MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU
Av. Zeynep YETİŞGİN
YAZARLAR
29 Kasım 2019 Cuma

HATIR İÇİN YOLCU ALIMINDA ARAÇ İŞLETENİN SORUMLULUĞU

Trafik kazaları meydana geldiğinde ölen kişinin yakınlarının veya yaralanan kişinin maddi ve /veya manevi tazminat talebinde bulunma hakkı mevcuttur. Hukukumuzda tazminat miktarı belirlenirken hakim, olayın özelliklerini ve kusur durumunu değerlendirmektedir. Ancak hatır taşımacılığında araç işleten kişinin kusuru dikkate alınmamaktadır. Yani araç sahibi hatır için aldığı yolcuya karşı kusuru olmasa dahi sorumludur. Ancak hatır taşımacılığının varlığı tazminat miktarının belirlenmesinde önemlidir. Zira Yargıtay uygulamalarına bakıldığında hatır taşımacılığı tazminat bedelinde indirime sebebiyet verebilmektedir. Peki hatır taşımacılığı dediğimiz kavram nedir?

Hemen her gün hepimiz iyilik yapmak, nezaket göstermek gibi amaçlarla bir başkasını aracımıza alıyoruz. Buradaki amacımız her ne kadar iyi niyetli de olsa bilinmelidir ki herhangi bir kaza durumunda araç sahibi, aracına aldığı yolcuya karşı sorumlu olmaktadır. Ancak araç sahibinin hatır taşımacılığı ile aracına aldığı kişiye karşı sorumlu olabilmesi için taşımacılığın karşılıksız olması önemlidir. Yani araç sahibi, yolcu olarak aldığı kişiden maddi veya manevi herhangi bir karşılık almamış olmalıdır. Örneğin bir kişi İstanbul’a yolculuk yapacak ve aynı zamanda İstanbul’a gitmek isteyen arkadaşlarını aracına almışsa, arkadaşları ile aracın benzin parasını bölüştükleri zaman burada hatır taşımacılığından söz edilemeyecektir. Çünkü artık bu kişi ücret karşılığı taşıma yapmıştır. Ya da bir tamirciyi tadilat işini yapması için evinize aracınızla getirdiğinizde de burada hatır taşımacılığından söz edilemeyecektir çünkü burada da araç sahibinin menfaati vardır.

Araç sahibinin aldığı yolcu ile yakınlığı veya aile bağlarının olup olmadığı da önem taşımaktadır. Eğer araç sahibinin aldığı yolcu, araç sahibinin ailesiyse bu durumda manevi menfaat söz konusu olduğu için yine indirim yapılmayacağına ilişkin kararlar mevcuttur. Bu bağlamda örneğin bir kişinin aracına nişanlısını almasını mahkeme, ahlaki görevin ifası olarak değerlendirmiş ve hatır taşımacılığı olmadığına karar vermiştir. Bu durumda hatır taşımacılığı olmadığından araç sahibinin ödeyeceği tazminat konusunda indirim yapılmamıştır. 

Hatır taşımacılığının olduğu kabul edildiğinde ne kadar miktarda indirim yapılacağı hususu da somut olayın koşullarına göre değişmektedir. Bu husus da her olaya göre değişecek ve mahkeme tarafından değerlendirilecektir. Ancak bazı Yargıtay kararlarına bakıldığında hatır taşımacılığında araç sahibine ödettirilecek tazminatta %20 indirim yapılacağı belirlenmiştir. 

Ayrıca belirtilmelidir ki hatır taşımacılığı söz konusu olduğunda araç sahibinin ödeyeceği tazminat miktarında indirim olacağı konusunda bir zorunluluk yoktur. Bu husus mahkemenin takdirinde olmakla birlikte yolcunun kusurlu olup olmadığı da dikkate alınacaktır. Eğer yolcunun kaza yapılmasında kusuru varsa bu durumda araç sahibine ödenecek tazminattan indirim yapılacaktır. 

Bu noktada akla gelebilecek diğer bir soru ise sigorta şirketinin hatır taşıması sebebiyle sorumlu olup olmayacağıdır. Yargıtay’ın son kararlarına bakıldığında sigorta şirketinin sorumlu olacağı kabul edilmektedir. Ancak burada sigorta şirketi en fazla teminat limiti kadar sorumlu olacak; aşan kısım için araç sahibi sorumlu tutulacaktır.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat