MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KOMŞULUK ÖLMESİN
Hicret TÜRKMAN
YAZARLAR
4 Şubat 2019 Pazartesi

KOMŞULUK ÖLMESİN

Ahh ne çok özlüyorum eski günleri… Eski gelenekleri ve bu geleneklerin verdiği duyarlılıkları… Ne oldu bize? Bir mahalle, arkadaş ve komşu kültürümüz vardı bizim… Bu kültür ve gelenekler  bizlere  neler kaybettirdi ki bunları umursamaz olduk? “Komşusu açken tok yatan bizden değildir” diyen bir peygamberin ümmetiyken, komşumuzun aç mı tok mu ya da kim olduğunu bilemez hale geldik! 
 

Apartmanlarımızdan, mahallelerimizden cenazeler çıktığında, bu ölen kim, ailesi var mı, yalnızlar mı, bir şeye ihtiyaçları var mı düşünceleri neden artık yüreğimizi kemirmiyor? Ya da ‘artık belediyeler var bize ihtiyaç yoktur’ düşüncesi mi hakim yüreklerimize… Oysaki, eskiden komşunun evinde bir cenaze olduğunda bütün komşular o komşuyu yalnız bırakmazlardı. Üç gün boyunca cenazedeki bütün ikram ve hizmetleri cenaze sahibine yaptırmazlardı. Hatta cenaze evine saygı diye komşular çamaşır yıkamazdı ya da yıkadıkları çamaşırları dışarıya asmazlardı. Komşunun acısına saygı göstermek amacıyla  üç gün boyunca evimizde  televizyon  açmadığımızı bilirim.

Acıyı paylaşarak hafifletmek önemliydi. Komşuysak bir aile gibiydik. Sevinçlerine ortak olmak kadar acılarını da paylaşmak önemliydi komşuluk hukukunda… Neden bu kadar taktım bu olaya diye düşünülebilir… Bir ay içinde şahit olduğum iki olaydan dolayı bu kadar önem verdim bu olaya… Birinci olay; oturduğumuz sokakta, gece camdan bakarken arka sokaktan bir cenaze arabasının çıktığına şahit oldum. Ölen kimdir, nedir diye kendimce  araştırdımsa da öleni bilen ve tanıyan birini görmedim bir türlü…

 İkinci olaysa; yakın bir akrabamın ani ölümü oldu. Cenazeyi evden çıkarırken ağlamalara bir Allah’ın kulu da inip hayırdır ne oluyor, bu ağlamaların sebebi nedir demedi. 40 dairelik bir apartmandan gelen ağlama sesleri hiç kimseyi ilgilendirmedi. Karşı daire ile arasında neredeyse bir metre kadar mesafe yokken, kapının arkasından bakıp ölen kim diye bile sormadılar. Komşuluk kapı arkasında ya da perde arkasından pencereden bakmaya kadar düşmüş. Eyvah halimize!
Bu ilgisizliğimiz bizlere hiçbir şey kazandırmaz, bunu bilelim. Gelin eski günlerdeki gibi komşuluk hukukuna riayet edelim… Yeni taşınan komşulara hoş geldin diyelim, güzel olaylarını kutlayalım, derdiyle dertlenelim… Bütün bahaneleri bir kenara bırakıp zaman ayırmaya çalışalım… Komşuluğu yaşatmak vazifemiz olsun… Aman başka işim mi yok demeyin. 

Şu hadisi hayatımızda vazife olarak görelim: “Komşun yardım isterse yardım et. Borç isterse ver. Fakir ise gözet. Hastalanırsa ziyaret et. İyi şeylerini tebrik et, felaketlerinde sabır dile. Ölünce cenazesine git.” Çünkü ahirette komşunun hakkının bizden sorulacağını unutmayalım.
 Ayrıca burada gördüğümüz olumsuzluklar kadar gördüğüm olumlu bir hizmetten de bahsetmek istiyorum. Büyükşehir Belediyesinin cenaze hizmetlerini de takdir etmek gerekiyor. Ölüm raporundan defin işlemine kadar olan sürede cenaze sahibini yalnız bırakmıyorlar. Bu güzel hizmetlerinden dolayı teşekkür ediyorum…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat