MENÜ
Ankara 15°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
KURULUŞ VE KURTULUŞ
Arda ÇELİK
YAZARLAR
30 Ağustos 2019 Cuma

KURULUŞ VE KURTULUŞ

Zaferler ayı Ağustos’un, son günlerine sığdırdığı savaşlar Türk tarihinin seyrini değiştirmiştir. Kılıç şıngırtılarının kulaklarda bıraktığı tiz sesin at kişnemeleri ile karıştığı Malazgirt ovası, Sultan Alparslan’ın gür sesi ile inlemiş, Türk akıncıların naraları Konstantinopolis’ten duyulmuştu. Malazgirt Savaşı, Anadolu’yu yurt edinme anlayışıyla gerçekleşmişti. Bu anlayış dolayısıyla toprak parçası olmaktan çıkan coğrafya, yaşam alanımız olmuştu. Artık Anadolu bizim için ‘Vatan’ idi. Malazgirt Savaşı; Anadolu’yu Vatan olarak algılamamızı, dolayısıyla kuruluşu simgeler. Nice devletin nice beyliğin kuruluşunu…

Kuruluşun simgesi olan Malazgirt Meydan Muharebesi’nin tarihi olan 26 Ağustos’un; Kurtuluşun simgesi olan Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin başlangıç tarihi ile aynı olması tesadüf değildir. Bu aynılık Atatürk’ün Türk Tarihine bütüncül bakışının ve çelik gibi iradesinin sonucuydu. Kurtuluş yüzyıllar sonra yine bir ağustos günü Türk Önderi’nin ordusunun en ön saflarında haykırışı ile gerçekleşiyor, hücuma kalkan asker vatan bağrındaki mahrem eli süngüleri ile söküyordu!

30 Ağustos bir milletin tekrardan kendine gelişinin simgesiydi. Mehmetçik “Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emrini duyduğunda nefsi müdafaasının muvaffak olduğunu anlamıştı. Malazgirt’te düşmanın bağrına saplanan mızrak, yüzyıllar sonra süngü olmuş; kan ve can vergisi ile alınan Vatan, kan ve can pahasına korunmuştu.

Anadolu’ya son gelişimizin asırlar sonrasında Anadolu’dan çıkmayacağımızı adeta tüm dünyaya haykırıyorduk. Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçlu olduğumuz Ulusal Kurtuluşumuz; bugün bizlere kuvvet vermektedir. Ağustos ayı zaferin, kuruluşun, kurtuluşun ayıdır. Ağustos, tüm Dünyada Türk Milletinin adıyla anılması gereken aydır! Bugün, haklı mücadelemizin zafer anıtıdır. Bugün, denize döktüğümüz düşmanın pişmanlığıdır. Bugün, Akdeniz kızıla boyanmış, dağlarda sesimiz yankılanmış; bugün, ufuktan yeni bir güneş Anadolu üzerine doğmuştur.

Bizler, bugünü kutlayalım. Kan kırmızı bayrağımızla. Bizler, bugünü kutlayalım. Dik başımızla, okuduğumuz İstiklal Marşımızla. Bizler, bugünü kutlayalım. Bir dakikalık sessizliğe hapsolalım. Bir dakika susuş ile duralım. Bizler geçmişin ayak seslerini yüreklerimizde duyarak haykıralım:

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal… Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat