MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
CEVABINI BULAMADIĞIM SORU
Cihangir TÜRKMEN
YAZARLAR
17 Ocak 2017 Salı

CEVABINI BULAMADIĞIM SORU

Deniz Baykal ve MHP’li on milletvekilinin evlerine kamera ve böcekler niçin yerleştirildi? Yeni açıklanan polis fezlekesine göre FETÖ elemanı görevli polisler bu kaset kayıtlarını önce Gülen’e izlettirmişler. Dini bütün Gülen Efendi kasetleri izlemiş ve büyük bir zevkle “Yayınlayın” demiş. Sonra AKP’li yetkililer tarafından seyredildiği rivayeti var ama burası konumuz dışı. Hatırlatmak için yazayım kasetler Nisan 2011’de internete düştü ve seçimler ise 12 Haziran’da idi.
Bu seçimde FETÖ’nün has savunucusu ve AKP’nin baş kurucularından Bülent Arınç’ın ifadesiyle “Civanım delikanlı” Sn. Erdoğan ve AKP kritik bir seçime giriyordu. Sn. Erdoğan seçmenden anayasayı doğrudan değiştirebilmek için 400 milletvekili istiyordu. Kuvvetli rakibi de Milliyetçi Hareket Partisi’ydi. Hükümetin “Terör örgütü başı ile görüşmüyoruz, görüşen alçaktır.” demesine rağmen görüşüldüğü anlaşılmış ve milletin içine bir kurt düşmüştü. 2009’da Habur’dan törenlerle yurda alınan 34 PKK’lı terörist rezaletinin yaşanmasına rağmen çözüm süreci devam ediyordu. Seçmen MHP’nin söylediklerini haklı bulunmaya başlamıştı. Mutlaka MHP ve MHP’lilerin itibarsızlaştırılması gerekiyordu. Bu seçim o zamanki masum adıyla Cemaat ve AKP ortaklığı varlık yokluk imtihanındaydı.
Şimdi burada biraz soru soralım ve cevap verelim hep beraber.
Kasetler karşılığında FETÖ ne para ne de başka bir şey istiyordu. Peki, ne istiyordu? AKP’nin seçimde tek başına iktidar olmasını hatta Meclis’te anayasayı değiştirecek sayısal çoğunluğu elde etmesini istiyordu. 2007 anayasa maddelerinin değiştirilerek Cumhurbaşkanı’nın halk tarafından seçilmesine dair referandumda seçmene “İmkân olsa mezardakileri bile kaldırarak ‘evet’ oyu kullandırmak lazım” çağrısında bulunan FETÖ görevini layıkıyla taçlandırmak istiyordu.
Niye Gülen Efendi bu kadar AKP’nin anayasayı değiştirmesini ve başkanlık sistemini istiyordu? Bu sorunun cevabını tüm Türkiye iyi biliyor. Amerika Birleşik Devletleri yani bugünlerde hükümetin ağzının dolusuyla kalayladığı ABD, BOP kapsamında ve ılımlı İslam Projesi bağlamında öyle istiyordu.
Peki, o tarihte ABD ve onun maşası FETÖ’nün başkan adayı kimdi? Kim başkan olacaktı? Favori başkan adayı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’dı. Karşısına MHP’nin önerdiği adayda dindar formatta ama Sn. Erdoğan’ın enerjisi ve ismiyle mücadele edemeyecek yapıdaydı. Zaten ABD tarafından fonlanan veya fonlanmayan medya Sn. Erdoğan’ın yanındaydı. MHP ve CHP’nin adayı adeta Sn. Erdoğan’ı seçin mesajı gibiydi.
Sonra iktidar mücadelesi yüzünden aralar bozuldu ve kardeşler düşman oldu.
Bir soru daha: 15 Temmuz Türk Devleti’ni ele geçirme darbesi başarıya ulaşsaydı ne olacaktı? Başarılı olsalar kim Başbakan, kim Cumhurbaşkanı olacaktı? Örgüt başı hemen Türkiye’ye gelmezdi kabul. Anayasal değişiklikler yapılıp kâinat imamı FETÖ’ye bir paye hazırlandıktan sonra gelirdi. Ancak kimin devlet başkanı olacağı biz faniler tarafından halen bilinmiyor.
Vaziyet böyleyken yani AKP ağzına almaktan çekinip başkanlıktan vazgeçmiş görünürken, ABD bu mevzuyu dillendirmezken, FETÖ siyasetçi, yüksek bürokrat vb. kriptolarını muhafaza derdindeyken bu başkanlık işi niye tekrar ortaya çıktı?
Ülkenin sınırları güvensizken, yüzlerce vatandaş ve asker – polis terörün hedefi olmuş ve şehit olmuşken, Kıbrıs görüşmeleri en civcivli safhasındayken, Ege’de 17 ada ve onlarca kayalık işgal edilmişken dört ay önce Başkanlık isteyenlere her türlü hakareti yapan Sn. Devlet Bahçeli neden başkanlık meselesini gündeme getirdi?
PKK’nın çözüm sürecinin yürümesi için dayattığı 15 Temmuz 2014 yılında çıkarılan ve 16 Temmuz’da yayınlanan 6551 sayılı çerçeve kanun halen yürürlükteyken. Bu kanunun 4 maddesinin 2. Fıkrası bu çalışmaları yapanların yargılanamayacağı hükmünü taşıyorken, çözüm sürecinin tekrar gündeme getirilebilmesi için gerekli alt yapı mevcutken ve itinayla korunmaktayken, iddiaya göre AKP’li bazı açılımcılar HDP ile görüşmelere devam ederken bu başkanlık meselesi niçin canlandırılmıştır?
Devlet Bahçeli şöyle deseydi çok iyi anlar ve desteklerdim. “Türkiye Sn. Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi zor günler geçiriyor. Ülke bölünme ve Sevr tehdidi altında. Ekonomi konusunda Hükümet haklı olarak durumumuzu tam söyleyemiyor ama bizi nelerin beklediğini görüyoruz. Bu şartlar altında bize yavru muhalefet bile deseler devletin bekası çerçevesinde ülke düzlüğe çıkıncaya kadar AKP’ye destek vereceğim. OHAL çıkarabilirsiniz, seçimi bile erteleyebilirsiniz, hatta biz garanti veriyoruz bugüne kadar sizi protesto etmedik bundan sonra da aç kalsak da zinhar ağzımızı açmayacağız.”

Evet, bunları deseydi ne olurdu?
Halen vatandaşlarımızın çoğu seferberlik görmüş neslin çocukları. Vatanseverlik duyguları çok kuvvetli bir nesilden bahsediyoruz. Bu nesil bağrına taş basar yine Sn. Devlet Bahçeli’yi mazur görebilirdi.
Hilal Bengisu Karaca bile Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin aynı anda yapılacak olmasına karşı çıkıyor ve tek adamlık görüntüsünün giderilebilmesi için iki seçimin ayrı zamanlarda yapılmasının uygun olduğunu söylüyor. Bunu en sağlam AKP destekçisi bir gazete yazarı görüyor ve söylüyor ama MHP’li müzakereci ile taslağı tek değerlendirici konumundaki Sn. Devlet Bahçeli göremiyor.
AKP sıkıştıkça destek verildi zaten. Ama anlayamıyorum kimin, niye istediği belli olan başkanlık sistemini Sn. Bahçeli niçin istiyor?

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat