MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İSTANBUL SEÇİMLERİNİN ARDINDAN
Oğuzhan SARI
YAZARLAR
25 Haziran 2019 Salı

İSTANBUL SEÇİMLERİNİN ARDINDAN

Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce ilk köşe yazımı İstanbul seçimlerinin tekrar edilmesi kararının alınmasından kısa bir süre sonra sizlerle buluşturmuştum. Takip edenler hatırlayacaktır ki köşe yazımın konusu yenilenen İstanbul seçimleri idi.

Adayların 31 Mart Seçimleri öncesinde ve seçimden sonraki süreçte yürütmüş oldukları politikadan tutun da bu politikanın topluma, ekonomiye, iç ve dış politikaya yansımalarını kendimce analiz etmiştim. Bunun yanı sıra seçimin yenilenmesi kararından 23 Haziran seçimlerine kadar olan süreçte, Cumhur İttifakı adayı Binali Yıldırım ve Millet İttifakı’nın adayı Ekrem İmamoğlu’nun nasıl bir yol haritası izleyeceği konusundaki tahminlerimi de dile getirmiştim.

Yazıyı okuyanlar hatırlayacaktır; YSK’nın almış olduğu seçimlerin yenilenmesi kararının Ekrem İmamoğlu’nu halk nezdinde mazlum konumuna getirdiğini ve bu kararın onun için bir avantaj teşkil edeceğini belirtmiştim. Eğer Ekrem İmamoğlu provokasyonların tarafı olmaz, kendisine seçimi kazandıran o kapsayıcı dili terketmez ise oyunu artırarak seçimi tekrar kazanacağı yönündeki kanaatimi de sizlerle paylaşmıştım.

Nitekim öyle de oldu. İmamoğlu 31 Mart Seçimlerine nazaran  oyunu yüselterek 800 binden fazla farkla, tartışmaya mahal vermeyecek türden bir seçim zaferi kazandı. Cumhur İttifak’ının bu süreçte izleyeceği yol haritasından bahsederken de bir konuya özellikle değinmiştim. Cumhur İttifakı 31 Mart seçim sonuçlarını ‘Hdp seçmeninden yeterli oyu alamadığı’ yönünde okuyup bu oyları alabilmek için mini bir çözüm sürecine mi girecek? Neden böyle düşündüğümü ise o gün yaşanan birkaç örnekten yola çıkarak anlatmıştım. Şöyle geriye dönüp baktığımızda ‘beka’ üzerine kurulan seçim söyleminden terörist başının mektubunun okutulduğu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Kürdistan diye bir bölge yoktur’ açıklamasından Binali Yıldırım tarafından Diyarbakır ziyaretinde “TBMM’de Kürdistan mebusu da vardı” açıklamasının yapıldığı bir sürece gelindiğine şahit olduk.

Amaç Hdp seçmeninin oyunu kazanmaktı tabii ama nihayetine seçim sonuçlarına bakıldığında, Dimyat’a pirince gidilirken evdeki bulgurdan da olunduğunu görüyoruz. Şimdi seçimin kaybedeni için şapkayı önüne koyup düşünme vakti. Seçimin kaybedeni bir değil iki kez, hem de İstanbul gibi kozmopolit bir şehirde ciddi sayılacak bir farkla seçimi kaybetti. Bunun ileride hem AKP hem de MHP için ciddi sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim. Tabi bu sonuçlar AKP ve MHP adına pek de iç açıcı olmayacak gibi görünüyor.

İstanbul psikolojik açıdan çok önemli bir şehirdir. İstanbul seçmeninin iradesi Türkiye’nin özeti gibidir. Zaten sayısal verilere baktığımızda Türkiye’nin en büyük şehri ve en fazla seçmenin de bu şehirde yaşadığını da görüyoruz. Dolayısıyla bu seçimin sonuçları Cumhur İttifakı için bir uyarı niteliği taşıyor diyebilirim. İleride onlar için neler olacak şahsen çok merak ediyorum. Bekleyip göreceğiz. 

Seçimin kazananı Ekrem İmamoğlu ve dolayısıyla Millet İttifakı içinse asıl sınavın bundan sonra başlayacağını düşünüyorum. 25 yıldır uzak olunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı artık CHP’ye geçmiş durumda. Ekrem Bey’in seçimlerden önceki söylemlerini, vaatlerini ve bu vaatlerden doğan beklentileri göz önüne alırsak yapması ve kanıtlaması gereken çok şey var.

Eğer İmamoğlu bu süreçten daha güçlü şekilde çıkarsa nereye kadar gidebileceği herkesin malumudur.  

Hülasa 23 Haziran seçim sonuçlarının önce İstanbul sonra ülkemiz adına hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Ünlü Fransız İmparatoru Napolyon Bonapart’ın “Eğer dünya tek ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu” sözüne konu olan bu dünya şehri umarım çok daha iyi yönetilir. Artık bu şehrin adını; trafik sıkıntısından, çarpık kentleşmeden, o meşhur siluetini bozan ucube gökdelenlerden ve  kontrolsüz nüfus artışından ziyade bir dünya şehrine yakışır meselelerle anmak en büyük temennimdir.
Bir sonraki köşe yazımda bulaşmak dileğiyle, esen kalınız. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat