MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
BU BAYRAM NEREDEYDİNİZ?
Oğuzhan SARI
YAZARLAR
7 Haziran 2019 Cuma

BU BAYRAM NEREDEYDİNİZ?

Dini ve milli bayramlar bir milletin kültürünün en önemli mihenk taşları arasında yer alır, bir milleti millet yapar. Kısa süre önce söz konusu iki dini bayramdan biri olan Ramazan bayramını ifa ettik. Bayram tatilinin hükümet tarafından dokuz gün olarak belirlenmesi tatil planlarının da buna göre şekillenmesine sebep oldu. Bu bayramın yaz mevsimine denk gelmesi de özellikle Türkiye’nin güneyindeki ve batısındaki tatil beldelerinde otellerdeki doluluk oranlarının hat safhaya ulaşmasına vesile oldu. İnsanların çalışma alanlarının kırdan kente kayması ile birlikte modern bir çalışan sınıfı doğdu. Bu modern çalışan sınıfı da zamanla kültürden uzaklaşmaya başlayıp şehir hayatına ayak uydurdu. Bu ayak uydurmanın tezahürü olarak da artık bayramlar kültürün bir parçası olmaktan çıkıp bir tatil fırsatı olarak görülmeye başlandı. Bu konuda naçizane bir serzenişim olsa da bu modern insanı suçluyor değilim, hatta kimi zaman onlara hak da veriyorum. Çünkü Zaten çalışma temposundan zihinsel ve fiziksel olarak çokça yıpranıp  kendisine ve ailesine zaman ayıramayan insanlar, en azından bu zamanları kendilerine bir fırsat olarak görmekte. Bu açıdan bakıldığında kimseyi suçlamanın, hor görmenin bir anlamı olmadığını da görmekteyiz. Fakat yazının başında değindiğim, bayramlarımızın “bir  milleti millet yapması, kültürün önemli bir yapı taşı” olması açısından baktığımızda da birçok şeyin kaybedildiğini görüyoruz. Zaten insaların çalışma alanlarının daha çok büyük şehirlere, büyük şehirlerde olmayanların da kent merkezlerine kayması ile birlikte annesinden, babasından, atasından uzak olan modern insanın; bayramları da bir tatil fırsatı olarak değerlendirmesi ile birlikte bu uzaklaşma meselesinin daha da derinleşmekte olduğunu görüyoruz. Bunun da birden fazla sonucu, sorunu karşımıza çıkıyor elbet. Şahsen benim gördüğüm en büyük sorun ise  biraz önce bahsettiğim “uzaklaşma” meselinde şekilleniyor. Bugün insanların, bırakın amcasını, teyzesini tanımasını neredeyse dedesini ninesini bile tanımadığını görüyoruz. Oysa bir çocuğun dedesiyle yahut ninesiyle konuşması, onla bir şeyler paylaşabilmesi demek aynı zamanda geçmişle bugün arasında bağlantı kurabilmesi, bugünü daha iyi yorumlayabilmesi demektir. Onları ziyaret edip yüzlerini güldürmenin ne kadar değerli bir şey olduğu konusuna girmiyorum bile.  
Diyeceğim odur ki; tüm bu zamanın gerekliliklerini, insanın kendine zaman ayırma istediğini de anlıyorum. Fakat inanın hayatta çok daha değerli şeyler de vardır. Geniş ailelerin birbirinden kopması demek, farklı kuşakların birbiri ile bağlantılarının kesilmesi demek, yarın öbür gün çok çeşitli sorunlarla karşılaşmamıza sebep olabilir. Toplumsal ayrışmanın, modern insanın yalnızlığı sorununun git gide derinleşmekte olduğu bu zamanlarda bayramlarımızı bu soruna çare olacak bir olgu olarak değerlendirelim. 
Bundan sonraki bayramlarda dede/nine ile torunu birbirlerine kavuşturmak dileğiyle, esen kalınız. 
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat