MENÜ
Ankara 13°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÇOĞUMUZ BÜYÜK BİR KAYGININ İÇİNDEYİZ
Seda TOLMAÇ
YAZARLAR
1 Nisan 2019 Pazartesi

ÇOĞUMUZ BÜYÜK BİR KAYGININ İÇİNDEYİZ

Kaygı, Türk Dil Kurumu’na göre, "üzüntü, endişe duyulan düşünce" olarak tanımlanıyor. Tabii, bu tanımlamayı genişlettiğimizde kaygının bu kadar basit bir anlam ifade etmediğini, ruhsal bozukluğun bir belirtisi olma durumuna kadar gidebildiğini söyleyebiliriz. Kaygı dediğimiz durum, kişinin bir olay karşısında "Kötü bir şey olacak" hissine kapılmasıdır. Bu hisse kapılan insan da sürekli bir korku ve endişe halindedir. Yaşanan bu durumun artması, korkunun ve endişenin kontrol edilemez hale gelmesi de kaygı bozukluğunun belirtileridir.

Son yıllarda özellikle yaşıtım gençlere ve benim yaşıma çok da uzak olmayan bireylere baktığımda, herkes de büyük bir endişe görüyorum. Özellikle üniversiteden yeni mezun olan veya bunun da öncesinde üniversite sınavına hazırlanarak hayal ettiği okula/bölüme girmek isteyen kişilerde yoğun bir ‘endişe’ söz konusu.

Çünkü, -ben de dahil- gençler, nasıl bir geleceğin kendilerini beklediğini bilmiyor, seçimlerini nasıl ve neye göre yapacaklarını kestiremiyor. Bana göre bu durumun en büyük nedeni, gençlerin hayallerini gerçekleştirebileceği ortama güvenmemeleri. Bu yazdıklarımı örnek vererek açıklarsam daha iyi olacak belki; Çoğumuz, küçük yaşlardan itibaren sayılı okullar arasında yerimizi alarak; o okulların birinde eğitim almak, iyi bir meslek sahibi olmak, sahip olduğumuz meslekte büyük başarılar elde etmek ve böylelikle rahat, konforlu bir hayat yaşamak üzere yetiştirildik. Bunun için de elimizden geleni yapıp onlarca sınava girdik. En iyi okulları kazanmak için uğraştık. Sadece biz değil elbet, ailemizde elinden geleni yaptı, maddi-manevi her türlü imkânı bize sunarak bizlerin kendimize ‘iyi bir gelecek’ inşa etmemize zemin hazırlamaya çalıştı. Biz de, imkanlarımıza göre elimizden geleni yaptık, çalıştık, okuduk ve sonra okulumuzu bitirdik. Ardından iş hayatı çıktı karşımıza ve işte bence son yıllarda gençlerde artan kaygı da bu noktada başladı. Çünkü, hayal ettiğimiz mesleği yapmaya çalışırken ve yeteneklerimizi bir bir göstermek için mücadele verirken, aslında hiçbir yeteneği olmayan, sırf "birilerinin tanıdığı" olan insanların bizim yıllarca yapmak için emek verdiğimiz meslekte yer almaya başladığını gördük. Liyakatsizliğin prim yaptığını, insanların iş yapmak yerine "nasıl daha çok para kazanırım" düşüncesiyle hareket ettiğini ve tüm bu durumun ‘ahlak’ denilen kavramı ayaklar altına aldığını gördük.

Dürüst, çalışkan insanın daha çok ezildiğini, kalıba göre şekil alanların ise, el üstünde tutulduğunu gördük. Eğitim alanın, iş yapanın değil de, nabza göre şerbet verenin rahatlık ve bolluk içinde yaşadığını fark ettik. Sadece bu da değil gördüklerimiz; başarılı, yetenekli insanların haklarının verilmediği veya yeteneklerinin altında işlerde çalışmaya mecbur bırakıldıklarını gördük. Ve tüm bu yaşananlar, özellikle son yılların gençliğini büyük bir endişeye soktu. Yani, bugünün 20’li yaşları, gelecek kaygısı yaşayan bireylere dönüştü. Hal böyle olunca, üniversite okuma çağına gelen bireyler, (imkânı varsa) okumak için yurt dışını tercih etmeye başladı. Türkiye’de eğitim alan ve imkânı olan gençler ise, eğitimlerini tamamladıktan sonra yurt dışına gitmeye başladı, çünkü yeteneklerinin gittikleri ülkede daha çok değer göreceğini düşündüler.

Bugünkü gençlerin –ben dahil- durumu bu iken 30’larındaki 40’larındaki ve hatta 70’lerindeki kişilerin durumu farklı mı? Bana göre, bugün hayat mücadelesine yeni başlayan gençler, bu mücadeleyi yarılayan bireyler, hatta "unumu eledim, eleğimi astım" diyenler de bile büyük bir kaygının var olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Çünkü, az önce ‘gençlerin yaşadığı kaygılar’ şeklinde yazıya döktüğüm ne varsa, aslında bugün içinde bulunduğumuz toplumun tamamını kapsayan durumlar değil mi?

Ve maalesef başta bahsettiğim gibi gençler arasında var olan bu kaygı durumunun, aslında toplumun tüm bireylerine sirayet ettiği çok açık…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat