MENÜ
Ankara 13°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR
Seda TOLMAÇ
YAZARLAR
20 Mayıs 2019 Pazartesi

SAHİP OLANLAR VE OLAMAYANLAR

14. yüzyıl düşünürü İbn-i Haldun’un meşhur olan “Coğrafya Kaderdir” sözünü duymayanınız yoktur sanırım. Ben bu sözü ilk duyduğumda, sözü daha basit anlamıyla düşünmüş, farklı coğrafi koşullarda yaşayan insanların o coğrafi koşulların kültürü içerisinde yetiştiği ve kültürü şekillendirenin coğrafi koşullar olduğu fikrine kapılmıştım. Bu düşüncem kısmen doğru kabul edilebilse de, aslında “Coğrafya Kaderdir” sözünün manasını ve derinliğini Jared Diamond’ın Pulitzer ödüllü ‘Tüfek, Mikrop ve Çelik’ adlı kitabından yola çıkarak hazırlanan belgeseli izledikten sonra anladım.

“Coğrafya kaderdir” sözü aslında politik coğrafyanın alanına giriyordu. Yani, bir ülkenin gelişmişlik düzeyi, o ülkenin ilkim şartlarına, bölgenin hangi doğal kaynaklara yakın olduğuna veya su kaynaklarına yakın olup olmadığına, en önemlisi hangi hayvan çeşitlerinin bulunduğuna ve bölgede hangi tarım ürünlerinin yetiştiğine göre değişiyor. Elbette, bereketli bitkilerin ve hayvanların yetiştiği, su kaynaklarına yakın olan ve bu kaynaklara komşuluk eden bölgelerin gelişmişlik düzeyleri yüksek oluyor.

Jared Diamond’ın uzun bir araştırma sonucu kaleme aldığı kitabı ve bu kitabından yola çıkılarak hazırlanan, internet üzerinden rahatlıkla ulaşılabilen belgeseli de bu temel üzerinde, yaklaşık 3 saatlik bir zamanda, coğrafyanın neden kader olduğunu en çarpıcı gerçeklerle anlatıyor bize.
Bu belgeseli izlediğimde ilk olarak şu gerçeği fark ettim; bugün savaşların bir türlü bitmediği, savaş ve terörle anılan Orta Doğu’nun aslında bugünkü Avrupa’nın gelişiminde etkili olduğu…

Şöyle ki, tarihin ilk zamanlarında bereketli bitkiler olarak bilinen arpa ve buğday, bugün ‘bereketli hilal’ denilen Orta Doğu’da bulunan bölgede yetişiyordu. Bu bölgenin insanları buğday ve arpanın bereketini fark etmiş ve buzul çağından sonra da verimliliği azalan bu bölgeye arpa ve buğday ekmişler. Arpa ve buğday ekimi, bölgede hayvancılığı da geliştirmiş. Evcilleştirilen hayvanlar (başta koyun ve keçi) et, süt ve deri ihtiyacını da karşılamıştır. Böylelikle bu bölgede yetişen tüm bu bitki ve havyalar, Orta Doğu’dan Avrupa’ya, daha geniş anlamıyla tüm Avrasya’ya yayılmıştır.

Peki, “Tüm bunlar Avrasya’ya nasıl yayıldı?” diyecek olursanız da, o da dünyanın şekliyle ilgiliydi. Yani, bereketli hilal ile aynı enlemde bulunan bölgeler de bu verimli bitki ve hayvanlardan yararlandı. Aynı enleme sahip yerlerin verimliliği, gelişmişliği artarken, Avustralya ve Amerika yerlilerinin bulunduğu bölgeler, bu enlemin dışında kaldığı için aynı gelişmişliği gösteremedi.
Yani, Avustralya ve Amerika yerlileri avcı ve toplayıcı iken, Avrasya halklarının büyük bölümü ile Güney Amerika ve Sahra’nın güneyinde yaşayan halklar tarım, hayvancılık, metal işleme teknolojisi, karmaşık siyasal örgütlenme becerilerini geliştirmişlerdir.

İşte bu ilk etapta insanın aklına gelmeyecek olan ‘enlem’ farkı, Diamond’ın üzerinde durduğu “Sahip olabilenler ve sahip olamayanlar” arasındaki farkı da açıklar. 
Bereketli hilalin nimetlerinin ulaşabildiği yerler, sahip olanlarla doluyken, bu nimetlerin ulaşamadığı avcı ve toplayıcı olarak kalan bölgeler, sahip olamayanlarla doludur. Diamond, bu farktan yola çıkarak “Neden Amerikalılar Avrupa’yı keşfetmedi de Avrupalılar Amerika’yı keşfetti, bir de üstüne istila etti?” sorusuna da cevap verir aslında.

Bugün dünya üzerinde karşılaştığımız eşitsizliğin, sömürünün de nedeni budur aslında. Dünyanın bir tarafında son model teknolojiden faydalanan insanlar varken, diğer tarafta bir yudum suya ve bir lokma ekmeğe muhtaç olan insanlar arasındaki fark, coğrafyanın kaderinden kaynaklanır.
Sahip olanlar, coğrafyalarının verdiği kaderle, sahip olamayanları sömürürken; sahip olamayanlar bu sömürünün, bunca eşitsizliğin nedenini anlayamazlar belki de…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat