MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
HUZURUN ADRESİ: DATÇA
Burcu ŞEN
YAZARLAR
22 Ağustos 2019 Perşembe

HUZURUN ADRESİ: DATÇA

Tanrılar sevdiği kullarını Datça’ya gönderir demiş eski Yunan filozofları… İşte ben de bu haftaki köşe yazımda böyle iddialı bir laf edilebilecek kadar güzel bir yer olan Datça’dan bahsedeceğim…Bayram tatilinde ailemle oradaydım ve inanılmaz güzel bir tatil geçirdim. Olur da gitmek isterseniz size ilk olarak neden Datça’ya gitmeniz gerekir bununla ilgili bilgi vereceğim…

Ege Bölgesi’nin en güzel yerlerinden biri olan Datça Yarımadası, mavi ile yeşilin bütünleştiği birbirinden güzel koyları ile ilgi çekiyor. Mavi bayraklı plajları ve yemyeşil çam ormanları görenleri büyülüyor. Datça’da toplamda 52 koy ve bük yer alıyor. Bu kadar çok koy ve büke sahip olması, gerek mavi yolculuk tutkunlarına gerekse gezginlere birbirinden farklı seçenekler sunuyor.

Datça – Ankara arası 728 kilometre ve otobüsle yaklaşık 11 saat sürüyor. Kendi aracınızla ya da otobüs seferleriyle Datça’ya gidebilirsiniz.  

Biz de hazır gitmişken Datça’da mavi bir tura çıktık. En çok bilinen ve ulaşımı en kolay olan koyları gezdik. İlk durağımız Domuzbükü (Domuz Çukuru) idi. Sadece tekne ile ulaşılabilen ve çam ormanları ile kaplı olan bu güzel koy, günlük tekne turlarının uğrak noktası. Datça merkezden 1 saatlik tekne yolculuğunun ardından koya ulaşabilirsiniz. Suyu çok güzel; kum ve çakıldan oluşan bir plajı bulunuyor. Dilek Mağarası olarak adlandırılan bir mağara ve değişik şekillerde kayalıklar göze çarpıyor. Dilek Mağarası’nda dileğinizi dileyip mağaranın içine para atabilirsiniz. Tur rehberleri ne kadar çok para atarsanız dileğinizin o kadar çabuk gerçekleşeceğini söylüyor. (tabi ki şaka) Burada aynı zamanda doğa yürüyüşü tutkunları için patika bir yol bulunuyor. 

Bir sonraki durağımız Mesudiye köyünün bir koyu olan Hayıtbükü oldu. Burası küçük bir bük olmasının yanında kumlu ve sığ bir denize sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Bu özelliği ile daha çok çocuklu aileler tarafından tercih ediliyor. Etrafında çay bahçesi, kafe, pansiyon ve market bulunuyor.

Datça’dan 25 km uzaklıktaki Palamutbükü’ne hem dolmuşla hem tekneyle gelmek mümkün. Biz tekne ile gittik. Uzun bir kumsala sahip olan koyda, sahil boyunca küçük kafe ve restoranlar sıralanıyor; konaklama için çok sayıda pansiyon bulunuyor. Denizi taşlık ve berrak olduğundan suyun dibi rahatlıkla görülebiliyor. Su sıcaklığı diğer koylara göre daha soğuk olsa da buranın müdavimleri Palamutbükü’nden vazgeçmiyor.

Eski Datça’dan da bahsetmeden geçemeyeceğim. Datça’nın eski bir yerleşim bölgesi olan Eski Datça, taş evleri, daracık taş sokakları ve ünlü şair Can Yücel’in evinin bulunduğu bir turizm merkezi. Özellikle Can Yücel ile anılan bölgede şairin adının verildiği bir sokak bulunuyor. Burada ona ait fotoğraflar, şiirler ve yazılar görüyor; onun yaşamına dair izler buluyorsunuz. Begonvillerle süslenmiş dar sokaklarda gezerken sanat galerilerine, hediyelik eşya dükkanlarına ve bohem mekanlara rastlıyorsunuz.

Datça, öncelikle sakin bir tatil sevenler için çok ideal. Datça’nın civarına yapacağınız geziler ile keşfedilmemiş bakir koylarda ve altın renkli kumsallarda deniz ve plaj keyfi sürebilirsiniz. Çevredeki plajlar yüzmek için çok ideal. Deniz ve plaj keyfi için Kargı Koyu’na mutlaka uğrayın. Merkezde kalacaksanız bizim gibi Taşlık Plajı’nda yüzebilirsiniz.  

Çevredeki köylere yapılacak geziler ve doğa yürüyüşleri diğer bir alternatif. Datça’ya üç kilometre mesafedeki Reşadiye Köyü, taş evleriyle beraber görülmeye değer. Datça’ya gelip de antik şehir Knidos’a da gitmeden dönmeyin. Datça’ya 35 kilometre mesafedeki Knidos’daki doğal güzellikler ve kalıntılar sizi büyüleyecek.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat