MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?
Oğuzhan SARI
YAZARLAR
14 Mayıs 2019 Salı

İSTANBUL SEÇİMLERİ YENİLENİYOR, PEKİ ŞİMDİ NE OLACAK?

Ticari Hayat Gazetesi’nin değerli okurları; meslek hayatımın bu ilk köşe yazısını okuma zahmetinde bulunduğunuz için sizlere teşekkürü bir borç bilirim. Hatamız, kusurumuz olursa şimdiden affola.

Malumunuz olduğu üzere 31 Mart 2019 pazar günü Türkiye, yerel yönetimlerdeki yöneticilerini seçmek üzere bir kez daha sandık başına gitti. Son dönemlerde aşina olduğumuz, savaşa gider gibi seçime gitme meselesi maalesef bu seçimlerde de baş gösterdi. Bu seçimlerde iktidar partisi AKP ve muhalefet partisi MHP’nin iştirakleriyle kurmuş olduğu Cumhur İttifakı, seçim çalışmalarının söylemini “beka” üzerinden kurdu. Hal böyle olunca, bu “savaşa gider gibi seçime gitme meselesi” daha sert biçimde kendini gösterdi. Hem üzerinde dönen rantı hem de psikolojik etkisi daha yüksek olması hasebiyle İstanbul’da bu sert seçim iklimi kendisini daha fazla hissettirdi. 

Cumhur ittifakı adına İstanbul’da en çok Cumhurbaşkanı’nın kendisi ön planda idi. Hal böyle olunca sanki ittifakın İBB adayı Binali Bey değil de Tayyip Bey gibi göründü. Cumhur ittifakının olabildiğine sert, beka ve “biz -siz” üzerinden yapmış olduğu söylemin aksine Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu daha çok muhafazakar kesime yaklaşan, herkesi kucaklayan, “biz” üzerinden bir seçim çalışması yürüttü. 3-4 ay evvel belediye başkanı olduğu Beylikdüzü’nden öte kimsenin tanımadığı Ekrem İmamoğlu, bu 3-4 aylık süreçte artık tüm Türkiye kamuoyunca tanınan ve ciddi bir çoğunlukça da sevilen bir isim haline geldi. 

En nihayetinde seçim günü gelip çattığında İstanbul’da başa baş, kıran kırana geçen başkanlık yarışını Ekrem İmamoğlu kazanmış oldu. Aslında o seçim gecesi öyle “oldu bitti” deyip de geçilecek bir mesele de değil. Hatırlarsanız henüz İstanbul’da CHP’nin güçlü olduğu Sarıyer, Maltepe, Beşiktaş, Kadıköy gibi ilçelerin sandıkları tam açılmamış ve aradaki fark Binali Bey’in lehine çok az bir şekilde iken sanki seçim kazanılmış gibi İstanbul’un muhtelif yerlerine “Teşekkürler İstanbul” pankartları asıldı. Tam da bu sırada Ekrem Bey kendisine duyulan sempatiye yakışır şekilde ve ileride güven anlamında hanesine yazılacak bir hamle daha yaparak ekranların karşına geçip seçim henüz onlar tarafından kazanılmış değildir, psikolojik bir taktik uyguluyorlar. Kimsenin hakkını yemem, kimseye de hakkımı yedirmem minvalinde bir açıklama yaptı. Ve sonuç olarak uzun geçen bir gecenin ardından bir sonraki gün tüm bu tartışmalar sürerken artık İmamoğlu resmi olmayan sonuçlara göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni başkanı olmuştu. 

Tabi seçim tartışmaları seçim günüyle de sınırlı kalmadı, ilerleyen günlerde Anıtkabir ziyaretinde hatıra defterine “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ünvanıyla not yazması başka bir krize ve tartışmaya sebep oldu. Tartışmalar tartışmalar derken bugün gelinen noktada AKP’nin “seçimin sonucunu etkileyecek ciddi usülsüzlükler var” iddiasıyla YSK’ya yapmış olduğu itiraz olumlu sonuç buldu (Cumhur İttifakı açısından) ve seçimlerin yenilenmesine karar verildi. Tabi ki bu yine yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Cumhur İttifakı’na sempati duyan kesim nasıl sonuca sevindiyse Millet İttifakına ve Ekrem İmamoğlu’na sempati duyan kesimse bu karara bir o kadar tepki gösterdi. Hatta Türkiye’deki adalet sistemi bile sorgulanır oldu.

Lafı fazla uzatmadan gelelim yazının başlığında sorduğumuz soruya; İstanbul’da seçimler yenileniyor, peki şimdi ne olacak? 

İstanbul’un yeni seçim tarihi 23 haziran olarak belirlendi, bu demek oluyor ki yaklaşık bir buçuk ay gibi bir süre var önümüzde. Tabi bu süre zarfı içerisinde zaten pek de uzaklaşamadığımız seçim atmosferine yeniden gireceğiz. Adaylar da bu sefer sanırım biraz daha kendilerini zorlayacaklar, adeta son kozlarını oynayacaklar. Seçim ne olur ne biter bunları da konuşacağız elbet, fakat önce seçim döneminde neler olabilir biraz bunu tartışalım isterim. Bir kere şu durumda Ekrem İmamoğlu’na “hakkı elinden alınmış” gözüyle bakan bir çoğunluk söz konusu.

Dolayısıyla Ekrem Bey bu çoğunluğun gözünde “mazlum” gibi görünmekte. Mazlum dediysek de seçim gününü hatırlayalım, kimseye hakkımı yedirtmem demişti Ekrem Bey. Zaten halihazırda 31 Mart seçimlerini kazanan Ekrem İmamoğlu’nun yapması gereken ekstra bir şey olmadığı kanaatindeyim. Kendisine seçimi kazandıran o birleştirici, kapsayıcı dili terketmediği, provakasyonların tarafı olmadığı sürece ben oyunu arttıracağını bile düşünüyorum. 

Burada asıl üzerinde durmamız gereken mesele Cumhur İttifakı’nın nasıl bir yol haritası izleyeceği. Seçimlerden aşina olduğumuz o sert, siz bizci dili devam mı ettirecek yoksa daha ılımlı bir politika mı izleyecek. Bunu hep beraber oturup göreceğiz, şahit olacağız. Fakat buna şahit olmadan önce, bizi bekleyen seçim döneminin yol haritasından (Cumhur İttifakı açısından) ipuçlarını görür gibiyiz sanki. AKP seçim yenilgisinin sebepleri arasında İstanbul’daki Kürtlerin oyunu alamamayı da görüyor olacak ki (Esenyurt gibi Kürt seçmenin fazlaca yaşadığı ilçenin kaybedilmesi de bu düşünceyi destekler nitelikte) son dönemlerde mini bir çözüm süreci provası yapılmakta gibi. En azından yaşanan gelişmeler insanın aklına bunu getiriyor.

Ne mi bu yaşanan gelişmeler? Geçtiğimiz günlerde teröristbaşı Abdullah Öcalan’ın avukatlarıyla uzun bir aradan sonra ilk kez görüştüğü ortaya çıktı. Yine takribi aynı günlerde iktidara fazlaca yakınlığı ile bilinen gazeteci Mehmet Barlas, kendisine sorulan soru üzerine, Selahattin Demirtaş keşke içeride olmasa, hiç bir siyasetçinin hapiste olmasını istemem mealinde bir şey söyledi. Yine hemen hemen aynı günler içerisinde Anadolu Ajansı , Abdullah Öcalan’la ilgili bir haberde Öcalan nitelenirken  son dönemlerde olduğu gibi “teröristbaşı” sıfatıyla değil de çözüm süreci döneminde olduğu gibi “imralı” sıfatıyla nitelendirildi. 

Tüm bunlar birer tesadüf müdür yoksa gerçekten Cumhur İttifakı Kürt seçmenin oyuna oynamak için çözüm süreci politikasına benzer bir politika mı uyguluyor hep birlikte bekleyip göreceğiz. Şahsi olarak en çok merak ettiğim ise Cumhur İttifakı’nın ortağı, ittifakın politikasının belki de esin kaynağı MHP’nin, olası bir “mini çözüm süreci” politikasına nasıl bir tepki vereceği. Hepimizin malumudur ki  MHP en başından beri çözüm sürecine karşı gelmiş, hiç bir şekilde destek vermemişti. Şimdi belki de ihtimaller gerçekleşir de AKP yeniden bir çözüm süreci benzeri politika uygularsa bu durum hiç şüphesiz MHP ve özellikle Devlet Bahçeli açısından bile samimiyet testi olacaktır. 

Tabi bu konuştuklarımız en nihayetinde görünen bir kaç şeyi baz alarak yapmış olduğumuz çıkarımlardır. Neyin ne olacağını görmek için beklemekte fayda var. Hem yakın tarihimizde kimlerin zamanında kimlerle olduğu ve sonrasında yine aynı kişi ve kesimlerle düşman olduğunu, kimlerin kimlerle zamanında beraber iş tutup şimdi taban tabana zıt olduğunu göz önüne alırsak, Türkiye’nin, siyaseten uzun vadeli tahminler/çıkarımlar yapma açısından pek sağlıklı bir ülke olmadığını görürüz. 

Temennim odur ki; spordan siyasete, sanattan toplumsal alana, iç politikadan dış politikaya ve en önemlisi de ekonomiye olumsuz etkileri olan bu seçim atmosferi bir an önce yerini seçimsiz dönemlere bıraksın. Halkı daha çok germenin, geçim derdinde olan çalışanı, gelecek kaygısı olan genci daha çok bu kısır tartışmaların içine çekmenin pek de sağlıklı bir şey olmadığı kanaatindeyim. Bir an önce seçimler yapılsın, haklı hakkını alsın ve bu mesele de böyle kapansın. 
Esenlikler dilerim sevgili okurlar, bir dahaki köşe yazımızda görüşmek dileğiyle...

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Temel Kavak
 15 Mayıs 2019 Çarşamba 00:18
Kalemine sağlık izmirin yakışıklısı kardeşim
 Temel Kavak
 15 Mayıs 2019 Çarşamba 00:18
Kalemine sağlık izmirin yakışıklısı kardeşim
 Kürşat
 14 Mayıs 2019 Salı 10:34
Genç kardeşim ilk yazın olmasına rağmen oldukça başarılı bir aktarım olmuş, birikimine ve akıcı üslubuna tam puan veriyorum. Yazarlık yolunda çokça başarılar diliyorum.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat