MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İDEAL ROL  MODELLER!
Arda ÇELİK
YAZARLAR
16 Ağustos 2019 Cuma

İDEAL ROL MODELLER!

Geçen haftaki köşe yazısında değinilen noktaları biraz daha somutlaştırmak adına birkaç ideal rol model sunmaya çalışacağım. Mercek altına aldığım dönem 1970-80 arası Türk Sineması.
Yeşilçam’ın en sevdiğiniz filmleri hangileri? Aslında bu sorunun cevabı filmlere ve karakterlerine duyduğumuz sempati ile doğru orantılı. Filmde başrolü üstlenen veya filmin merkezinde olan oyuncuların yaptıkları roller bazen isimlerinin önüne geçmiyor muydu? Çöpçüler Kralı, Yaşar Usta, Kara Murat, Tarkan, Aliye Öğretmen, Hafize Ana, Köylü Ahmet, Vecihi, Tellioğlu Zekiye… Bu isimler (ve sayamadıklarım) toplumsal değerlerimizi simgeleyen ve tekrardan gündeme getiren filmlerin merkezinde olan isimlerdi. Onların replikleri birçok kez kulağımızda yer edinmişti. Yaşar Usta’nın “Bak Beyim! Sana iki çift lafım var…Ne oğluma, ne gelinime hiçbir şey yapamayacaksın. Yıkamayacaksın, dağıtamayacaksın, mağlup edemeyeceksin. Çünkü biz birbirimize sevgiyle bağlıyız. Biz bir aileyiz!” sözlerinin kulaklarımızda bıraktığı yankının geçtiğini söyleyebilir miyiz? Aile Şerefi, Bizim Aile, Neşeli Günler, Canım Kardeşim gibi filmler; ailenin önemini, sevgiyi, fedakarlığı ve samimiyeti tekrardan toplumsal bellekte kodlamamızı sağladı.
Tarkan serisi ile Hun İmparatorluğu döneminde yaşayıp, kılıç kuşanıp şu sözlerde kendimizi bulduk: “Ulusum, ulusların en büyüğüdür! Türk oğlu Türküm ben.” Bu tarihsel kurguların zirvesine Kara Murat ve Battal Gazi ile tanık olduk. Artık kaleleri aşan, düşmanı her türlü zorluğa karşı yenen kahramanlarımız vardı. Birtakım sorunların bizlerde oluşturduğu yenilmiş ve eziklik psikolojisinin üstesinden, bu tarihsel kurgular sayesinde geliyorduk.
Hangimiz; İnek Şaban-Güdük Necmi ikilisinin esprilerle dolu diyaloglarını, Mahmut Hoca’nın konuşmalarını, Hababam Sınıfı’nın “Gençliğe Hitabe”yi bir ağızdan okuyuşunu unutabiliriz?
Yeşilçam bizlere aksiyonu-komediyi-dramı bir arada verirken toplumsal değerlerimizi beyaz perdeye olumlu karakterler ile taşıyor ve toplumsal belleğimize o karakterler ile tekrardan kazıyordu. Bugünkü “reyting” ve “tüketim” odaklı dizi-medya sektörü bizlerin toplumsal belleğine olumlu karakterleri sunamıyor. Belki de sunmak istemiyor. İzleyiciler olarak da bizler bu durumdan memnun görünüyoruz!
Geleceğe umut dolu gözlerle bakabilmemiz için gün geçirmeksizin toplumsal rol modellerimizi inşa etmemiz gerekiyor. Yaşam mücadelemizin, rutin içerisinde kaybolma durumumuzun getirdiği; çileyi, çıkmazı ve çöküşü sağlıklı rol modeller ile aşabiliriz.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat