MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
NEDEN DÜRÜST OLAMIYORUZ?
Şira Yıldız ASAN
YAZARLAR
30 Ağustos 2019 Cuma

NEDEN DÜRÜST OLAMIYORUZ?

10 yıl yurtdışında okumuş birisi olarak farklı kültürlerle büyümenin hem avantajını hem de dezavantajını her zaman yaşıyorum. Her ülkenin kendine has kültürü ve anlayışı var elbette, fakat ben halen bizdeki bazı alışkanlıkları anlamakta güçlük çekiyorum. Bunlardan bir tanesi de kesinlikle “dürüstlük” kavramı ve ülkemizdeki “dürüst olamama” hali. Özetle dürüst ve dobra insanları sevmiyoruz ve hatta onlardan son derece rahatsız oluyoruz. Kişi politik, kıvıran, beyaz yalanlar kullanan, dürüstçe düşüncesini ifade etmeyen birisi ise bizi rahatsız etmiyor. Peki, dürüstlük ve dobralık bizi bu kadar rahatsız ederken, yalan ve samimi olmama durumu neden rahatsız etmiyor?

Çoğunlukla herkes gerçeği söyleme ve dürüst olma özelliklerini över ve savunur. Ancak gerçek hayatta bir kişi doğruları söyler ve bunları savunmaya cesaret ederse genellikle eleştirilerin hedefi haline de geliyor. Bu yüzden bir insanın düşündükleri ile yaptıkları arasında tutarlı olması çok da kolay olmuyor. Sıklıkla düşüncelerimizin tam tersini ifade ediyoruz, bu da sosyal kaygılar yüzünden, çünkü dikkat çekerek zarar görmekten çekiniyoruz. Bundan dolayı dürüst insanlar çok değerlidir, çünkü sahip oldukları cesaret sayesinde tutarlı bir tutum sergilerler. Sosyal ve psikolojik değerleri dikkate aldığımızda çok az sayıda özelliğin dürüst olma kadar önemli ve değerli olduğunu söyleyebiliriz. 

“Dürüstlük son derece pahalı bir hediyedir. Bu hediyeyi ucuz insanlardan beklemeyin.” – Warren Buffet

Kim ne derse desin aslında hayatımız boyunca karşımızdaki kişiden beklediğimiz ilk özellik dürüst olmasıdır. Zira bu sayede güven temelli ilişkiler kurabilmekteyiz. Peki, dürüst olmak neden bu kadar zor? Veya dürüst kişiler nasıl bir yapıya sahipler? 

Dürüst insanların aklında herkesi memnun etmeye çalışmak gibi bir düşünce yoktur. İkiyüzlü davranışlardan da son derece rahatsız olurlar. Bu nedenle içtenlik onlar için son derece önemlidir ve her zaman sağlam ve sadık bir tutum sergilerler. Değer verdikleri insanlarla iyi bağlar kurma konusunda ise çok yeteneklidirler. Dürüst insanlar lafı dolandırmazlar, hoşlanmadıkları bir kişi ya da bir konu olduğunda veya kendi değerlerine uymayan bir durum olduğunda hiç zaman kaybetmek istemezler. Gerçekten dürüst olan insanlar ne kendilerini ne de diğer insanları aldatmaktan asla hoşlanmazlar. Yalan söylemezler, çünkü bu davranış şekli kişiliklerine ve özgüvenlerine bir saldırı niteliği taşıyan rahatsızlık verici bir durumdur onlar için. 

Dürüst insanlar daha mutludur ve hatta diğer insanlara göre daha sağlıklı oldukları da belirlenmiştir. Dürüst olmak, yalanlara başvurmamak, her zaman için kendisine samimi davranmak, söyledikleri ve yaptıkları konusunda doğru olmak daha sağlıklı bir insan profili ortaya çıkarır. Bu nedenle, dürüst insanlar güvene dayalı ilişkiler kurmaya her şeyden daha fazla değer verirler. Etrafındaki insanlara karşı sürekli olarak sadece samimi, içten ve saygılı olarak davranmakla kalmazlar, aynı zamanda günlük hayatlarının bir parçası olan bu insanlardan da aynı şekilde davranmalarını beklerler. Bu tür kriterleri olan insanların her zaman çok sayıda arkadaşı olduğu söylenemez. Az sayıda da olsa bu arkadaşlar en uygun ve en gerçek olanlardır. Her durumda tam olarak ne düşündüğümüzü söyleyemeyecek olmamız oldukça doğal bir durumdur. Ancak öyle ya da böyle içtenlik ve samimiyet hem diğer insanlara hem de kendimize saygı açısından çok önemli bir özelliktir. Dürüst olmaktan korkmadığımız zaman her ne kadar çevreye sevimsiz gözükebilsek de, kendimizi daha iyi hissedeceğimiz kesin; çünkü sevimli gözükmek için hem kendimizi hem de karşı tarafı aldatmamış olacağız. 

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramının 96. yıl dönümü kutlanacak. Atatürk’ün başkomutanlığında yapıldığı için Başkomutanlık Meydan Muharebesi adıyla da bilinen Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra Yunan orduları İzmir’e kadar takip edilmiş; 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılmasıyla Türk toprakları Yunan işgalinden kurtulmuştur. İşgal birliklerinin ülke sınırlarını terk etmesi daha sonra gerçekleşse de, 30 Ağustos sembolik olarak ülke topraklarının geri alındığı günü temsil eder. İlk kez 1924 yılında Afyon’da Başkumandan Zaferi adıyla kutlanan 30 Ağustos günü, Türkiye’de 1926’dan itibaren Zafer Bayramı olarak kutlanmaktadır. Zafer bayramımız kutlu olsun.. Haftaya kadar sevgiyle. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Aysun
 1 Eylül 2019 Pazar 00:37
Dürüst olmak bir erdemliktir çok güzel yazmışınız kaleminize sağlık
 Zekeriya Erdoğan
 30 Ağustos 2019 Cuma 16:36
Samimi ve dürüst olmak zor zana''at oldu kıymetli hocam. Elinize emeğinize yüreğinize sağlık var ol...
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat