MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÖĞRENME HIZI
Hatice TOPÇU
YAZARLAR
17 Eylül 2019 Salı

ÖĞRENME HIZI

“Bütün oyun ve öğrenmeyi çocukluğa, bütün çalışmayı orta yaşa, bütün pişmanlıkları da yaşlılığa koymak son derece yanlıştır ve acımasız bir keyfiliktir.”

Margaret Mead

Formal (biçimsel) eğitimin hedef kitlesi öğrencidir. Yani oluşturulmuş biçimsel yapılarda bireylerin belirli kriterlere göre sisteme dahil edilmeleri söz konusudur. Sisteme dahil edilen bireylerin eğitimleri oluşturulmuş müfredatlar doğrultusunda sürdürülür. Bu süreçlerde bazı bireylerin hızlı, bazı bireylerin yavaş öğrendiğini hepimiz biliyoruz. Yani her bireyin bir öğrenme hızı vardır.

 “Hayat Okulu” başlıklı yazımda çeşitli bilgilerin öğretildiği yere okul demiştik. Okullar yaşlara göre kademelendirilmiş sınıflardan oluşur. Bu noktada sınıfların oluşturulmasında uygulanan yönteme değinmenin yerinde olacağını düşünüyorum.  Çünkü öğrenme hızı doğrudan sınıfla ilgili bir olgudur.

Sanayi devriminden önce bireyleri kendi yaş gruplarına göre sınıflandırmak istisnai bir durumdu. Çünkü tarım toplumunun ihtiyaçları bunu pek mümkün kılmıyordu. Sanayileşme ile şehirleşme başladı. Böylece belirli bölgelerde nüfus yoğunlukları oluştu. Bu süreçte dersliklere yerleştirilecek bireyler için en uygun yöntem olarak bireylerin yaşları kabul edildi ve günümüzde halen bu sınıflama geçerliliğini koruyor.

Bir soru ile devam etmek istiyorum. Bireyler doğal ortamlarında yaşlarına göre sınıflandırılabilir mi? Örneğin çocukları düşünelim! Aile ortamında, mahallelerinde arkadaşlarıyla oyun oynarken. Böyle olmadığını, yani bireylerin toplumsal yaşam içerisinde yaşıtlarıyla sosyalleşmediklerini biliyoruz. 

Doğal yaşamda farklı yaştan bireyler bir arada yaşayabiliyorlar. Böylece, küçükler ve büyükler birbirinden faydalanabiliyor. Örneğin büyük olanlar küçüklerinin sorumluluğunu üstleniyor, küçükler büyükleri model alabiliyor… 

Aslında söylemek istediğim yaşamın doğallığı ile oluşturulmuş formal yapıların farklılığı! Bu yapılar içerisinde planlanmış müfredatlar doğrultusunda aynı yaştaki her çocuğu veya büyüğü bir kabul eden anlayışla da elbette öğrenmeler gerçekleşebilmektedir. Ancak bu durum onların bazılarının daha hızlı, bazılarının daha yavaş öğrenebildikleri gerçeğini değiştirmiyor. Yani; hızlı öğrenen böyle bir sınıfta öğrenme ihtiyacını karşılayamayacak, yavaş öğrenen kendini yetersiz (eksik) hissedecektir. Özetle böyle bir sınıfta, öğretmenin planladığı öğrenme hızında olan çok az sayıda birey kendisine yer bulabilecektir.

Bütün bu tespitler bize şunu gösteriyor; öğrenmek zor, hatta çocuk olmak zor! Oysa öğrenmenin kapılarını sonuna kadar açan şeyler belli; Merak ve hayal gücünün beslenmesi!

Çocukları sınıflandırılarak (öğrenme hızlarını göz ardı ederek) onların merak ve hayal güçlerini kullanabilmelerini sağlayamayız.

Bir gerçek daha. Bugünün okullarında okuyan çocukların yarısından çoğu on yıl sonra hiçbirimizin bilmediği mesleklerde çalışacak! 

Biz yarısından çoğunun adını dahi bilmediğimiz mesleklerde çalışacak olan çocukları sınıflandırarak onlara kalıp bilgiler sunuyoruz. Oysa yapılması gereken şey; çocuklara gelecekle ilgili kazanımlar edindirmek. Bunu tek benzerlikleri yaşları olan, farklı öğrenme hızı olan çocukları aynılaştırarak yapamayız.

Çamın arkasından dışarıya baktığımızda her yeri göremeyiz. Çamı açıp bakmak, balkona çıkmak, hatta sokağa inmek gerekiyor. 

Sadece çocukları yaşlarına göre sınıflara doldurmakla kalmıyoruz. Hayatı da bölümlere ayırarak, bazı uğraşları bazı dönemlerle ilişkilendiriyoruz. Yazımın başında yer verdiğim Margaret Mead’in sözü bunu ne kadar da güzel anlatmış…

Çocukların kendi öğrenme hızlarını fark etmelerini sağlayan ve onların hızları oranında yol almalarını sağlamaya dönük aktif deneyimlerle desteklenen modeller oluşturulabilir. 

Öğrenmenin yaşamın belirli dönemleriyle sınırlandırmadan yaşamın tamamına yayılması sağlanabilir. Çünkü sürekli öğrenen insan; İnsana ve doğaya bütüncül bakabilen, problem çözebilen, paylaşmayı bilen ve yaşamı sürekli kalitelendiren insandır. 

Çocuk olmanın, insan olmanın zor olmadığı bir dünya mümkün. Yeter ki ezberlerimize takılıp kalmayalım, yeter ki öğrenmeyi öğrenebilelim.

Herkesin potansiyeli ve öğrenme hızı doğrultusunda kendisine yer bulabilmesi umuduyla, sağlıkla ve mutlulukla kalın…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Fatma Kahya Altekin
 19 Eylül 2019 Perşembe 14:16
Evet canım benim çok doğru bir söz sürekli öğrenen doğaya ve insana bütüncül bakabilen paylaşmayı bilen ve yaşam kalitesini sürekli üstün tutan kişidir bu bağlamda seni kutluyorum Seni takip ediyorum başarıların daim olsun
 Fatma Kahya Altekin
 19 Eylül 2019 Perşembe 14:16
Evet canım benim çok doğru bir söz sürekli öğrenen doğaya ve insana bütüncül bakabilen paylaşmayı bilen ve yaşam kalitesini sürekli üstün tutan kişidir bu bağlamda seni kutluyorum Seni takip ediyorum başarıların daim olsun
 İnci Topçu Ada
 17 Eylül 2019 Salı 18:43
Bir Eğitimci olarak eğitime katkı sunmaya devam ediyorsun. Umarm katkılarını göz önüne alacak birileri olur zor!!
 İsmail kabil
 17 Eylül 2019 Salı 12:27
Teşekkür ederim öğretmenim
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat