MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ENFLASYON, DÖVİZ VE FAİZ
Bünyamin ALTINTAŞ
YAZARLAR
11 Eylül 2021 Cumartesi

ENFLASYON, DÖVİZ VE FAİZ

Ağustos ayı enflasyon rakamlarının beklentilerin üzerinde çıkması beraberinde faiz ve döviz tartışmalarını da alevlendirdi. Ağustos ayı tüketici enflasyonu, yüzde 19 olan politika faizinin üzerine çıkması, yılın üçüncü çeyreğinde faiz indirimine gitmeyi hedefleyen Merkez Bankası’nı zor durumda bıraktı.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu bir süre önce enflasyon rakamlarının üzerinde politika faizi uygulanacağını söylemişti. Ancak enflasyonun politika faiz oranını aşması ile birlikte Kavcıoğlu söylem değiştirdi.

Kavcıoğlu, politika faizinin belirlenmesinde tüketici enflasyonu değil, 200 baz puan daha düşük olan çekirdek enflasyonun dikkate alınacağını ifade etti. Kavcıoğlu’nun bu yöndeki açıklamalarının ardından TL yüzde 1.5’e yakın değer yitirdi ve döviz kurlarında yukarı doğru hareketlenme başladı.Çekirdek enflasyon, gıda ve enerji gibi Merkez Bankası tarafından doğrudan kontrol edilemeyen kalemlerin manşet enflasyondan çıkarılmasıyla elde ediliyor.

Merkez bankalarının performanslarını daha iyi değerlendirebilmelerine ve manşet enflasyondaki kalıcı trendleri görebilmelerine yardımcı oluyor. Ancak bu durum merkez bankalarının çekirdek enflasyonu hedeflemesi anlamına gelmiyor. Merkez bankasının görevi de fiyat istikrarını sağlamak sureti ile satın alma gücünü koruyabilmek olduğundan manşet enflasyonun hedeflenmesi daha uygun görülüyor.

Kavcıoğlu’nun bu açıklamalarını daha ziyade siyasi baskılarla faiz indirimine zorlanan bir merkez bankasının çekirdek enflasyonda gözlenen düşüşü öne sürerek faiz indirimine “bahane araması” olarak yorumlayabiliriz. Bu noktada baskılara dayanamayan Merkez Bankası’nın çekirdek enflasyonu öne sürerek üçüncü çeyrekte faiz indirimine gideceğini söylemek kahinlik olmasa gerek. Peki olası faiz indiriminde ne gibi sorunlarla karşılaşabiliriz. Öncelikle döviz kurlarının buna tepki vereceğini ve TL’nin hızla değer kaybedebileceği anlaşılıyor.

Sadece faiz indirimi söylemi bile doları yukarı doğru çektiğine göre, bunun fiilen hayata geçmesi durumunda doların nerelere varacağını şimdiden kestirmek güç.

Bu arada hükümetin açıkladığı orta vadeli programda ortaya koyduğu hedefler ile Merkez Bankası’nın hedefleri arasında da farklılıklar var. Örneğin hükümetin yüzde 16.2 olarak tahmin ettiği yıl sonu enflasyonu Merkez Bankası’nın tahminine göre yüzde 14.1. Yine hükümetin yıl sonu dolar tahmini 8.30 TL. Merkez Bankası’nın dolar tahmini ise 8.94 düzeyinde. Bu rakamlar bile hükümet ile Merkez Bankası arasında görüş ayrılıklarının bulunduğunu gösteriyor.

Ekonomi yönetiminin ikna edici olmaktan uzak, makroekonomik temelleri zayıf bir politika izlediğine, ekonomi yönetiminde çok başlılığın iyiden iyiye hissedildiğine şahit oluyoruz. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından açıklanan 3 Eylül haftasına ait para banka verilerine göre, yurt içi yerleşiklerin döviz mevduatının 1 milyar 922 milyon dolar artış göstermesi ve rekor tazelemesi, TL’ye güvenin zayıfladığını ve ekonomi yönetimine güvensizliğin de en önemli göstergesi.

Dolar yıl sonunda kaç TL olacak? Yüksek faiz devam edecek mi? Politika faizinde indirim yapılacak mı? Enflasyon yükselmeye devam edecek mi?

Şimdi herkes bu soruların cevaplarını arıyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat