MENÜ
Ankara -3°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÇOCUK HAKLARI
Seda TOLMAÇ
YAZARLAR
23 Kasım 2021 Salı

ÇOCUK HAKLARI

Birleşmiş Milletler’in(BM), 20 Kasım 1989’da kabul ettiği Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye göre, tüm dünyada 20 Kasım günü, o tarihten bugüne “Çocuk Hakları Günü” olarak kutlanıyor.

193 ülkenin imzalayıcısı olduğu Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye göre, dünya üzerindeki tüm çocukların hakları; cinsiyetlerine, etnik kökenlerine ve dinlerine bakılmaksızın korunur. 

“Çocukların yaşama, barınma, sağlık ve eğitim gibi temel alanlarda ve fiziksel, psikolojik ya da cinsel sömürü gibi durumlara karşın korunmaları üzere doğuştan sahip oldukları haklar” olarak tanımlanan çocuk haklarını korumayı amaçlayan sözleşme, taraf devletlerin yükümlülüklere uymak üzere anlaştıkları bildirgedir. Şüphesiz çocuk hakları, insan haklarından farklı değildir. Her çocuğun yaşama ve gelişme hakkı, bir isme ve vatandaşlığa sahip olma hakkı, sağlık hizmetlerinden faydalanabilme hakkı, eğitim hakkı, insani şartlarda yaşam hakkı, istismar ve ihmalden korunma hakkı, ekonomik sömürüden korunma hakkı (çocuk işçiler), uyuşturucu bağımlılığından korunma hakkı ve düşünce özgürlüğü hakkı vardır. Bu hakların korunması, geleceğin teminatı olan çocukların mutlu, huzurlu bir yaşam sürmeleri ve ülkelerin geleceği açısından oldukça önemlidir. 

Her ülkede olduğu gibi Türkiye’de de çocuk haklarının korunmasına yönelik çalışmalar mevcut olduğu gibi, bu konuda eksiklikler de vardır. 

Veri Kaynağı platformunun Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), Adalet Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı’na dayandırdığı bilgiye göre, çocuk evlilikleri, çocuk işçiliği, çocukların cinsel istismarı, tam anlamıyla önlenebilmiş değildir. 

Maalesef 2020 yılında, her bin evlilikten 27’si kız çocukları, biri de erkek çocukları ile yapılmaktadır. Aynı verilere göre, her 100 kız çocuğundan yedisinin ilkokula gidemediği ifade edilmektedir. Daha önceki yazılarımda da sıklıkla dile getirdiğim gibi kız çocukları erkek çocuklarına göre evliliğe daha çok yönlendirilmektedir. Eğitimden mahrum kalan, eşit ve adil bir eğitime erişemeyen kız çocukları, maalesef çocukluklarını yaşayamadan “evlilik” ile tanışmak zorunda kalmaktadır. Yeri okul olan, bir meslek sahibi olması gereken ve kendi ekonomik özgürlüklerini elde etmek için mücadele etmesi gereken kız çocukları, evlilikle bir erkeğe bağlı ve bağımlı hale gelmektedir. 

Yine aynı verilere göre, çocukların cinsel istismar, iş gücüne katılımı ve suça sürüklenme oranı oldukça fazladır. 2020 yılında 17 bin 948 suçtan çocukların cinsel istismarı hakkında dava açıldı. Öte yandan 5-17 yaş arası 100 çocuktan 4,4’ü iş gücüne katıldı ve her yüz bin çocuktan bin 321’i suça sürüklendi. 

Bu tablo oldukça üzücü çünkü dünya üzerinde tek bir çocuk dahi cinsel istismara, ekonomik sömürüye(çocuk işçiler) maruz kalmamalı, eğitimden mahrum edilmemelidir. Dünyada tek bir çocuğun bile açlıkla karşı karşıya kalması, eğitimden, temel ihtiyaçlarından mahrum edilmesi, ihmal ve istismara uğraması, insanlık adına utanç vericidir. 

Bir çocuğun haklarının korunamaması demek, kültürün yok olması demektir. Yani çocuk haklarını koruyamayan toplumların kültürünü devam ettirmesi, ilerlemesi ve gelişmesi maalesef mümkün değildir. Bu nedenle her toplumda çocuk haklarının korunmasına ve dünya üzerinde hiçbir çocuğun haklarından mahrum kalmamasına ihtiyaç vardır. 

Çocukların her daim mutlu ve huzurlu yaşadığı bir dünya özlemiyle…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ticari Hayat