MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
OSMANLI MİLLETLER TOPLULUĞU
Can Berk KANAT
YAZARLAR
12 Şubat 2018 Pazartesi

OSMANLI MİLLETLER TOPLULUĞU

Bu başlık bir proje örneğini yansıtmaktadır. Tıpkı üzerinde güneş batmayan Britanya İmparatorluğu gibi dünyanın en uzun yaşamış 3. İmparatorluğu Osmanlı Devleti de Fransız devriminin getirdiği ulus devlet fikrinin ziyanı olmuştu. Ziyanı azaltmak ve ulus devlet modellerine geçerken daha az sancı çekmek adına bir takım önlemler alınıp, imparatorluğun altındaki ulusların manevi bağları korunabilirdi. Bunu maalesef Osmanlı’nın hamisi Türkiye Cumhuriyeti hem mali hem de siyasi sebeplerden ötürü yerine getirememiştir.

Ancak büyük emperyal güç İngiliz Milleti ve Monarşisi kolonilerini bir arada tutacak mali güce ve siyasi otoriteye sahip olduğundan İngilliz Milletler Cemiyetini “Commonwealth” 1931 senesinde kurmuş, hamisi olduğu kolonilerin 1970’lere kadar çoğunu kontrolü altında tutmayı başarmış, bağımsızlık hareketlerini kısmen bastırmıştır.


Eğer Osmanlı Milletler Cemiyeti adı altında bir topluluk kurulabilmiş olsaydı bugün bu birliğin altında birleşilecek tek ve yagane unsur din temelli olurdu. Dini temellere uzanan bir kuruluş himayesinin bu “sözde” topluluğa tek getirisi Kudüs ve diğer kutsal sayılan toprakların ve mabedlerin hala barış içerisinde yaşıyor olabilmesi sayılabilirdi.

Modern dünyanın getirdiği nimetlerden biri de vizesiz ülkeler arası geçiş şartları veya bölgesi oluşturulabilirdi. Küreselleşen yeni dünya düzeninde ortak para birimi kullanımı dahi topluluk içerisinde gündeme getirilebilirdi. Dolara, pounda ve bugün yükselen Asya kurlarına karşı güçlü ve sirayetli şekilde ayak diretebilirdi.

Şayet dinden ziyade güçlü bir iktisadi birlik kurulsaydı 1890’larda Sultan Abdülhamid Han tarafından tetkiki ve etüd çalışmaları yapılan petrolün varsayılan bu topluluk üzerinde %51 oranında dünya petrol ve gazının hakimi olunurdu. Altın ve diğer kıymetli madenlerle beraber dünya sıralamasında ilk 5’in içersinde yer alabilirdi. Türkiye ise bugün sadece altın rezervleri bakımından dünyada 11. sırada yer alıyor.


Siyasi olarak ise bu topluluk başta kuzey sınırlarda Sovyetler Birliği, doğuda Çin Komünist rejimi, batıda ABD ve Avrupa olmak üzere rakipleri içerisinde dünya siyasetinde söz sahibi olabilirdi elbette. Nitekim bu girişimleri karşılamak için güçlü ordudan ziyade büyük iktisadi kuruluşlar ve altyapı çalışmaları tertip etmek gerekirdi.

Bu sözde topluluğun sermayesi ise 1970’lerin sonuna kadar maalesef sağlanamazdı.Osmanlı’ya bağlı Katar, Emirlikler gibi Arap coğrafyasında yer alan ülkeler petrolü kısmen geç farketmiş ve dünya 1929 bunalımından sonraki en büyük iktisadi krizin (OPEC krizi) peşinde sürüklenirken dağılmış ve parçalanmş yutulmayı bekleyen vilayetler bu topluluğun oluşmasına “Osmanlı Milletler Cemiyeti” başta iktisadi bağlamda ardından kültürel düzeyde katkı sağlaması imkansızdı. Ancak 1980’lerden sonra dünya konjonktürü bu birliğin oluşumuna ortam hazırlamıştır.

Yıkılan komünist ve faşist rejimler, küreselleşen ekonomik örgütler, değişen belediyecilik anlayışları ve rekabetin vilayetler düzeyinde gelişip rekabete katılması eski Osmanlı Milletleri adı altında yükselecek iktisadi iştiraklar kurması açısından elverişli olabilir. Bu tren kaçmadan dünya yeniden büyük iktisadi buhranlar yaşamadan en azından bu örgütün arayışları iktisadi ve kültürel düzeyde sağlanmalıdır.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Hakan Emir
 13 Şubat 2018 Salı 07:56
Bu gun somurgelerini bir arada tutmayi basarmis olan birlesik devletler dunyaya perde arkasindan hukum suruyor.Hatta o kadar hukmediyor ki arap sermayesini bile elinde tutabiliyor.Ornegin SUKUK konusunda bile korfez sermayesi Ingilterenin elinde biz hala onlarin kap?s?n? calmaya devam edelim elin ingilizi evi komple goturmus
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat