MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
SPORDAN ANLADIĞIMIZ!
Nesrin ÖZOĞLU
YAZARLAR
7 Ekim 2019 Pazartesi

SPORDAN ANLADIĞIMIZ!

Bir toplumda sağlıklı nesiller nasıl yetişir? Kuşakları kötü alışkanlıklar edinmeden hem zihnen hem bedenen nasıl sağlıklı bireyler haline getirebiliriz? Mesela ülkemizde beden eğitimi dersinin hakkını verebiliyor muyuz? Neden soruyorum bu soruları biliyor musunuz? Toplum olarak sporun hakkını veremiyoruz. Bir elin parmağını geçmeyen gençlerimiz kendilerine sunulan kısıtlı imkanlarla nice başarılara imza atıyorlarken ne hak ettikleri takdiri gösterebiliyoruz ne de önlerini açabiliyoruz.


Toplumun yüzde 54’ü spor yapmıyor. Kiminin hoşuna gitmediği kiminin ise zaman bulamadığı spora vakit ayırabilenlerin ilk tercihi ise yüzde 50 ile futbol oluyor. İkinci sırayı ise yüzde 22 ile herkesin birer dizi oyuncusu gibi kasılarak gezme hevesinde olduğu fitness alıyor. Erkek çocuklarımızı küçük yaşta spora yazdırmak istediğimizde de ilk tercihimiz futbol olmuyor mu? Çünkü televizyon kanallarında, gazetelerde, internet sitelerinde spor denildiğinde ilk okuduğumuz haberler futbol oluyor. Uzun uzun transferleri konuşup spor bölümlerine girdiğimizde de futbol haberlerine maruz kalıyoruz. O yüzden de nice spor dallarından çocuklarımızı, gençlerimizi haberdar edemiyoruz. Nice dallarda kısıtlı imkanlarla başarılar elde etmiş, edecek sporcularımıza destek olamıyor, takdir edemiyor, örnek gösteremiyoruz. Futbolun da ülke ekonomisi dahil olmak üzere öneminin farkındayız lakin bu meselede bir haksızlık yapıldığının da farkındayız. Çocuklarımızın, gençlerimizin spora olan ilgisinin daha fazla gelişmesi için kendi yaşıtındaki gençlerin başarılarından haberdar olması gerekir. 
Başarısından belki de bir çoğumuzun haberdar olamadığı umut vaad eden gençler kim mi? Mesela henüz 23 yaşında olup “Ülkemi en iyi şekilde temsil edeceğim” diyen Rüzgar Sörfü Dünya Şampiyonası’nda elde ettiği derecesiyle ülkemiz adına 2020 Tokyo Olimpiyat Oyunları kotası alan İzmirli sporcu Dilara Uralp.


Yine Dünya Güreş Şampiyonası’nda gümüş madalya kazanan milli güreşçi Taha Akgül’ün 2020 yılında Tokyo’da düzenlenecek olimpiyatlarda ikinci kez olimpiyat şampiyonluğuna gözünü dikmesi gibi.
Antalya’da ablasından etkilenerek başladığı muay thaide 2014’te henüz 13 yaşındayken 45 kiloda dünya şampiyonu olan Zehra Doğan’ın beş yıl sonra kick boksta Avrupa şampiyonu olması gibi.
Dünya Sualtı Aktiviteleri Konfederasyonu (CMAS) ile Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF) tarafından gerçekleştirilen organizasyonda Serbest Dalış Deniz Bireysel Türkiye Şampiyonası’nın kadınlar sabit ağırlık (CW) kategorisinde altın madalyayı göğüsleyen Şahika Ercümen gibi. 
Veee sporun birçok dalında nice başarılara imza atmış gençlerimiz… Bu başarı hikayelerimiz bu gurur tablolarımız neden artmasın. 


Bunun için ilk olarak okullarda spor imkanları genişletilmeli, beden eğitimi dersi boş sohbet edilip bahçede öğrencilerin serbest bırakıldığı, ciddiye alınmayan ders olmaktan çıkmalı. Gençler tüm spor dallarından haberdar olmalı, kendine en uygun olanı seçebilmeli. İşte burada da sosyal devlet dediğimiz faktör devreye giriyor. Her gencin ilgilendiği alanda ücretsiz eğitim alabileceği belediye hizmetlerinden yararlanmalı. Böylece bir uğraşı olan beyinler, kendilerini kötü alışkanlık ve davranışların içinde bulmayacaktır. Her zaman dediğimiz gibi sağlıklı kuşaklar yetiştirmek için doğru adımlar atmamız şart. 
Mesela bir şeyler yapmaya spor kanallarında bağrış çağrış futbol konuşulmasındansa spor kanalı olmanın hakkını veren programlar yayınlayarak başlayabiliriz.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat