MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR
Hicret TÜRKMAN
YAZARLAR
6 Ağustos 2018 Pazartesi

BUĞDAYIN İYİ YETİŞMESİNE ENGEL, ZARARLI OTLAR DEĞİL, ÇİFTÇİNİN İHMALİDİR

Eskiden okul servisini beklerken kitap okuyan öğrencileri, bir durağın önünden geçerken ya da kitap okuyan kişileri sıklıkla görürdüm. Son zamanlarda bu görüntüleri görmeyi çok özlediğimi fark ettim. Artık kitapların yerini telefonlar almış. Kafelerde, otogarlarda, otobüsler ve kalabalıkların toplandığı yerlerde dikkat ederseniz insanlar kafasını telefona gömmüş bir şekilde dünyadan elini eteğini çekiyor. Bazen kendimizi oyuna kaptırmış, bazen sosyal medya hesaplarımızdan eş, dost, akraba fotoğraflarında kendimizi kaybederken buluyoruz. Son zamanlarda ise whatshap gruplarında vakit harcıyoruz. Eminim ki benim gibi herkes bu tablodan şikâyetçi ama kendimizi de bu tablonun dışında tutamıyoruz. Bu aralar kendimi çok sorgular oldum. Akıllı telefonum yokken bir şeyler okumaya meraklı olan ben şimdi ise bir kitabı kaç güne bitirir oldum. Peki tüm bunlar kitap okumamızı ihmal etmeye değer mi?


Kitap okumanın bir topluma sağlayacağı şeylere bakarsak kaybımızın ne kadar çok olduğunu görürüz. Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de kitap okuyanların oranı binde bir. Peki kitap okumaya ayırdığımız zaman ne kadar dersiniz? Sadece bir dakika!.. İnternet ve televizyona ayırdığımız zaman ne kadar? 8-9 saat süre ayırıyoruz. Aman kitap okuyup da ne kazanacağız diyoruz. Herhangi bir sorun karşısında çaresiz kalıyoruz, çare üretmekten yoksun ve genelde kendimiz dışında herkesi suçlu ilan ediyoruz.

Yaşadığımız ülkenin insanını beğenmiyor ve sürekli batılı ülkelerin ve medeniyetinden bahseder, batı insanın çağdaşlığından dem vuruyoruz. “El alemin gavuruna bak bir de bize bak” söylemlerini dilimizden eksik etmiyoruz. Peki batı insanı bu medeniyete doğuştan mı sahip ya da bir çaba sarf ediyor mu diye araştırma zahmetinde bulunmuyoruz. O elin gavuru kendini ve dünyayı tanımak ve anlamlandırmak için kitap almaya ve okumaya ne kadar zaman harcıyor biliyor musunuz? Örneğin; Norveç’te bir vatandaş yıllık ortalama 137, Almanya 122, dünyada ise 1,3 dolar harcanıyor. Türkiye’de 25 cent.


Yani Goethe’nin “Göz ancak kişinin bildiği kadarını görür.” sözünde dünyayı ve çevremizi daha iyi anlamak için kitap okumanın gerekli olduğu ve bunun için kitap okumayı ihmal etmememiz gerekiyor.


Ovidius’un, “Gençlerini kitapla beslemeyen milletlerin sonu hüsrandır.” sözünde uyardığı gibi bu milletin geleceği için kitap okumayı ihmal etmememiz gerekiyor.


Anatole France’nin “Bana kitaplarını göster, sana çocuklarının ruh halini söyleyeyim.” sözünde dikkat çektiği gibi çocuklarımızın ruh hali ve onların gelecekte sağlıklı toplumu oluşturan bireyler olması için kitap okumayı ihmal etmememizin ne kadar önemli olduğunu toplum olarak fark etmemiz gerekiyor.


Ama tüm bunların olması için de John Lubbock’ ın dediği gibi “Kitap seçimi tıpkı arkadaş seçimi gibi ciddi bir iştir.” Tercih ettiğimiz kitapların bizi aydınlıklara çıkarmak yerine karanlıklara gömebileceğini de bilmemiz gerekir.


Hz. Ali’nin sözü olarak bildiğim “Çocuklarınızın yarın söz sahibi olmasını istiyorsanız, daha bugünden onlara iyi kitaplar hediye edin.” sözündeki nasihati aklımızdan çıkarmamak gerekiyor. En yakınımıza, arkadaş ve dostlarımıza verdiğimiz hediyeler arasında kitapların birinci sırayı alması dileğiyle…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat