MENÜ
Ankara -2°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
GARİP BİR SÖMÜRGE: HONG KONG
Oğuzhan SARI
YAZARLAR
16 Kasım 2019 Cumartesi

GARİP BİR SÖMÜRGE: HONG KONG

Son dönemlerde dünyanın çeşitli bölgelerinde protesto gösterileri gündemi oldukça meşgul eder durumda. Avrupa’da İspanya ve Fransa gibi ülkelerde, Güney Amerika’da Bolivya, Orta Doğu’da Irak ve Lübnan’da protestolar çeşitli nedenlerden dolayı tezahür ediyor. 

Asya’da ise Hong Kong’da buna benzer protesto gösterileri  uzun zamandır sürüyor. Peki Hong Kong’da süren bu gösterilerin sebebi nedir, geçmişle nasıl bir bağlantısı vardır? Dilerseniz biraz bundan bahsedelim.

Buradaki protesto gösterilerinin sebebini anlamak için biraz geçmişe gitmenin faydalı olacağının kanaatindeyim. 

Hong Kong daha çok gökdelenlerle, sahip olduğu milyarleriyle, ticaret merkezi olmasıyla gözümüzün önüne geliyor. Bu ticaret merkezi bir zamanlar dönemim süper gücü İngiltere’nin sömürgesi idi. O dönemlerde sanayi devrimini gerçekleştiren ve kilometrelerce ötelerde sömürgeler yaratmaya çalışan her emperyalist devlet gibi İngiltere de bu yarışın içinde ve hatta en ön safında idi belki de. Hong Kong coğrafi konumu itibariyle de İngiltere’nin Asya’ya açılan kapısı konumunda idi. Hong Kong o dönemlerde İngiltere ile Çin arasında hep bir çekişme noktası olmuştur. Çin ile İngiltere arasında Hong Kong için 1. ve 2. Afyon savaşları diye adlandırılan 2 savaş oluyor ve sonuç olarak bu bölge İngiltere’ye teslim edilmek zorunda kalıyor. Bu, Hong Kong için ilk önemli olay diyebiliriz. O dönemlerde sömürüye karşı ciddi olabilecek protestolar yahut ayaklanmalar olmuyor. İkinci önemli olay ise Çin devrimidir. Çin’de gerçekleşen devrimle birlikte bir anlamda komunizm iktidar olunca Çin’deki bazı zenginler bu özel bölgeye geliyor ve zenginlerin sayısı  otomatik olarak artmış oluyor. 

Geçmiş yıllarda İngiliz sömürüsüne karşı ciddi anlamda  bir başkaldırı olmayan Hong Kong’da takvimler 1967 yılını gösterdiğinde ciddi sayılabilecek protestolar oluyor ancak İngilizler sert bir biçimde bastırıyor bu ayaklanmaları. Bu olaylardan sonra siyaset de bastırılanca bu bölgede hem işgücü, hem serbest piyasa ekonomisi hem de coğrafi konumu dolayısıyla ticaret daha da gelişmeye başlıyor. 

Hong Khong, alışılagelmişin dışında bir sömürü desek yanlış olmaz. Çünkü sömürülen bölgenin bu denli zenginleşmesi alışılmış bir durum değildir.  

1980’lerde İngiltere, Çin ile Hong Kong’un kendisinde kalmasının 50 yıl uzatılması konusunda gizli görüşmeler yapıyor. Ancak Çin bu duruma kesin olarak karşı çıkınca Hong Khon ekonomisinde bir kriz yaşanıyor. Nihayetinde 1997 yılında İngiltere ile Çin bu parlak, paylaşılamayan ticaret bölgesi için anlaşıyor.  Anlaşmaya göre de 1997 yılından itibaren 50 yılı kapsayan süre zarfında Çin, Hong Khong’a özel yönetim bölgesi statüsü veriyor. Yani Hong Kong artık bir özerk bölge oluyor. Dolayısıyla idari, hukuki, ekonomik olarak kendi kararlarını alma yetkisi kazanıyor. 

Bugün gündem olan protestoların arka planında da bu gelgitli durum var diyebiliriz. 

Zira protestoların fitilini ateşleyen olan Hong Kong’lu bir suçlunun Taivan’a iadesinin istenmesi. Bu durum tek başına, sadece kendini ilgilendiren bir durum değil tabi. Daha doğrusu zaten daha önce benzeri vakalar için görüşülen tasarısı Hong Khong meclisinde görüşülüyor ve sonuç olarak onaylanmıyor.  Bu iadenin olması ise aslında Meclis’ten geçmemiş, Hong Khong tarafından kabul görmeyen bir olay.  

Aynı zamanda değişen dünya siyasetinde Çin’in politikasında Hong Kong konumu ve durumu itibariyle önemli bir yer tutuyor.  Çin’in Hong Kong üzerinde egemenlik kurmaya çalışma çabaları da süregelen ve gelişen protestolara baktığımızda bu bölgenin çok daha fazla çatışma durumlarına gebe olacağını gösteriyor.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat