MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İMAN, İNFAK, İSRAF
Oğuzhan SARI
YAZARLAR
28 Mayıs 2019 Salı

İMAN, İNFAK, İSRAF

İslam alemi için “bin yıldan daha hayırlı” olarak nitelendirilen Ramazan ayının son haftasına girmiş bulunmaktayız. Oruç tutma gayesinde olanlar, oruç tutmaya gücü yetenler inanışlarının gereği olarak oruçlarını tuttu. Muhtemeldir ki birçok insan da her Ramazan’da olduğu gibi bu Ramazan’da da “nerde o eski Ramazanlar” sorusu ile bu zamana, bu zamanın insanına ve anlayışına serzenişte bulunmuştur.

Merak etmeyiniz, bu yazıda sizleri nerde o eski Ramazanlar klişesi ile muhattap etmeyeceğim. Eski Ramazanların nerde olduğu sorusu insanların kendilerine sorması gereken ve “buraya gelmemizde benim bir payım var mı?” diye muhasebe yapması gereken bir sorudur.  
Benim bu yazıda daha çok üzerinde durmak istediğim konu; bugün Müslümanlar olarak Ramazan’ın ruhuna ne kadar uyduğumuzdur.

Malumunuz olduğu üzere Ramazan ayı; nefsin her anlamda terbiye edildiği, Yaradan’a bağlılığın bildirildiği ve tok olanın açın halinden anladığı (anlaması gerektiği) aydır. Bu ayda Müslümanlar inançları gereği açlık, susuzluk ve dahi insani zevklerden uzak durmayla nefislerini terbiyeye tabi tutarken bir yandan da - ki bu kısmı ilk kısmından kesinlikle daha önemsiz değildir- yaşadıkları gezegende açlık ve susuzlukla sınanan yoksul insanların halinden anlar, onlara elinden geldiğince yardım eder -ki etmesi lazımdır- ve hatta bu düzeni sorgular. Bunlar birbirinden asla ve kat’a bağımsız ögeler değildir. 

Bu arada bu yılın fitre miktarı, Diyanet İşleri Başkanlığınca açıklanmıştı. Açıklamaya göre, ‘bir kişinin bir gün boyunca karnını doyurabileceği minimum miktar’ olarak belirlenen fitre, bu yıl 23 lira oldu. Şöyle kabaca bir hesap yaparsak; anne, baba ve  üç çocuktan oluşan bir ailenin günlük minimum karnını doyurabileceği miktarın, ülkemizin yüzde 40’ını oluşturan asgari ücretlinin maaşının çok üstünde olduğunu görürüz. Özetle şunu söyleyebiliriz ki ülkemiz insanı zaten Ramazan olmasa da nefsini açlıkla ve yoksullukla sınıyor, daha doğrusu sınamak zorunda kalıyor. 

Hal böyle iken bir tezat var ki insan canını sıkmadan edemiyor; israf. 
İsraf meselesi Ramazan ayından ve islam aleminden bağımsız olarak da zaten mevcut olan sıkıntılardan biri. Dünya’da her yıl çöpe atılan ekmeğin, boşa akan suyun, israf edilen temel gıda maddelerinin haddi hesabı yok. Bir yandan da dünyada bu temel gıda maddelerine duyulan ihtiyaç can sıkıcı boyutlara ulaşmış durumda ve önü alınacak gibi de değil. Bu aslında sanırım kapitalizmin bölüşüm sorununu çözemeyişiyle yahut biraz daha gerçekçi olmak gerekirse çözmek gibi bir derdinin olmayışıyla alakalı bir durum olsa gerek. 

Bizi daha çok ilgilendiren kendi ülkemiz olduğundan bunun üzerinden konuşmak isterim. Kimileri ultra lüks hayatlar yaşıyor, parasını harcayacak yer bulamıyor iken kimileri ise yoksulluğun pençesinde kıvranıyor. İnsan düşünmeden edemiyor, bu nasıl müslümanlık, infak nerede? Daha acı tablolar da var tabi ki. Örneğin şu restoranların iftar menüleri. Şöyle girin bi bakın; açın, yoksulun halinden anlamamız gereken bu ayda iftar menülerine. Oralardaki fiyatları, israfın ne boyutlara olduğunu bir görün. Kimi restoranlarda iftar menüleri 400-500 lira civarlarında, yiyemeyeceğimiz o kadar şey de işin cabası. Efendiler, iftarınızı 400-500 liralık sofralarda açarken açın, yoksulun halinden anlayabiliyor musunuz bari? Sormak isterim sizlere bunu. 

Hülasa diyeceğim odur ki özden sıyrılıp kopmuş bir davanın anlamı olmaz. Yoksulun halinden anlamaksa maksat israftan uzak durup infaka yanaşın ki imanınız samimi olsun. 400-500 liralık masalarda yiyemeyeceğiniz onca şeyi önünüze koyduracağınıza “şu kadarı da kalsın” deyiniz. Ramazan ayının ruhunu kavramak, böylece yaşamak dileğiyle, esen kalınız. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Bahadır ç
 28 Mayıs 2019 Salı 12:36
Cok haklısınız oguzhan bey Güzel konuya deginmissiniz
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat