MENÜ
Ankara -3°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM
Arda ÇELİK
YAZARLAR
13 Eylül 2019 Cuma

SEKTÖRLEŞEN EĞİTİM

2019-2020 Eğitim-Öğretim yılının başlaması ile öğretmen, öğrenci ve velileri tatlı bir telaş kapladı. Maalesef ki bu tatlı telaş eğitim süreci boyunca velilerde ekonomik kaygıya, öğrencilerde ise gelecek kaygısına dönüşüyor. Devlet okullarına kayıtlarda alınan ücretler, iyi öğretmenin derse girmesi için yapılan bağışlar(!), ek kaynak fiyatları; velilerin iyi bir eğitim için katlandıkları külfet haline dönüşüyor. 

Destek kurslarının veya özel okulların fiyatları ise dudak uçuklatıyor. Buna rağmen sınav başarısını yakalamış özel okulların tercih edilirliği de artıyor. Eğitim de özelleşmenin Türkiye’deki hızlı yükselişi eğitim-öğretim anlayışının da kökten değişimine neden oluyor.

Öğrenci ileride değerlenecek bir yatırım, veli sermaye sahibi iken; özel okullarda bu sermayenin doğru değerlendirilmesi için oluşmuş şirketler(!) gibi çalışıyor. Ticari bir ilişkiden farksız olan bu durum öğretmen, öğrenci ve veli arasındaki iletişimi de farklılaştırıyor. Parasal ilişki öğretmen-öğrenci arasındaki sınırı kaldırıyor, velinin maddi yükü öğrencide de manevi yüke dönüşüyor. Öğrenci hem gelecek kaygısının hem de manevi yükünün altında eziliyor.

Bu durum veli-öğrenci arasındaki gerilimin artmasına ve aile ilişkilerine yansıyor. Çoğu zaman öğrenci sınav başarısını yakalamış olmanın egosuna yenik düşerek lise veya üniversiteyi tüm stresli ilişkilerden kurtuluş olarak görüyor. İstenilen başarı yakalanamadığında ise veli-öğrenci arasındaki anlaşmazlıklar artıyor ilişkiler bozuluyor. Geçtiğimiz aylarda LGS sonucu yüzünden intihar eden gencimiz acı bir hatıra olarak zihinlerimizdeki yerini koruyor. 

Eğitim ve öğretim maddiyat odaklı bir gelişim sergiledikçe öğretmen-öğrenci-veli de ticari bir ilişkinin öznelerine dönüşüyorlar. Her ticari ilişkide olduğu gibi ilişkinin devamlılığını verimlilik belirliyor. Eğitim ve öğretim süreci kar ve zarara indirgenerek somut ürünler üstünden şekilleniyor. Maddileşmiş her yapı gibi eğitim ve öğretim de günden güne yozlaşıyor, çıkarcı ve samimiyetsiz bir hal alıyor.

Öyle ki artık aynı sınıfın sıralarında okuyan öğrenciler birbirleri için geçilmesi gereken birer rakipler. Yenilgi durumu ise kabul edilemez! Her daim kazanmak isteyen, bencil, kibirli gençleri aslında öğretmen-veli-eğitim sistemi başta olmak üzere toplum olarak bizler şekillendiriyoruz. Gençlerin şu anda dönüştüğü şeyde kendileri kadar bizlerin de payı var. “Nereye gidiyor bu gençlik?” sorusunu “Nereye gidiyoruz?” sorusuna dönüştürmedikçe suçu başkasında aramaya devam edeceğiz. 

Tüm öğretmen, öğrenci ve velilerin yeni eğitim-öğretim yılına mutluluklar getirmesini dilerim. 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Aysu
 14 Eylül 2019 Cumartesi 09:28
Güzel ve düşündürücü bir yazı.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat