MENÜ
Ankara 15°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İFLASA ÖNLEM OLARAK KONKORDATO
Av. Zeynep YETİŞGİN
YAZARLAR
26 Temmuz 2019 Cuma

İFLASA ÖNLEM OLARAK KONKORDATO

Son zamanlarda ekonomik dalgalanmaların da etkisiyle pek çok şirketin konkordato ilan ettiğini duyuyoruz. Peki konkordato nedir? Konkordato aslında 1850 yılından beri hukuk sistemimiz içinde yer etmiş bir kavram olmakla beraber yeni düzenlemelerle canlandırılmaya çalışılan bir kurumdur. Temel olarak piyasa şartlarının iyi olmaması, ekonomik krizler, işlerinin planlandığı gibi gitmemesi gibi nedenlerle borçlarını ödeyemez hale gelen borçlunun alacaklıları ile anlaşma yapmasına konkordato denilmektedir. Bu anlaşma gereği alacaklı kişi, alacağına bir an önce kavuşmak için alacağının bir kısmından vazgeçebilmekte veya taraflarca alacağın vadesi değiştirilebilmektedir. Böylece borçlu tarafa borcunu ödemesi için bir fırsat tanınmakta ve alacaklı tarafa da borcunu elde etmesi için kolaylık getirilmektedir. Konkordato eğer İcra İflas Kanunu’nda belirtilen kurallara göre yapılıyorsa bu resmi konkordato, eğer alacaklı ile borçlu kendi aralarındaki anlaşmaya göre kendi kurallarını kendi belirliyorsa bu da özel konkordato olarak adlandırılmaktadır. Resmi konkordatoda, konkordatoya olumlu oy vermemiş alacaklı taraf da dahil olur oysa özel konkordato sadece konkordato yapan taraflar için sonuçlarını doğurmaktadır. Resmi konkordatonun hukukumuzda detaylı olarak düzenlendiği tür adi konkordatodur ve iflası önleyici konkordato olarak da adlandırılmaktadır. Bunların dışında iflastan sonra konkordato ve malvarlığının terki suretiyle konkordato da düzenlenmekte ise de asıl olarak adi konkordato hükümlerine yer verilmiştir. Adi konkordatoda borçlunun iflasa tabi olup olmaması önemli değildir. İflasa tabi olmayan borçlu konkordato ile haciz endişesinden kurtulabilir; iflasa tabi olan borçlu da konkordato teklifi kabul edilirse iflastan kurtulur. Konkordato aynı zamanda alacaklı için de önemlidir. Alacaklı borçlunun iflas etmesi halinde uzun yıllar tasfiyeyi beklemek zorunda kalmayabilir veya iflas sırasında malların gerçek değerinden az satılması gibi iflasın alacaklı için olumsuz sonuçlarından da kurtulabilmektedir. Adi konkordatoda borçlu veya alacaklı konkordato teklif edebilmektedir. Bu durumda konkordato teklifi icra mahkemesine sunulur. İcra mahkemesi bu teklifi inceler ve uygun görürse borçluya en fazla üç aylık konkordato mühleti verir. Bu aşamada işlemleri yürütmesi için konkordato komiseri denilen resmi bir görevli tayin edilir. Konkordato komiseri alacaklıları toplantıya çağırır. Alacaklılar konkordatoyu kabul edebilir veya reddedebilir. Eğer alacaklılar konkordatoyu kabul ederse, konkordato asliye ticaret mahkemesi tarafından tasdik edilir. Bu durumda borçlu konkordato ile belirlenen şartlara uymakla yükümlü olacaktır. Aksi halde konkordato feshedilecektir ve alacaklılar borçluya karşı icra veya iflas takibi yapabilecektir. Sonuç olarak görüldüğü gibi konkordato sürecinde alacaklı da borçlu da aktif olarak çözüm bulmaya çalışmaktadır. Böyle bir anlaşma hem alacaklı için hem de borçlu için karşılıklı olarak fayda sağlamaktadır. Bu sebeple işleri beklediği gibi gitmeyen ekonomik krizlerden olumsuz etkilenen borçlu eğer borcunu ödemek konusunda iyiniyetliyse konkordato ilan etmeli. Bu hem kendisi hem de alacaklı için önemli bir fırsat olacaktır. Alacağını tahsil edemeyen alacaklı da uzun yıllar iflas sonucunu beklemek zorunda kalmayacak veya iflas sonucu tahsil edeceği alacak miktarından fazlasını konkordato ile tahsil edebilecektir. Bu sebeple konkordato hem borçlu hem de alacaklı için olumlu sonuçları içeren, iflası engelleyen bir kurum olup, usul ve yasaya uygun olarak yürütüldüğü sürece endişe edilmemesi gereken bir süreçtir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat