MENÜ
Ankara -2°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HALKI CİDDİ ANLAMDA YANILTACAK MARKALAR TESCİL EDİLEMEZLER
Av. Zeynep YETİŞGİN
YAZARLAR
15 Kasım 2019 Cuma

HALKI CİDDİ ANLAMDA YANILTACAK MARKALAR TESCİL EDİLEMEZLER

Markalar konusu Türk Hukukunda yeni bir düzenleme ile Sınai Mülkiyet Kanunu ile düzenlenmiştir. Marka hakkı sahibi kanundaki haklarından yararlanarak kendi markasını 10 yıl süre ile –bu süre yenilenebilir- tescil ettirebilmektedir. Ancak her marka tescil ettirilememektedir. 

Kanun bazı durumlarda tüketiciyi korumak ve tüketici gözünde yanılgı oluşmasını engellemek için bazı markaların tesciline izin vermemektedir. 

Bu bağlamda Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 5. Maddesinde mal ve hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak markalar ilgili mal veya hizmetlerin tek başına tescil edilemeyeceği düzenlenmiştir. Kanunun buradaki amacı esas olarak tüketiciyi korumaktır. Zira tüketici markayı ilk gördüğü zaman o mal veya hizmetle ilgili zihninde bir algı oluşacaktır. Eğer markadan kaynaklı olarak oluşturulan bu algı, tüketiciyi o mal veya hizmet konusunda yanılgıya düşürecek ise bu durumda o marka hukuk sistemimizde tescil ettirilemeyecektir. 

Halkı yanıltacak markaların tespit edilmesinde tüketiciler bakımından inceleme yapılması gerekmektedir. Tüketiciler belirli markaların belirli coğrafyalarda çok daha yüksek kalite ile üretildiğini düşünebilirler. Bir başka ifadeyle emtia ile coğrafi yer adının birbiri ile özdeşleşmemesi kimi zaman halkı yanıltabilmektedir. Örneğin Türkiye’de üretilen çikolata ürünü için “Belçika” markasının verilmesini kanun engellemektedir. Zira bu çikolata Türkiye’de üretilmekte ancak “Belçika” markası ile halka sunulduğunda, Belçika’da üretildiği ve Belçika kalitesi ile üretildiği algısını yaratmaktadır. Aynı şekilde Alman Mahkemesi bir kararında Almanya’da üretilen peynirlerin “Erzincan Peyniri” markası ile satılmasını yanıltıcı marka olarak kabul etmiştir. 

Buradaki önemli husus markanın tüketiciyi yanıltmasında ciddi bir ihtimalin varlığıdır. Dolayısıyla “küçük bir ihtimalle tüketiciyi yanıltabilir” denilen markalar tescil engeli ile karşı karşıya kalmayacaktır. Örnek vermek gerekirse bir su parkı marka tescil talebinde bulunmuş ancak tescilini istediği markasının altına küçük harflerle “Türkiye’nin 1 numaralı su parkı” sloganını yazmıştır. Burada mahkeme asıl unsurun parkın adı olduğunu, esas unsurun altında yer alan “Türkiye’nin 1 numaralı su parkı” ifadesinin küçük harflerle yer aldığını belirtmiştir. Mahkeme bu ibarenin marka altında sunulan hizmetin niteliği ve kalitesi yönünde reklam içerdiğini, abartılı ama hoş görülebilir bir reklam olduğunu, tüketicilerin bu ibare nedeniyle yanılgıya düşmelerinin mümkün olmayacağını belirterek su parkı lehine karar vermiştir. 

Bir başka örnek vermek gerekirse içinde fındık olmadığı halde markanın içinde fındık kelimesinin geçmesi ve bu markanın yiyecek sınıfında kullanılması halkı yanıltabilmektedir.

Dolayısıyla halkı yanıltacak markalar konusunda her somut olayda ayrıca inceleme yapılması gerekmektedir. Bu bağlamda markanın güncel ve ciddi anlamda yanılgıya düşürüp düşürmediği incelenecek ve bu inceleme markanın hitap ettiği tüketici kitlesi dikkate alınarak yapılacaktır. Eğer bir mal veya hizmet, niteliği, kalitesi veya coğrafi işareti bakımından halkı yanıltacak nitelikte ise Türk Hukuku böyle bir markanın tescil edilmesine ve dolayısıyla Türk Hukukunda korunmasına izin vermeyecektir. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat