MENÜ
Ankara 11°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İŞ SORUMLULUĞU
Şira Yıldız ASAN
YAZARLAR
11 Haziran 2021 Cuma

İŞ SORUMLULUĞU

Merhaba sevgili okuyucularım geçen Cuma köşe yazımı yazamadım evde oluşan sıkıntıdan dolayı ve geçtiğimiz hafta yaşadıklarımı kısaca sizlerle paylaşmak istedim. Malum salgından dolayı hepimiz bir yerlerdeyiz bilfiil ofise gitmek zorunda değilsek. Bende 3 aydır İstanbul’daki evime uğramamıştım. Nihayet şehir dışından evime bir gidiyim dedim ki, aynı pişmanlığı üçüncü kez yaşamanın hayal kırıklığı ile sinirlerime hakim olamadım. Neden derseniz? Aynı sorun üçüncü kez olunca artık tahammül sınırınız kalmıyor elbette. Oturduğum site zamanında reklamını bol yapmış, yapım aşamasında dairelerin hepsini satmış, Avrupa’nın en iyi projesi seçilmiş, isim yapmış bilinen tanınan bir site. Taşındığımızdan beri sorunları bitmeyen bir site aslında. Sadece mutfaktaki sorunu 3’üncü kez yaşamanın siniriyle bu hafta bunu köşeme taşımak istedim. 

Yapım aşamasındaki hata olarak gösterilen sorun yıllardır çözülemedi. Mutfak tavanında alçı tavan arkasında kalan bir borunun gidere verilmemesi ve yarım bırakılarak geçici bir şekilde ucunun kapatılması sonucu birkaç yıl aralıklarla oradan pis suyun tüm mutfağa akması ve buzdolabı devre dışı bırakarak evin kokuşup pislenmesi. Yönetimin ilgilenmemesi ve yeterli bilgi vermemesi sonucu bireysel uğraşılar ile çözme çabalarımızın cevapsız kalması. Maddi açıdan es geçtik manevi olarak yıpranmamız da ekstrası. Gelen her tesisatçının “biz bunu yaparız, bir daha asla sorun yaşamazsınız” demesinden tutun, kimsenin bu sorunun nasıl çözüleceğine dair bir yol göstermemesi. Biz bu kadar sıkıntı yaşarken, maaşlarını bizlerin verdiği yıllardır sitede çalışan teknik görevlilerin bile umursamadığı ve her birinin boru hakkında farklı bilgi verdiği bir ortamda yaşamaya çalışmanın can sıkıntısı.

Tüm bunları yaşarken neden ülkemizdeki birçok kişinin iş sorumluluğunu kavrayamadığını ve işine gereken özeni, saygıyı ve çalışkanlığı göstermediğini düşündüm. Her şeyi hemen bitirme ve parasını alma odaklı çalışmanın vicdani boyutunu anlamak mümkün değil. Örneğin eve tadilatçı çağırdınız; hemen hemen hepsi eksik alet edevatla gelir. Sizden merdiven, tornavida, bez, hatta bant isterler. İsterler de isterler, şaşıp kalırsınız. Kıracak dökecekleri yer varsa hiçbir şey sermeden bu işi yaparlar birde “Abla, süpürge var mıydı? Kırarken tutalım da tozu bari çeksin” derler pişkince. Özetle paranızla nasıl rezil olursunuzu yaşarsınız. Üstüne birde sorunu çözdük derler ama geçici çözmüşlerse vay halinize. Hızlıca bulundukları evi terk etmektir asıl amaçları tabi ki hak ettiklerinden fazlaca ücreti alarak. Burada en iyi çözüm aslında hiçbir ustaya işinizin düşmemesidir. 

Başka bir konu ise “Abla bugün gelirim, yarın kesin geleceğim, haftaya kaldı be abla” söylemleriyle sizi günlerce beklettikten sonra, bir de işi temiz ve kaliteli yapmamalarıdır. İş kaybı korkuları nedense hiç yoktur, çünkü şikâyet edilecek ve bunu düzeltecek bir merci de yoktur tam olarak. Bir şekilde eksik edevatla, eksik bilgiyle, eksik profesyonel yaklaşımla yıllarca bu düzeni tutturup gitmişlerdir. Neden daha fazla sorumluluk, saygı ve profesyonellikle işi yapsınlar ki; böyle de para kazanmak varken? Bu sorumsuz ve profesyonel olmayan yaklaşım birçok alanda mevcut. Site yönetimlerinde, firmalarda, kuaförlerde, işletmelerde, yanınızda çalışanlarda,. Bir tek “ustalarla” sınırlamak da haksızlık olur tabi. 

İş sorumluluğu dediğimizde kişi önce kendine sonra da işine saygı duymalı. Evet, sorumluluk bilinci gelişmiş insanlar bir tek iş hayatında değil; hayatın her alanında başarıya ve mutluluğa diğerlerine göre çok daha kolay bir biçimde ulaşırlar. Verdiği sözleri yerine getiren, ertelemekten kaçınan ve yükümlülüklerinin farkında olan bu kişiler, sorumluluk sahibi olmanın önemini bilirler çünkü.

Sorumluluk bilinci kişiye doğuştan gelen bir lütuf değildir. Bu nitelik ancak zaman içinde kazanılmakta ve geliştirilebilmektedir. Sonuçta, sorumluluk sahibi olmak ile başarı arasında kesinlikle doğru orantılı bir ilişki vardır. Burada en önemli sorumluluk “verilen sözlerin doğruluğu ve tutulmasıdır”. Tabi ki burada karakter, ahlak ve vicdan yapısı da devreye girmektedir. O bakımdan, “İnsanın tüm evrende kesin olarak düzeltebileceği tek bir şey vardır: kendisi.”

Mevlana’nın güzel bir sözü ile haftaya kadar sevgiyle kalın.. “Görevini tam yerine getirmemiş olanın vicdan yarasına; ne mazeretin çaresi, ne ilacın şifası çare getirmez”. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2021 Ticari Hayat