MENÜ
Ankara -2°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Umarım başarılı olur
Özel Haber
7 Ekim 2019 Pazartesi 07:41

Umarım başarılı olur

Yaklaşık 42 yıllık eczacı ve Eski Ankara Eczacı Odası Başkanı Hilmi Şener, yeni seçilen Ankara Odası Başkanından beklentilerini ve eczacıların sorunlarını aktardı. Şener, “İyi bir arkadaşımız. Ekibinde de genç arkadaşlar var. Umarım başarılı olur..."dedi.

İRFAN BAŞÇUHADAR


Yaklaşık 42 yıllık eczacı ve Eski Ankara Eczacı Odası Başkanı Hilmi Şener,  yeni seçilen Ankara Odası Başkanından beklentilerini ve eczacıların sorunlarını aktardı. Şener, “İyi bir arkadaşımız. Ekibinde de genç arkadaşlar var. Umarım başarılı olur. O mevkiye ihtiyaç duyacak bir arkadaşımız değil, maddi olarak da sorunları olan birisi değil.” dedi.
Umarım başarılı olur
Yeni Ankara Eczacılar Odası Başkanı hakkında beklentilerinin olduğunu ve yeni başkanın bu beklentileri karşılayabilecek bir kişiliğe sahip olduğunu söyleyen Eski Ankara Eczacı Odası Başkanı Hilmi Şener,  “İyi bir arkadaşımız. Ekibinde de genç arkadaşlar var. Umarım başarılı olur. O mevkiye ihtiyaç duyacak bir arkadaşımız değil, maddi olarak da sorunları olan birisi değil. Bizim ilk dönemimizdeki gibi kendi cebinden harcayacak bir arkadaş.” dedi. 

Yardımcı eczacılık tekrar değerlendirilmeli
Eczacıların sorunları hakkında da bilgiler veren Şener, öncelikli olarak yardımcı eczacılık sorununun tekrar ele alınması gerektiğini ifade ederek, “Yardımcı eczacılık sorununun çözülmesi lazım. Yeni yasada kötü değil, ama düzeltilmesi lazım. Hem eczanenin hem de çalışanın mağdur edilmemesi lazım.” dedi. Ayrıca kademeli kar oranı sisteminin de değişmesi gerektiğini ifade eden Şener, bu konuda da hem odalar birliği hem de sağlık bakanlığının ortak hareketle işbirliği yapması gerektiğinin altını çizdi. 

Kan ürünlerindeki sistem bozulmamalı
“Kan ürünlerinin eczanelerden sıralı dağıtılması konusu çok güzel ilerliyor.” diyen Şener şöyle devam etti: “Türkiyede ilk başlatan oda da Ankara Eczacılar Odasıdır. Benim dönemimde başlatıldı. Çok büyük yolsuzluklarla mücadele ettik, tehdit edildik. Eskiden firma, hasta, belirli eczaneler ve simsarlar arasında dönen bir olaydı. Bunlar pahalı ilaçlar o zaman kar oranları çok yüksekti. Hatta bazı düzgün çalışmayan eczaneler araç veriyordu. Tabi bunlar 2000’lerin başında olan olaylar. İlaç takip sistemi yoktu, ilaç kontrolü yoktu birçok ilaç bu hastalara yazılıyordu ve eczaneden alıp çöpe gidiyordu. Şimdi bu sistem tıkır tıkır yürüyor. Son derece güzel şekilde ilacına da ulaşıyor. Bu anlattığım olay eczacıların elinden alınıp eski sisteme dönülürse veya bir takım insanlara verilirse çok ciddi sorunlar yaratır. Öyle bir dönüş umarım olmaz. Bu sistemi oturtmak yıllarımızı aldı.”

Türk halkı ile eczacısının bağı sıkıdır
Şener, Avrupa’da birçok market zincirinin ilaç satışı yaptığına dikkat çekerek, Türkiye’de de marketlerde ilaç satışının bir gün mutlaka olacağına değindi. Türkiye’de bu durumun zor olacağını kaydeden Şener, bunun sebebinin eczacı ile halk arasındaki bağdan kaynaklandığını anlattı. Şener, “Türk halkı ile eczacının bağı öyle sıkıdır ki komşusu gelir çocuk geldiğinde alsın diye evinin anahtarını verir. Parası yoktur sonra ödemek için ilaç alır. Bunu marketlerdeki eczanelerde yapamazlar. 
Eczaneler halkın gözünde hala en ciddi, en güvenilir müesseselerdir. Eczacı sokaktaki vatandaşın komşusunun abisidir, ablasıdır. Aralarında böyle bir bağ vardır. Türkiye’nin şartlarında da bu şekilde gidecek. Biz görür müyüz bilmiyorum ama bir gün bu ilaçlar süper marketlerde satılacak.” şeklinde konuştu.
Grip, öksürük ilaçlarını vitaminler takip ediyor
Kış mevsiminde bulunmamızdan dolayı, en çok grip ve öksürük ilaçlarının satıldığını kaydeden Şener, bu ilaçları vitaminlerin takip ettiğini belirtti. En son yaptıkları nöbette, insanları sıraya sokmak durumunda kaldıklarına değinen Şener, konuşmasını şöyle devam ettirdi: “Bu sene benim 41. yılım. İlk defa geçen hafta pazar günü nöbetimde insanları sıraya soktuk. Bu sene garip bir şekilde insanlarda salgın var. Çoğu insan hasta ve bu hastalıklar uzun sürede ancak düzelebiliyor. Nöbet günü o kadar çok hasta vardı ki, mecbur insanları sıraya sokmak durumunda kaldık. Meslek hayatım boyunca ilk defa böyle bir şey gördüm.”

Antibiyotik ile ilgili yapılan çalışmaları destekliyorum
Kırk yıllık bir eczacı olarak, bilinçsiz antibiyotik kullanımına her zaman karşı olduğunun altını çizen Şener, Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan antibiyotiklerin satışı ile ilgili gerçekleştirilen kısıtlamaları desteklediğini vurguladı. Yapılan bu kısıtlamanın eczacıları zorladığını kaydeden Şener, “Özellikle nöbet günlerimizde çok zorlanıyoruz. Bir kişi kucağında hasta çocuğu ile çıkageliyor. İlaç istiyor ve biz reçetesiz antibiyotik veremediğimiz için yardımcı olamıyoruz. Bu durum bizi hastaya karşı sıkıntıya sokuyor. Hastanelerde ciddi bir yoğunluk var. Acil servisler tamamen dolu. Bu yüzden de çoğu insan hastaneye gitmeden ilaç kullanmak istiyor. Kırk yıllık bir eczacı ve eski bir oda başkanı olarak özellikle antibiyotiklerin reçetesiz satılmasına kesinlikle karşıyım.” ifadelerine yer verdi.

Muayene ücretleri eczacılara kalmıyor
İlaç alırken, fazladan ödenilen muayene ücretleri ile ilgili Şener, şöyle konuştu: “İlaç alırken hastaların muayene ücretlerini bizler alıyoruz, ama bu paralar bize kalmıyor. Hastalarımız hala bunu öğrenemediler. 5 yıldan uzun süredir bizler, muayene ücretleri yüzünden hasta ile devlet arasında kalıyoruz. Bu uygulamada biz eczacıları resmen bedava tahsildar olarak kullanıyorlar. Bu tahsilatta eczacının hiçbir çıkarı ve kazancı yok. Ama hastalarla bu konu yüzünden muhatap kalan biz eczacılarız. Biz bunu tamamen Sosyal Güvenlik Kurumu adına tahsil etmiş oluyoruz. Bu tahsilatın karşılığın da birçok arkadaşımız kartla ödeme aldığı için bu para kalmış gibi KDV’sini veriyor. Kar oranın da vergisini ödüyor, gerçekten biz eczacılar için sıkıntılı ve üzücü bir durum.”

Her şeyin yan etkisi var
“Her şeyin yan etkisi var” diyen Şener sözlerine şöyle devam etti; “Kolesterol için şu ilaç diyorlar ama belirli bir dozun üzerinde kullanıldığı zaman mideye dokunabiliyor. Bir takım toksit etkiler, alerjik reaksiyonlar meydana gelebiliyor. Bunları kullanmadan önce muhakkak bir doktora veya eczacıya danışmak gerekiyor. Aktarlarda bu işin eğitimini almamış insanlara çok güvenmemek gerekiyor. 
Eczaneye de bir ticari kuruluş olarak bakamazsınız. Aktarların bu bitkileri para için yaptıklarını biliyoruz ve görüyoruz. Onun için onlarında denetimlerinin çok ciddi olarak yapılması gerekiyor. Sonuçta insan sağlığı söz konusu.”

Göz ve kanser ilaçlarında sorun yaşıyoruz
Son olarak ilaç bulmakta yaşadıkları sorunları dile getiren Şener, özellikle göz ve kanser ilaçlarında ciddi sıkıntılar yaşadıklarını belirtti. Şener sözlerini şöyle tamamladı: “İlaç bulmakta ciddi sorunlar yaşıyoruz. Şurada gün boyu onlarca insana ilacınız yok demek zorunda kalıyoruz. Bu sözlerimde herhangi bir politik veya başka bir niyetim yok. Gerçekten göz ilaçları ve damlalarda ciddi sıkıntı var, kanser ilaçlarında sıkıntı var. Firmaları da çok suçlayamıyorum çünkü euro 6 liranın üzerinde ve ithal ettikleri ilaçları biz hala 2,69 liradan ödüyoruz. Böyle olunca yurt dışı firmalar da bizim kara kaşımıza kara gözümüze yapmıyor bu işi. Ciddi bir paranın döndüğü sektör sonuçta ilaç sektörü ve bu fiyatlara ithal etmek çok kolay olmuyor ne yazık ki…”

Eczacı milletvekillerinin devreye girmesi lazım
Şener ayrıca , “bu iş Sağlık Bakanlığıyla olacak bir iş değil, bu iş için eczacı milletvekillerinin devreye girip bir kamuoyu oluşturmak lazım. Çünkü kademeli ilaç kar oranı doğru değil. Bir eczanenin kapısından içeri girdiğin zaman %14-15’den aşağı değil. Yüksek fiyatlı ilaçları sattığın zaman kar elde edemiyorsun. Özellikle kira ödeyen ve birden fazla kişi çalıştıran eczaneleri bu kar oranları ne yazık ki kurtarmıyor. Bence bu konunun çözülmesi lazım” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat