MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Tüm dünya ülkelerine ve vatandaşlara önemli görevler düşmektedir
Özel Haber
30 Eylül 2019 Pazartesi 07:21

Tüm dünya ülkelerine ve vatandaşlara önemli görevler düşmektedir

Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca, Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2019- 2021) yayınlandı. Eylem Planını Türkiye Emekliler Derneği Hukuk Danışmanı Cafer Tufan Yazıcıoğlu değerlendirdi.

HALİL YATAR


Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca, Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2019- 2021) yayınlandı. Eylem Planını Türkiye Emekliler Derneği Hukuk Danışmanı Cafer Tufan Yazıcıoğlu değerlendirdi. Yazıcıoğlu kayıt dışı ekonomiyle mücadelede tüm dünya devletlerine ve vatandaşa da görevler düştüğünü belirtti. Yacıcıoğlu, “İyi performans göstergesi ile de kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomi kayıt altına alındığında gelişmiş ülkeler ortalaması geride bırakılacaktır. Gelir dağılımında adaletin yolu da bundan geçer. Kurumsal kalitenin sağlanması da bu alanda önemlidir. Tüm dünya ülkelerine önemli görevler düşmektedir. Vatandaşa da düşen örgütlü toplum olma yolunda ilerlemektir.” dedi.
Birçok kuruluş ve sivil toplumun katkısıyla hazırlandı
Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı’nın birçok kurumun, kuruluşun ve sivil toplumun katkısıyla hazırlandığını belirten Yazıcıoğlu, “Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca, Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Stratejisi Eylem Planı (2019- 2021) yayınlandı. Kayıt dışı ekonomiden en fazla etkilenen Sosyal Güvenlik sistemidir. Bu nedenle Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu planda koordinasyon yapacak kurumlar içinde yer almıştır. Ekonomide kayıt dışılığın artması ile gelir dağılımında denge bozulmakta, vergi ve sigorta primi bilinci ve toplumsal değerler aşınmaktadır. Eylem planı, 256 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararı ile 2019 yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programının 239.tedbiri doğrultusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının katkı ve önerilerinin değerlendirilmesi ile hazırlanmıştır.” ifadesini kullandı. 
Eylem planında yer alan 39 eylemin, 5 ana bileşenden oluştuğunu ifade eden Yazıcıoğlu bileşenleri şöyle sıraladı; 
“Gönüllü uyum seviyesinin yükseltilmesi, Denetim kapasitesinin daha güçlü hale getirilmesi, Mevzuatın gözden geçirilmesi ve düzenlemelerin yapılması, Kurumlar arası Veri Paylaşımının Geliştirilmesi, Toplumun Her Kesimine yönelik farkındalığın Artırılması” 

3’er aylık raporlama yapılacak
“Her bir eylem için belirlenen koordinatör kuruluş, eylemleri izleyerek üçer aylık raporlama yapacaktır.” diyen Yazıcıoğlu şöyle devam etti; “Eylem Planında Sosyal Güvenlik Kurumu’nun sorumlu olduğu eylemlere baktığımızda; Hane halkı anket sonuçlarının kullanılması suretiyle ülkemizde öne çıkan bazı sektörler bazında kayıt dışı ekonominin boyutu ölçülecek ve analiz raporu hazırlanacaktır. İşe yeni başlama ve işi bırakma gibi mükellefiyet durumlarına ilişkin süreçler ile yeni mükellefiyet tesis edilen mükelleflere vergisel yükümlülüklerin yanı sıra sosyal güvenliğin önem ve kayıt dışı istihdamın dezavantajları konusunda mükelleflerce kullanılan iletişim kanalları yoluyla gerekli bilgilendirmeler yapılacaktır. SGK veri tabanı ile Gelirler İdaresi Başkanlığı veri tabanından yararlanılarak yapılan risk analizi sonuçlarına göre belirlenen riskli işyerleri nezdinde fiili ve elektronik denetim yapılacaktır. Bu eylemde SGK koordinatör kuruluştur. Üç ve üzeri işçi çalıştıran işverenlerin ücret ödemelerinin bankalar vasıtasıyla gerçekleştirilmesine yönelik düzenleme ile bu kapsamda elde edilen verilerin analizi yapılacaktır. Bu eylemde Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sorumlu kuruluştur. Bu eylemde SGK koordinatör kuruluştur. Kayıt dışı işçi çalıştırılmasının önlenmesi amacıyla kurumlar arası vergi paylaşımının etkinliğinin artırılması sağlanacaktır. Bu eylemde SGK yanında Bakanlık sorumlu kuruluş, SGK koordinatör kuruluştur. Eğitim hayatına başlayan çocuklar ile gençlere yönelik vergi ve sosyal güvenlik bilincinin kazandırılması amacıyla yarışmalar, tiyatro gösterileri düzenlenmesi ve ayrıca vergi bilinci ve iş ve sosyal güvenlik konularının Milli Eğitim Müfredatına eklenmesi sağlanacaktır. Başta kadınların yoğun olarak çalıştığı sektörlerde kayıtlı kadın istihdamını artırmaya yönelik farkındalık faaliyetleri ile sosyal yardım alanları kayıtlı çalışmaya yönlendirici bilinçlendirme faaliyetleri gerçekleştirilecektir. Bu eylemde Bakanlık, Sendikalar, Meslek Kuruluşları, Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversiteler ve yerel yönetimlerde sorumlu kuruluşlardır. Koordinatör kuruluş Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıdır. Gençlerde vergi bilinci, sosyal güvenlik ve kayıtlı ekonomi algısının geliştirilmesi, vergiye gönüllü uyumun teşvik edilmesi ve vergi alanındaki kariyer meslekler konusunda bilgilendirmede bulunmak amacıyla, gençlik merkezleri ile gençlik ve izcilik kamplarında ilgili kurumlarla işbirliği yapılarak toplantı, çalıştay, seminer, konferans gibi etkinlikler düzenlenecektir. Çocuklar başta olmak üzere, toplumun tüm kesiminde sosyal güvenlik ve vergi bilincinin geliştirilmesi amacıyla izleme oranı yüksek olan çizgi film ve dizilerin içeriğine uygun olarak hazırlanan senaryoların eklenerek yayınlanması sağlanacaktır.”

İyileştirici kanallar açık olmalı ve iyi çalışmalıdır
“Kayıt dışı ekonomiyle mücadele için iyileştirici kanallar açık olmalı ve iyi çalışmalıdır” diyen Yazıcıoğlu, “Kayıtlı ekonomiye baktığımızda, çalışanların %40,30’unun, 6 milyona yakın kişinin asgari ücretten çalıştığı görülmektedir. %42,7’si ise asgari ücretin iki katı kadar maaş alıyor, yani 12 milyon çalışanın %83’ü asgari ücret veya asgari ücretin iki katı ücretten gösteriliyor. Bunun sonucu bir milyonun üzerinde emeklimiz bin liranın altında emekli aylığı almakta, çıkarılan kanunla bu bin lira emekli maaşına çıkarılmıştır. İş hayatında kayıt dışılık %37 olarak gözükse de, çalışanların ücretlerinde de önemli miktarda bir kayıt dışılık gerçeği ile karşılaşılmaktadır. Bununla mücadele örgütlü bir toplum olmadan geçer. Ülkeler çalışma hayatlarında İLO sözleşmelerine uymalıdırlar. Sendikal örgütlenme teşvik edilmeli, sınırlandırılmamalı, sendikalar kendilerini sansürlemek durumunda kalmamalıdır. Çalışma hayatı ve sendikalarla ilgili iyileştirici kanallar açık olmalı ve iyi çalışmalıdır.” şeklinde konuştu. 

Tüm dünya ülkelerine önemli görevler düşmektedir
Gelir dağılımında adaletin sağlanmasında tüm dünya devletlerine ve vatandaşlara da görevler düştüğünü söyleyen Yazıcıoğlu son olarak şunları dile getirdi; “2018 sonu itibariyle gelişmekte olan piyasa ekonomilerinin ortalama toplam borcunun GSYH’ye oranı %212,6 olarak gerçekleştirilirken, bu oran ülkemizde %156,8’dir. Ülkemiz kamu kesiminin borçlarının GSYH’ye oranı %33,6 düzeylerinde iken, gelişmekte olan piyasa ekonomilerinde bu oran %49,7’dir. Hane halklarımızın borç yükü GSYH’nin %14,7’siyken, gelişmekte olan piyasalar ortalama %37,6’dır. Finansal sektörümüzün borç yükü GSYH’nin % 33’ü seviyesinde olup, gelişmekte olan piyasalarda bu oran %33,6’dır. Reel sektörümüzün toplam borcu GSYH’nin %75,5’i iken, gelişmekte olan piyasalar ortalaması %91,7 düzeyindedir. Bu rakamlar ülkemiz için iyi performans göstergesi ise de kayıt dışı istihdam ve kayıt dışı ekonomi kayıt altına alındığında gelişmiş ülkeler ortalaması geride bırakılacaktır. Gelir dağılımında adaletin yolu da bundan geçer. Kurumsal kalitenin sağlanması da bu alanda önemlidir. Tüm dünya ülkelerine önemli görevler düşmektedir. Vatandaşa da düşen örgütlü toplum olma yolunda ilerlemektir.”

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat