MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
IMF’NİN PARASI
Bünyamin ALTINTAŞ
YAZARLAR
28 Ağustos 2021 Cumartesi

IMF’NİN PARASI

Uluslararası Para Fonu (IMF) Türkiye’de yıllardır tartışma konusu. Mali kriz dönemlerinde kullanılan krediler ve bu kullanım nedeniyle imzalanan Stand-by anlaşmaları yıllarca siyasetin de ana gündem maddesi oldu.

IMF son olarak pandemi salgını nedeniyle ülkelerin yaşadığı mali sıkıntıları aşabilmeleri için üye ülkelere payları oranında kaynak aktarmaya karar verdi. Türkiye de bu imkandan yararlandı ve IFM Türkiye’ye 6.3 milyar dolarlık ödeme yaptı.

Bunun ne anlama geldiğini anlayabilmek için öncelikle IMF’nin yapısı ve çalışma prensiplerine göz atmakta yarar var.

IMF’nin temel amacı; uluslararası ticaretin yaygınlaşmasını ve dengeli bir şekilde büyümesini sağlamak, kur istikrarını sağlamak, bir çok taraflı ödemeler sisteminin kurulmasına yardımcı olmak ve ödemeler dengesi güçlüğü yaşayan üyelere kaynak sağlamak.

27 Aralık 1945 tarihinde yürürlüğe giren Uluslararası Para Fonu Kuruluş Anlaşması ile hayata geçirilen IMF’nin halen 190 üyesi bulunuyor.

Türkiye, IMF’ye “19 Şubat 1947 tarih ve 5016 sayılı Milletlerarası Para Fonu ile Milletlerarası İmar ve Kalkınma Bankası’na Katılmak İçin Hükümete Yetki Verilmesine Dair Kanunun verdiği yetkiye dayanarak 11 Mart 1947 tarihinde üye oldu.

Türkiye son yıllarda IMF kaynaklarına başvurmuyor, kredi kullanmıyor. Ancak Türkiye bu fona üye bir ülke olduğu için belirli miktarda ödeme yapıyor.

Örneğin 2013 yılında Türkiye, IMF’ye 5 milyar dolarlık bir kaynak tahsis edeceğine dair taahhütte bulundu ve bu ödemeyi de yaptı.

IMF son tahlilde üye 190 ülkeye SDR çekme hakkı tanıdı ve ülkelerin kotalarına göre bunu kullandırdı. Türkiye de 6.3 milyar dolarlık bir para aldı ve bu da koşulsuz yani özel bir anlaşmaya tabi olmadan yapıldı.

Koşulsuz ve özel anlaşmasız yapılan bu ödeme ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın açıklaması ise olası tartışmaların önünü kesmeye yönelik:

“Ülkemiz 1947 yılından bu yana IMF üyesi olup, bahse konu kuruluşta yüzde 0,98 sermaye payına sahiptir.

IMF, 23 Ağustos 2021 tarihinde Covid salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla toplam 650 milyar ABD Doları tutarında SDR tahsisatı, başka bir ifadeyle koşulsuz rezerv desteği sağlamıştır.

SDR tahsisatları üye 190 ülkeye kota payları oranında yapılmaktadır. Örneğin bu son tahsisatla, ABD’ye 112,9 milyar ABD Doları, Almanya’ya 36 milyar ABD Doları, Güney Afrika’ya 4,15 milyar ABD Doları tutarında rezerv imkanı sağlanmıştır.

Türkiye’ye ise, IMF’deki kota payına karşılık gelmek üzere 6,3 milyar ABD doları tahsis edilmiştir.

IMF ile bu konuda bir anlaşma imzalanmamış ya da program ilişkisine girilmemiştir. Bu imkan, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir kaynaktır.”

Sonuçta döviz sıkıntısı yaşadığımız bugünlerde böyle bir kaynağın Türkiye’ye gelmesi elbette önemli. Ancak geçmişte yerden yere vurduğumuz ancak aslında üye olduğumuz bir kuruluş olan IMF’nin o kadar da korkulacak bur kurum olmadığını düşünsek iyi ederiz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat