MENÜ
Ankara 15°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KAZANANIN HAKKINI GASP ETMENİN İNSANLIKLA İLGİSİ OLABİLİR Mİ?
Seda TOLMAÇ
YAZARLAR
13 Mayıs 2019 Pazartesi

KAZANANIN HAKKINI GASP ETMENİN İNSANLIKLA İLGİSİ OLABİLİR Mİ?

Marmaris’te Uluslararası Aquamasters Yüzme Yarışları düzenleniyor. Yarışma sırasında sudan birinci çıkan 7. sınıf öğrencisi 13 yaşındaki Seyfi Diker, yarışmacılar arasında yer alan, 40-44 yaş kategorisinde yarışan eski milli yüzücü Tolga Öcal’dan aldığı omuz darbesiyle yere düşüyor. Bunun üzerine Tolga Öcal hem kendi yaş kategorisinde hem de erkekler genel klasmanında birinci oluyor. 13 yaşındaki Seyfi ise, sudan çıktıktan sonra tekrar yere düşerek sinir krizine giriyor ve sağlık kontrolüne alınıyor. 
Bu haberi okuduktan sonra bahsedilen olayın görüntüsünü internetten bularak izledim. Küçük çocuğa çarpıp onu yere düşüren sporcu bunu bilerek mi, yoksa yanlışlıkla mı yaptı? sorusuna görüntülerde net bir şekilde cevap veremedim, ama net olan bir şey varsa, o da çocuğa çarptıktan sonra arkasına bakmadan gidişi ve küçük çocuğun uğradığı haksızlık karşısında sinir krizine girmesiydi. 
Yaşanan olayın ardından yarışmanın hakemleri, Tolga Öcal’ı hareketinin sportmenliğe uygun olmaması nedeniyle diskalifiye ediyor. Bunun üzerine küçük sporcu Seyfi Diker, genel klasmanda erkeklerde ikinci, kendi yaş grubunda ise birinci oluyor. 
Yaşanan olayın ardından hem küçük sporcu Seyfi Diker hem de Tolga Öcal açıklama yapıyor. Öcal, yarışma sonrası Diker’e “Bilerek yapmadım, gözlüğüm buharlaştı. Biz öyle inanalım, öyle olsun.” diyor. Gerçekten Öcal söylediği gibi yaptığı bu davranışı istemeden mi gerçekleştirdi bilemem, ama “Biz öyle inanalım, öyle olsun” cümlesini ve internette yer alan görüntüleri gördüğümde bunun istemeden yapılan bir davranış olduğunu düşünmedim. Ben bu olayda, sözlere ve görüntülere baktığımda, kazanma hırsıyla kendinden daha güçsüz olduğunu düşündüğü birini, haksız bir şekilde saf dışı bırakarak kazanmaya çalışan birini gördüm. Haksızlığa uğramış kişinin (üstelik bir çocuk) bunu doğal olarak hazmedememesi ve yaşadığı haksızlığın kendisinde yarattığı o yıkımı gördüm. 
13 yaşındaki bir çocuğun yaşadığı bu olayın ardından kurduğu, “O anda düşünce sinir krizi geçirdim, +++çok sinirlendim. Elim ayağım titredi, birinci çıkacakken üçüncü olmam nedeniyle. 7 yaşından beri, 6 yıldır yüzme sporu yapıyorum. İki yıldır düzenli olarak finallere, vizelere gidiyorum. Bu yıl 13 yaşına girdiğim için artık finallere gideceğim. 20 Mayıs’ta milli takım kampına gireceğim açık sudan. Amacım milli takıma girip iyi dereceler yapmak, açık sudan, kelebekten. Elimden gelen en iyi şekilde milli olup, ülkemi gururlandırmak.” sözleri, hayallerini gerçekleştirmek üzereyken haksızlığa uğrayan birinin hissettiklerini fazlasıyla anlatıyor. 
Yıllarını bir hayal uğruna harcayan, kurduğu hayallerin hem kendisi hem de diğer insanlar için fayda sağlayacağını düşünen biri, haksız yere hayal kırıklığına uğradığında tam da bu çocuğun hissettiği gibi hissetmez mi?
Kazanmak, kaybetmek, başarılı veya başarısız olmak hep bizler, yani insanlar için. Ama kazananın elinden hakkını almanın, başarıya koşan birinin hakkını gasp etmenin insanlıkla uzaktan yakından bir ilgisi olamaz. Üstelik kazanan, başarıya koşan herkesin kabul ettiği şekilde hakkıyla kazanmışsa ve siz haksız bir şekilde kazananın hakkını gasp ediyorsanız, orada adaletten, onurdan, hak ve hukuktan söz edebilir misiniz? İnsan onuruyla kazanıyorsa, onuruyla da kaybetmesini bilmeli.  
Neyse ki, Marmaris’te yaşanan olayda hak yerini buldu ve hakemlerin o anki kararıyla birincilik küçük sporcunun oluyor. Olayın ardından Türkiye Yüzme Federasyonu da açıklama yaparak, “Yaşanılan bu durumun federasyon yönetimimiz tarafından affedilir hiçbir yanı olmadığı gibi, talihsiz olayı kınadığımızı kamuoyuyla paylaşırız. Yaşanılan hadiseyle ilgili, Tolga Öcal isimli sporcu, yarış sırasında Türkiye Yüzme Federasyonu Merkez Hakem Kurulunun değerlendirmesi sonucunda diskalifiye edilmiştir. Adı geçen sporcu daha sonrasında disiplin kuruluna sevk edilerek, konuyla ilgili detaylı inceleme başlatılmıştır” dedi.
Bu olayda biz de şunu görmüş olduk; eğer bir insan herkesin gözü önünde hakkıyla kazanıyorsa, kim ne yaparsa yapsın, hiç kimse o hakkı o kişinin elinden alamıyor. Hak er ya geç yerini buluyor…
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat