 Salı 07:01

Spor salonlarında denetim yok

Vücut geliştirme antrenörü Rıza Şahin, spor salonlarında denetim yapılmadığını belirterek, “Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ancak spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük eğitimle antrenörlük belgesini alan herkes spor salonu açabiliyor. Bu da kaliteyi çok düşürüyor.” dedi.

HATİCE KARATAŞ

Spora olan ilgi son yıllarda büyük oranda arttı. İlginin artmasıyla beraber spor salonları gittikçe artış gösteriyor. Spor salonlarındaki artış avantaj gibi görünse de uzmanlara göre bu durum sağlık anlamında bazı dezavantajlar da doğuruyor. Spor salonlarında bilinçsizce yaptırılan antremanlar insanların bazı sağlık problemleri yaşamasına neden olabiliyor. Bu konuda bilgi veren, Kızılay’da bulunan Rekor Spor Salonu işletmecisi Rıza Şahin, spor salonlarındaki bu artışın denetim eksikliğinden ve çok kısa bir sürede herkese spor salonu açma belgesi verilmesinden kaynaklandığını dile getirerek, “Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ancak spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük antrenörlük belgesini alan herkes spor salonu açabiliyor. Bu da kaliteyi çok düşürüyor.” dedi.

Bu alanda denetim yok

Spor salonlarının son yıllarda artış göstereceğini önceden öngördüklerini belirten Şahin, şöyle konuştu:

 “Şu an ekonomik ortam zorlayıcı, salonlar mantar gibi her yerde çoğaldı. Şu andaki öngörüm belki beş yıl kalmayabilir sektör çok hızlı bir şekilde küçülmeye gidecek. İşi bilenler, layıkıyla yapanlar ayakta kalır. Geri kalanlar da bu sürece dayanamayacak. İşle alakalı olsun olmasın herkes sektöre girdi ve bunların sonucunu da görüyoruz. Bu alanda denetim yok. Bir eczane açmak için ecza diploması lazım ama spor salonları için bir diploma gerekmiyor on günlük eğitimle antrenörlük belgesi alan herkes açabiliyor... Bu da kaliteyi çok düşürüyor. Benim dört yıllık lisansımın hiçbir geçerliliği yok. Kalite düştüğü gibi insanlar bu sayede spora merakla geliyor eğitimsiz bilinçsiz eğitimcilerin elinde netice alamayınca bu sefer spora da küsüyor. Olmuyor yapamıyorum diyor. Veri ve netice alamadığı için sonuç görmediği için motivasyon düşünce spordan kopmalar da başlıyor. Toplum bu yönden çok zayıf.”

Sporun ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında ele alınması lazım

Şahin, sporun bir devlet politikası olduğunun altını çizerek şunları söyledi:  

“Spor devletin beş yıllık kalkınma planları içindedir. Her beş yıllık kalkınma planının sonunda çok güzel bir planlama çıkar. Planlama alanında devlet iyi çalışıyor ama beş yıllık planlama sonucunda hep aynı cümle vardır “Her ne kadar hedefler istenilse de bu hedefe ulaşılamamıştır” deyip yeni beş yıllık kalkınma planı çizilir. Yanılmıyorsam bu güne kadar 12 ya da 13 kalkınma planı yapıldı. Sadece bir tanesinde istenilen hedefe ulaşılmış. Diğerlerinin hepsinde istenilen hedeflere ulaşılmayıp, planlama iptal edilip yeni planlara geçilmiş. Devlet bu yönde uygulamada sahada zayıf olunca bu her yere sirayet ediyor. Normalde bunun ilkokul, ortaokul ve lise çağlarında çok ciddi bir şekilde ele alınması lazım. 

Yurt dışında çoğu ülkede diploma notunun sınavların önemi kadar aynı ağırlıkta ve oranda bir spor branşı başarısı ve lisansı isteniyor. Yoksa üniversiteye almıyorlar. Spor alanında çok başarılı öğrenciler direkt burslu olarak alınıyor. Bu yönde çok zayıfız.”

Sağlık sorunlarının çok kapsamlı sonuçları var

İnsanların bir rahatsızlık olduğunda ya da egzersiz adı altında spora yönelmeye başladığını söyleyen şahin, bu durumun çok kapsamlı çok farklı sonuçları olduğunu dile getirdi. Şahin, “Mesela sağlıklı bir hayat yönetilemediği için iyi beslenme bilinmediği için şu an sağlık sektöründe milyarlarca TL harcama yapılıyor. Obezitenin sadece kişiye zararı yok. Obezite planlamalarında araç yakıtları, araç başına petrol tüketimi, bu araçların bakımına kadar istatistik hazırlanıyor. Obezitenin zararları ortaya konuluyor. Bu şekilde kapsamlı ve bilimsel açıdan düşünmeyince sınıfta kalıyoruz. İlerleme kaydedemiyoruz. Devlet politikaları umarım hedeflenen ölçülere ya da planlamalara ulaşır. Ulaşmalarıyla da bu konuda daha iyi daha bilinçli daha duyarlı nesiller yetişir. 

Kapalı spor hizmetinde yetişen eleman yok

Türkiye’de kapalı spor alanlarında en yüksek sayıyı spor salonlarının kapsadığını vurgulayan Şahin, spor salonlarının bu alanda lisans eğitimi alan kişilerce işletilmesi gerektiğinin altını çizdi. Şahin, şunları kaydetti:

“Üniversitelerde eğer kişinin bu alana merakı varsa ya da bu alanda hayatına devam etmek istiyorsa bunu alıyor. Futbol, basketbol, voleybol branşları çok revaçta ve her üniversitede bu alanlarda uzmanlık alabiliyorsunuz ancak vücut geliştirme alanlarında, fitness alanlarında böyle bir uzmanlık bulmak imkânsız. Bu alanda yetişmiş bir üniversite hocası bulup ona başvurup onun bu dersi açıp sizin o dersten uzmanlık almanız gerekiyor. Uzmanlıkta üç dönem bir buçuk yıl sürüyor. Böyle bir üniversite hocası da hemen hemen olmadığı için ortada büyük bir boşluk oluyor. Spor alanında Türkiye’de en çok kapalı spor hizmeti veren sektör bu sektör ama yetişen eleman sıfır. Bu boşluğu da federasyonlar iyi değerlendiriyor. On günlük eğitimlerle bu alanda belge veriyorlar. Son birkaç yılda kulağımıza gelen dedikodular bunun lisans mezunlarına verileceğine dair ama henüz bir netice göremedik.”

Bilinçsizce yaptırılan spor sakatlıklara neden oluyor

 Üniversitelere bu alanların açılıp bu alanlarda eğitim verilerek yetişen öğrencilerin sahaya sürülmesi gerektiğine işaret eden Şahin, “Çünkü on beş günlük bir eğitimde antreman bilgisi, anatomi, fizyoloji adı altında eğitimler veriliyor ama bir lisans mezunu bu eğitimleri bir dönem iki dönem alıyor. Bunlar sayılmıyor ama 15 günlük eğitimler sayılıyor. Bu kişiler spor hocası, eğitmeni ve antrenör olarak geçiyor. Şöyle bir şey var “Yarım doktor candan eder” bunlar çok büyük sakatlıklar getirebilir. “Spor yaptım belim ağrıyor” işte sebebi bu başka bir şey değil. Fizyoloji, anatomi, antreman bilgisi çok iyi olmayan kişiler sahaya sürüldüğü zaman kişinin postür analizi yapmadan kişinin neye ihtiyacı var neye yok, bu kişi neye zorlanır neye zorlanamaz bilmeden, rastgele antreman şekilleriyle uygulamayla yapılarak kötü sonuçlar alınıyor. Bu da hem kişilerin hayatına etki ediyor hayat kalitesini düşürüyor, dönülmeyen sakatlıklara sebep olabiliyor.”

Son yıllarda spor merkezleri sayısındaki artışın popülariteden kaynaklı olduğunu ifade eden Şahin, “Biz bu spora ilk başladığımızda kimse bilmiyordu. Herkes halter ve boks biliyordu. Ben spora başladığımda Ankara’da dört salon vardı. Ve hocalarla da iyi geçinirdik. Biri bizi salona almazsa diğerleri de almazdı. Şimdi çoğaldı ve bilinçsizleşti. İşte bu bir yurt dışı furyası. Bir pazarlama, çok iyi bir ticaret strateji. Pilates çok popülerdir. Bana kalsa belki çok yaşlı, hareket olanağı kısıtlı olan kişilere verilebilir. Biz normal sağlıklı genç bir insana önermiyoruz. Bu bir ağırlığın yerini tutmaz.” ifadelerini kullandı.

Bu alana herkes karışıyor

Şahin bu alanda çok boşluk olduğunun altını çizerek şunları aktardı:

Herkes bu alana karışıyor. Doktorlar, fizyoterapistler bilen bilmeyen herkes karışıyor. Aslında Amerika’da Spor Bilimleri mezunu 696 alanda iş bulabiliyor. Biz de bu 16 alan. Mesela yurt dışında ortopedik bir ameliyat geçirdin doktor fizyoterapiye yönlendiriyor. Fizyoterapistin neyi ne açıdan çalışacağını anlatıyor. Bir Spor Bilimleri mezunu bunu alıyor sahada uygulamasını yapıyor. Bizde bu şekilde değil. Medikal spor olarak sağlık probleminden gelenlerin sayısı çok düşük. Gelenlerin de devam etme oranı düşük. Spor alışkanlığımız olmadığı için bu çok zor bir şey. “

Sağlıklı bir vücut için haftada en az üç gün spor yapılması lazım

Spor salonuna her yaştan kişinin geldiğini söyleyen Şahin, “Yaş oranları hemen hemen eşit dağılıyor. Genel olarak gençler daha hevesli. Yaş aralığı da 18 ila 30 yaş arası. 30 yaş üstü de var ama gençler biraz daha fazla istikrarlı oluyor. Bunun sebebi de görünüş. Herhangi bir sebepten ötürü spora gelmelerine ben seviniyorum ama inşallah daha bilinçli gelirler. Sektör olarak baktığımızda yüzde 80 oranında kilo vermek için geliyorlar. Bilinçli olarak vücut geliştirmek için gelenlerin oranı çok düşük. Sağlıklı bir vücut için kaç gün spor yapacağı kişinin yaşına, cinsine, fizyolojik durumuna göre değişir. Genelleme yaparsak haftada en az üç gün spor yapılması lazım. Bunun için de yine kişinin durumu önemli.”

Spor salonu seçerken bunun iyi araştırılması gerektiğini vurgulayan Şahin, “Önemli bir elde doğru eğitimi almak önemli. Bunu da nasıl anlayacaklar? Kişinin eğitimi, bu işteki, spor alanındaki öz geçmişi önemli. Buna eskiye nazaran sosyal medyadan daha rahat ulaşılabilir. Ya da gidip birebir sorulması lazım. Böyle bir soruyu şahsım için güzel karşılarım çünkü bu o kişinin bilinçli biri olduğu anlamına gelir.“ dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat