MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ASLA PES ETMEYİN!
Gülçin KARLI İPEK
YAZARLAR
3 Kasım 2018 Cumartesi

ASLA PES ETMEYİN!

Hepimizin hayatında pes etmek istediği, çok zorlandığı, her şeyden bıktığı, çalışmanın zor geldiği zamanlar vardır. Hayatımız başlı başına bir mücadele. Ve bu mücadele her insan için geçerli. Hepimizin belli bir konuma gelmek için vermek zorunda olduğumuz bir sınav var. Ve başarı için mücadele etmek zorundayız.

Çünkü; başarılı olanlara baktığımızda ‘Yapamazsın!’ diyenlere inat pes etmeyerek başarıyorlar. Öne çıkıyorlar ve kendi hayat hikayelerini yazıyorlar. Ben de bu yazımda hayatın bütün zorluklarına rağmen pes etmeyen başarı yolunda mücadele eden ve beni çok etkileyen bazı kişilerin başarı hikayelerini sizlere aktaracağım. Belki pes etmek istediğimiz, hayatın çok zor geldiği ve her şeyden bıktığımız anlarda hatırlar ve motivasyon kaynağı yaparız kendimize…

Joy Mangono ‘yapamazsın’ diyenlere inat pes etmeyen ve başarıyı yakalayan bir mucit. Mangono; çocuklarına ve ailesine bakmak için restoranlarda gece gündüz bir garson olarak çalışıyordu. Evinde çocuklarına yemek yapıp evini temizlerken hayatını kolaylaştıracak fikirler geliştirmişti. Bunlardan biri de “Miracle Mop” adını verdiği, 90 metre pamuk ipten kesintisiz olarak yapılan, düzenek sayesinde ellerinizi kullanmadan sıkabileceğiniz bir paspastı. Ailesinin yardımıyla paspasın bir prototipini yapıp satmaya çalıştı ancak defalarca reddedildi. Herkes bunun çok gereksiz olduğunu söylüyordu. Joy ise kadınların hayatlarını kolaylaştıracağını düşündüğü için bu paspasa inandı ve pes etmedi.

Sonunda risk alarak televizyondan ev aletlerinin satıldığı bir programa çıkmayı başardı. İlk deneme başarısız olsa da ürünün tanıtımını kendisi yaptığında her şey bir anda değişti. Şimdi 100’den fazla aletin patentine sahip, başarılı bir mucit ve iş kadını. Hayatı Jennifer Lawrance’ın kendisini canlandırdığı Joy adlı bir filmde de anlatıldı.
Dünya’nın En İyi 50 Restoranı listesinde 3. sırada yer alan ve üç Michelin yıldızına sahip restoran Osteria Francescana’nın dünyaca ünlü şefi Massimo Bottura da her şeye rağmen pes etmeyenlerden.. Üniversitede hukuk eğitimi alsa da hayallerinin peşinden giden Bottura, henüz çok gençken aşçılık için çalışmaya başladı. Mesleğini daha iyi yapabilmek için İtalya’dan ABD’ye gitti. Daha sonra doğup büyüdüğü ve oldukça küçük bir kasaba olan, Modena’ya dönerek İtalya’nın geleneksel lezzetlerini sanattan ilham alarak modern bir şekilde sunduğu Osteria Francescana’yı açtı.

Başlarda her şey çok zordu, Modena çok küçük bir yerdi ve geleneksel lezzetlerin farklı formlarda sunulmasını hiç kimse desteklememişti. Önemli dergilerden birinde Massimo’nun çok hırslı olduğunu, her açıdan orijinal olmak istediğini ancak yemeğinin çok ruhsuz olduğunu ve kesinlikle İtalyan mutfağına ait olmadığını anlatan bir eleştiri yazısı yayınlandı. Neredeyse 6 yıl boyunca çoğu zaman boş kalan restoranın kaderi başka bir önemli eleştirmenin restoranı ziyaret etmesiyle değişti. Oldukça olumlu bir eleştiri yazısının ardından Osteria Francescana’nın ve Massimo Bottura’nun şöhreti hızla arttı.

NASA’nın “bilgisayar kadını” olarak bilinen Katherian Johnson”da zorluklara rağmen başarıyı yakalayanlardan. Johnson’un sayılara olan hayranlığı henüz 10 yaşındayken başladı. Gördüğü her şeyi sayıyordu. Babası kızındaki potansiyeli fark edince onu West Virginia Enstitüsü’ne gönderdi. 14 yaşında liseden, 18 yaşında da üniversiteden mezun olan Katherine,1953’te ABD’de NASA’dan önce faaliyet gösteren “Ulusal Havacılık Danışma Kurulu” NACA’da çalışmaya başladı. NACA’da rüzgar tüneli testlerinin sonuçlarını ölçmek ve hesaplamak için işe alınan kadınlar bugünkü bilgisayar görevini görüyordu.

Johnson, uzaya giden ilk ABD’li astronot olan Alan Shepard’ın uzay mekiğinin yörüngesini bir bilgisayar gibi hesapladı. Atandığı özel görevde hesaplama yapan tek kadındı ve Afrika kökenli olduğu için kendisine ayrılan tuvalete gitmek için kilometrelerce yürüyordu. Fikirleri dikkate alınmıyordu ancak o asla vazgeçmedi. 1962’de “Friendship 7” ismiyle göreve çıkacak olan astronot John Glenn, yeni elektronik bilgisayarlar tarafından yapılan yörünge hesaplamalarının Johnson tarafından yeniden hesaplanarak kontrol edilmesini istedi. Hesaplamaları, ABD’nin uzay yolculuğu ile ilgili ilk adımlarında, Apollo Uzay Gemisi’nin Ay’a iniş programının başarısında önemli rol oynadı.

Bu hayat hikayelerinin hepsi gerçek ve başarmanın yolu kendine inanmak ve asla pes etmemekten geçiyor. Kolay olmadığını düşündüğünüz için pes edemezsiniz. Kimse size inanmadığı için pes edemezsiniz Bir şeyler yolunda gitmediği için pes edemezsiniz. Başarısızlıktan korktuğunuz için pes edemezsiniz. Güçsüz olduğunuz için pes edemezsiniz. Birileri size kötü bir kaderinizin olduğunu söylediği için pes edemezsiniz. Çok uzun zaman aldığı için pes edemezsiniz. Başarısız olma ihtimaliniz olduğu için pes edemezsiniz. Eğer kazanacağınıza inanırsanız kazanırsınız. Kısacası; kazanacağınız başarıyı düşünün ve asla pes etmeyin!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat