MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
DÜNYA'YI OLUMLU ETKİLEYENLER
R.Bülend KIRMACI
YAZARLAR
17 Temmuz 2019 Çarşamba

DÜNYA'YI OLUMLU ETKİLEYENLER

Ipsos Mori araştırma şirketinin bir çalışması 2017 Haziranında yayınlandı. 25 ülkede, 18 bin denek üzerinde yapılan çalışmaya göre, “Dünya’da hakkında olumlu izlenim olan ülkeler” sıralandı. Buna göre ABD % 40 ile % 35 oranındaki Rusya’yı geçerken, % 49 oranıyla Çin’in gerisinde kaldı. Bir önceki yılki araştırmaya göre ABD yüzde yirmi dört puan kaybederken, ilk sırayı % 81 ile Kanada aldı. Kanada’yı Avusturalya (79) ve Almanya (67) izledi… Sıralamada yüzde olarak; Fransa 59, İngiltere 57, Hindistan 53 puanla, Çin, ABD ve Rusya’yı geride bırakan ülkeler oldular. Önemli midir? Önemlidir! On sekiz bin insan, hiçbir çıkarı olmadan, söz konusu araştırmaya katıldı ve gayet rahat bir şekilde görüşlerini beyan ettiler. Dünyayı olumlu etkilemek az şey değildir. Hemen her ülke yönetimi veya toplumu bu kıvamda olmak, böyle anılmak ister. 

Pasaportların gücü!

Çünkü bu pasaportlarınızın geçerliği kadar, turizm açısından da tercih edilebilirliğinizi kanıtlar. Bu skor açısından yüksek düzeyi tutturan ülkeler, fuar, sergi, konferans, toplantı bakımından da tercih edilen ülkeler olacak dahası kimi uluslararası sorunların çözümünde hakemlik müessesinin adayları olarak da anılabilecektir. Dünya’yı olumlu anlamda etkileyen ülkeler sıralamasında İsrail’in % 32, İran’ın % 21 puan almış olmaları ise bir başka olguyu gözler önüne sermektedir… Dikkat edilirse bu ülkelerin birbirleriyle olduğu kadar “diğer” ülkelerle de haklı-haksız sorunları vardır ve zamanla savaşma adayı olarak anılmaktadırlar. Bu durum deyim yerindeyse her iki ülkeyi de ayağından çekmekte ve dünyadaki prestijlerini içten içe olumsuz etkilemektedir. Buradan çıkaracağımız bir sonuç küresel düzeyde saygınlığın iç ve dış barışa olan katkıyla doğru orantılı bir algılamaya konu olabildiğidir... Dediğim gibi burada öznel tercihlerin nesnel bir analizi yapılmaktadır.

Dünya Bankası ve Çin

Tabii yalnız ülkeler temelinde değil uluslararası kurumlar düzleminde de o kurumların dünyanın gözündeki değerleri önemlidir. Sonuçta bu değerlendirme de aynı araştırmanın içinden yansımakta, yani on sekiz bin insanın tercih durumları ile bir sıralama ve yüzdeler belirmektedir. Bu bağlamda örneğin Birleşmiş Milletler, bir önceki yıldaki ankete göre 9 puan kaybederek % 64 ile dünyada olumlu yeri olan bir kurum olarak tanımlanırken, 7’şer puan kaybeden Dünya Bankası % 51 ve IMF % 49 puan alabilmişlerdir. Her koşulda Dünya Bankasının ve Uluslararası Para Fonu’nun (IMF), dünyayı olumlu etkileme veya bir başka deyimle küresel saygınlık açısından bu skorlarla, Çin ve ABD’den daha iyi bir derecede oldukları söylenebilir. Tabii yaşamın pratiğinde bu durum aynı zamanda çok “su kaldıran bir pilava” benzetilebilir. 

Hayatın pratiği

Çin’in, Afrika ve Asya’nın gelişen veya görece bakir ülkelerinde Birleşmiş Milletler Kalkınma Teşkilatından, UNDP’den bile çok daha mobilize olabildiği, IMF’nin adını duymayan, Dünya Bankası ile tanışmayan kimi yörelerde yatırım ve ticari ilişkileri çok daha esnek ve kestirme olarak geliştirebildiği bir vakıadır. Belki aynı şey Birleşik Devletlerin iş adamları için de geçerli bir pratik olarak söylenebilir. Demem o ki, ortada bir araştırma vardır, büyük ölçüde geçerlidir ama hayatın tüm doğrularını eksiksiz ifade ettiğini iddia etmek, eksik bir yaklaşım olabilir.

Prestij Para Demek

Şurası kesindir ki, dünyayı olumlu etkileyen ülkeler yalnız olimpiyat düzenlemeyi kazanma veya milletlerarası kongre turizminde daha büyük avantajlar elde etme konusunda değil aynı zamanda ticari konularda da avantaj sağlar hale gelmektedirler. Ticarette en önemli hadise “güven” ise, sermayenin, yatırımın, güvenilir illere kayması, güvenilir ellerde yoğunlaşmasına oranla daha olasıdır. 2015 yılında yapılan bir araştırmaya göre, güvenilirlik katsayısı yüksek ülkeler yatırım açısından da daha cazip ülkelerdir. Bu ülkeler barışın ve refahın vasatında aynı zamanda kültürde, sanatta, akademik yaşamda da kendilerini güçlendirmiş bir başka deyişle yumuşak güçlerini en etkin kullanır hale gelmiş ülkelerdir. İşte “güvenilirlerini” yumuşak güçlerini geliştirmekle pekiştirmiş ülkeler, entelektüel varlıklarını yüzde bir geliştirmelerinin karşılığında ihracatlarında binde sekiz puanlık bir artışı elde etmektedirler. 

Saygınlık artarsa ihracat da artıyor

Bu ticari ambargo ve kısıtlamalar altındaki toplumların yönetimlerine de ilham vermesi gereken bir olgudur ve değiştiremediği koşullar içinde değişimi kendi bünyesinden başlatmak için eldeki malzemenin işlenmesi gereğine işaret eden bir pratiktir. Yani siz her türlü olumsuzluğa, hammadde kıtlığına, üretim yetersizliğine karşılık eğer entelektüel sermayenizi yükseltebilirseniz, dünya ticaretinden aldığınız pay tedricen artabilecektir. Tabii söz konusu payı maksimize etmenin kalıcı yolu, geçerli bir üretim seferberliği ile yumuşak gücün eş zamanlı olarak yükseltilmesinden geçeceği tartışmadan vareste bir konu olsa gerekir. 

1 puan saygı yarım puan ihracat!

Elbette ticari ilişkiler tek yanlı değil en az iki ve daha fazla tarafı olan ilişkilerdir. Bu noktada eşit “kalite ve fiyat performansları” arasından -satın alma tercihlerinin belirmesinde-  örneğin bir satıcı tarafın arkasındaki marka veya ülke saygınlığındaki 1 puanlık artışın, karşısındaki muhatap alıcılarla olan ticaretinde yarım puanlık bir hacim genişlemesi sağladığı bilinmektedir. Daha iyi pazarlaması olan mutlaka daha çok satan değildir ama daha çok satanın mutlaka pazarlamasını geliştirmiş olması beklenir. İşte dünyada saygınlığı olan ve ticaret dışı ilişkilerini etkili değerlendiren ülkeler ve o ülkelerin şirketleri, küresel ticaret pazarlarını ve pazardaki paylarını genişletme ve derinleştirme olanağına daha fazla sahip olan ülkelerdir. 

Yarış eşitsiz ama…

Tabii “Dünyayı olumlu etkileme” bir güç meselesi. Her ülke yarışa eşit başlamıyor. Son yüzyılda Avrupa’da ücretler ve konut olanaklarının olumlu seyrettiği ekonomiler olduğu gibi ta uzaklarda Tanzanya ve Gine’de bırakın yumuşak güçleri harekete geçirmeyi, halen sefaletle uğraşılıyor… Fakat ülkelerin kendi vatandaşları da zaten hayat yarışına eşit başlamıyor; Batı ülkelerinde en zenginler en yoksullara göre kendilerini 4 kat daha fazla güvende hissediyor. Demek ki o ülkelerde kendi vatandaşlarını olumluluk veya olumsuzluk anlamında farklı etkiliyor. Hem dünya düzleminde hem de ülkeler ölçeğinde gelir, geçim, eğitim, sağlık, ulaşım bakımından imkanların erişebilirliğinde eşitliği, mal ve hizmetlerin kalitesinde güvenilirliği artırmak zorundayız. Öyle ki ülkeler dünyayı ve de kendi vatandaşlarını daha olumlu etkilesin ve onların gözünde daha saygın bir yer edinsin.

Yetenekler, Değerler… 

Bu amaçla, yani bırakın dünyayı, ülkeleri, insan yaşamını daha olumlu etkilemek amacıyla; takım oyunu oynayabilen, yeteneklerine göre yaşamın içinde yer alabilen, yeni mesleklere yönelebilen, organize olmuş kurumlarda öğrenmeye açık yeteneklerin en iyi değerlendirildiği alt ve üst sistemlere gereksinmemiz bulunmaktadır. Bu sistemlere bir de etik değerler yükledik mi, gerçekten tadından yenmez! Konvansiyonel büyük ve seri imalatın yanı sıra, 3D yayıncılık, robot teknolojisi, nano-teknoloji, biyo-teknoloji, akıllı sistemler periferinde yeni gelişen çalışma birimleri ve biçimlerinde yetenekli çalışanların ve ahlaki değerlerin geçerli olması, hem kendi küçük dünyalarımızın anlamlanmasına hem de bir parçası olduğumuz büyük yerküredeki devletler ve şirketler arası ilişkilerin zenginleşmesine katkı sağlayacaktır… 

Ekmek ve Emek

Bu öte yandan, herkes için ekmek ve herkesten gücü oranında emek demektir… Bu, insancıl, çağcıl, hakça bir dünya düzenine erişilmesi için en sağlam dayanak ve en güvenli limanlar demektir. Dünyaya değer katmak, dünyayı olumlu etkilemek ve nihayet saygınlık kazanmak için, önce emekle, bilimle insan yaşamına anlam kazandırmak, o arada toplumsal değerlere saygınlık atfetmek gerekir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat