MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ANLAMLI YAŞAMANIN SIRLARI VE ÇOCUKLUK
Hatice TOPÇU
YAZARLAR
8 Ekim 2019 Salı

ANLAMLI YAŞAMANIN SIRLARI VE ÇOCUKLUK

“Şimdi bir yağmur yağsa,

Yeniden ıslansak seninle.

Detone olmak korkusundan uzakta

Bir sevda şarkısını

Bağıra bağıra söylesek birlikte.

Islık çalsak;

Çocukluğumuzun geniş, mavi mekânlarında…

Lacivert bir geceye uyanmasak,

Boğulmasak koyu karanlıklarında.

Hoplayarak uyanmasak kâbuslardan!

Şimdi seninle yeni bir sevgiye uzansak,

Tutunsak yeniden, kanatlansa yüreğimiz;

Çocuk olsak…”

Hatice TOPÇU

 

Çocuk olmak? Doğal, temiz, içten ve hesapsız yaşamak demektir. Çocuk olmak? Koşulsuz sevmek, iletişimde açık ve dürüst olmak, paylaşımlarda karşılık beklememek demektir. Çocuk olmak? Anı yaşamak demektir.

Aslında anlamlı yaşamanın sırları bir yıldızın beş köşesi kadardır. Nedir bunlar? Anı yaşamak, Sevmek, Aldığından daha fazlasını verebilmek, Pişman olmamak ve kendine karşı dürüst olmak. İşte bu beş özelliğin doğal ve başkalaşmamış hali çocuklarda mevcuttur.  

Peki, neden çocukları yıldızlara benzettim? Yıldızlar kendi ürettiği enerjiyi kullanarak ışırlar. Yine kendi ürettiği enerjiyi kullanmasından kaynaklı yüksek sıcaklık ve basınçta kalarak kütle çekimi etkisi ile çökmeden dengede kalırlar. Bu yüzden çocuklar yıldızdır. Onlar kendi ürettikleri enerjiyle ışırlar, onlar olumsuz şeyler yaşamaları halinde kısa sürede toparlanır ve dengede kalırlar. Ne tuhaf değil mi? Tuhaf ve hayranlık uyandırıcı.

Dönelim anlamlı yaşama sırlarına. Yetişkinler o denli budanmışlardır ki adeta kendilerinden uzaklaşmış, içinde bulundukları ortamın ve koşulların birer nesnesi olmuşlardır. Bu yüzden enerjilerini kaybetmiş, yaşamları varlıklarını sürdürmeye dönüşmüştür. Hiç mi kendisi olabilen yetişkin yok? Elbette var! Ancak bu istisnai bir durumdur ve emin olun ki o yetişkinlerin yaşantısı hiç de kolay değildir. Hayattaki en büyük mücadele kendini gerçekleştirebilme mücadelesidir çünkü.

Çocuklar, yanı yıldızlar kendileri olarak varlıklarını belirli bir döneme kadar sürdürebilme şansına sahiptirler. Elbette ki bu durumun da istisnaları vardır. Bu gün yaşadığımız dünyada çocuk cinayetleri, çocuklara uygulanan şiddet, baskı, taciz gibi olumsuz tutum ve davranışlar insan olan herkesin kanayan yarasıdır. 

Kişisel gelişimciler anlamlı yaşamın sırlarını yetişkinlere kazandırmak için büyük gayretler sarf ederken, çocuklar bu beş özelliği doğal, içten ve doya doya yaşarlar. Ne zaman ki onların büyümeye başladığına karar verilir, işte o zaman başlar kurallar, yasaklar ve hepsinden önemlisi geleceklerini şekillendirme girişimleri. Yetişkinler çocukları için en doğru olanı yaptıklarını düşünürken, çocuklar her geçen gün özlerinden uzaklaşır ve başkalaşırlar. İşte bu yüzden her yetişkinin en güzel anıları çocukluğuna aittir. Buna rağmen çocuklarını kendi hedefleri doğrultusunda zorlamayı sürdürürler. Ne yaman bir çelişki değil mi?

Yıldızlarımızı söndürmeye hakkımız yok. Onları acımasız dünyanın bir parçası haline getirerek yaşadıkları anlamlı yaşamdan koparmaya hiç hakkımız yok. Onları kendi doğalarından uzaklaştırmadan sevgiyle, mutlulukla ve umutla geleceğe taşımalıyız. Bunu nasıl yapacağız? Ne çok soru var değil mi? Aslında öğrenme sorularla başlar! 

Yapılması gereken şu; Doğal ortamlarında ve/veya doğal ortamlarına yakın öğrenme ortamlarında çocuklarınızın kendi potansiyellerini keşfetmelerini sağlamak. Öğrenme süreçlerinde yanlarında olmak ve onları desteklemek. Yani çocuklarımıza kendilerini geliştirerek geleceğe taşımaları fırsatlarını sunmak…

Evet, tekrarlıyorum öğrenme cevaplarla değil sorularla başlar ve en çok soru sorma yeteneği de çocuklarda vardır. Konuşmayı öğrendikten sonra sormaya başlarlar. En çok sordukları sorulardan biri halen dünyanın en kaliteli sorusudur. Peki, nedir dünyanın bu en kaliteli sorusu?

 “Neden?” “Neden bunu böyle yapmışlar? ve “Neden …?”  ile başlayan sayısız soruları vardır! Neden sorusu problem çözmenin özünü oluşturur. Eğer onların soru sormalarını engellersek ve sorularına cevap vermezsek problem çözme yeteneklerini ellerinden almış oluruz.

Gelin çocukları anlayalım ve onlarla çocuk olalım. Belki biz de anlamlı yaşama sırlarını çözebiliriz, ne dersiniz?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Yusuf İPEKLİ
 10 Ekim 2019 Perşembe 08:12
Bu sabah yeniden okudum. Sindire sindire. Içim açıldı. Bir doğan güneşe baktım, bir de.... Çok etkileyeci dedim sonra. Yazarın tespitleri çok etkileyeci. Devam, lütfen.
 Cemal er
 9 Ekim 2019 Çarşamba 15:37
Duymanın neresine gıdersen git çocuklar hep aynı sevilmeyı şefkati ilgi görmeyı ve öğrenmeyi ister kendi evladımla bilirim ilgi ve sevgiyi görmese hasta olur sizlere teşekkür ederim
 İnci Topçu Ada
 8 Ekim 2019 Salı 17:15
Çok güzel çok beğendim fakat insanlar kendilerini gerçekleştiremişke hatta bunun için çaba arayacak kadar bilinçli değilken çocukların kendilerini gerçekleşirmesini nasıl sağlasın. Galiba gidilecek çok yol var daha. Kalemine emeğine sağlık.
 Yeter KÖSE
 8 Ekim 2019 Salı 13:28
Çok güzel dediğin gibi ağzına sağlik
 Hasan AKGÜL
 8 Ekim 2019 Salı 12:17
Çocuklari anlayabilen toplumlar gelişir saygılar
 Hasan AKGÜL
 8 Ekim 2019 Salı 12:17
Çocuklari anlayabilen toplumlar gelişir saygılar
 Zehra Elçi
 8 Ekim 2019 Salı 11:56
Bunları gerçekleştirebilecek ülkeler mutlu ve huzurlu, gelişmiş ülkeler olurken, baskıcı ülkelerin çocukları zaten yaşamadan konulan kurallara kurban olup potansiyellerini farkına bile varamadan yok olup gidiyorlarve biz eğitimci kökenli insanlar toplum kurallarına, eğitim programlarına sıkışıp sadece seyrediyoruz yokoluşu.
 Zehra Elçi
 8 Ekim 2019 Salı 11:56
Bunları gerçekleştirebilecek ülkeler mutlu ve huzurlu, gelişmiş ülkeler olurken, baskıcı ülkelerin çocukları zaten yaşamadan konulan kurallara kurban olup potansiyellerini farkına bile varamadan yok olup gidiyorlarve biz eğitimci kökenli insanlar toplum kurallarına, eğitim programlarına sıkışıp sadece seyrediyoruz yokoluşu.
 Keriman Tuğcu
 8 Ekim 2019 Salı 11:30
Sevgi selamlar , güzel şiir ve yazınla gönüllere dokundun..ÇOCUK KALSAK..!????kalemine sağlık.
 Keriman Tuğcu
 8 Ekim 2019 Salı 11:30
Sevgi selamlar , güzel şiir ve yazınla gönüllere dokundun..ÇOCUK KALSAK..!????kalemine sağlık.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat