MENÜ
Ankara -2°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÜRETEN VE ÇALIŞAN KADINLARIN HAYRANIYIZ
Seda TOLMAÇ
YAZARLAR
17 Haziran 2019 Pazartesi

ÜRETEN VE ÇALIŞAN KADINLARIN HAYRANIYIZ

Hayran olarak izlediğim bir reklam filmi, bu sıralar Fox Tv ekranlarında yerini alıyor. Aslında bir ‘sosyal sorumluluk’ kampanyası bu film. Kampanyanın ismi, “Hayran Olunacak Kadınlar…”
Kampanya kapsamında oluşturulan reklam filmi ile kendi ayakları üzerlerinde durma çabasındaki kadınlara destek olmak amaçlanıyor. Kampanya çerçevesinde, Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı tarafından oluşturulan fona yönlendirme yapılıyor, izleyici bağış yapmaya davet ediliyor. Ve bu davet, sevilen, yakından takip edilen ekran yüzlerinin, dört farklı kadınla bir araya gelmesiyle gerçekleştiriliyor. Kadınlarla bir araya gelen tanınan isimler, kadınlara “Sizin hayranınızım, bir fotoğraf çektirelim mi?” diyor. Haliyle ekranların sevilen yüzlerini karşılarında gören kadınlar, büyük bir heyecana kapılıyor ve film o kadınların başarı hikayelerini izleyiciye anlatarak  devam ediyor. 
Bu kampanya kapsamında çekilen reklam filmde beni en etkileyen ve aslında bu yazıyı yazmama sebep olan cümle, “Tüm zorlukları aşarak üreten, çalışan kadınların hayranıyız” oldu. 
Evet, yaşadığımız erkek egemen toplumda kadınların sorunlarını hepimiz biliyoruz. Hemen hemen her gün de bu sorunlarla ve çeşitli sıkıntılarla mücadele eden kadınların hikayelerini görüyor, duyuyor ve tanık oluyoruz. 
Son yıllarda kadınların yaşadığı ve acı bir şekilde tanıklık ettiğimiz konuların başından maalesef şiddet geliyor. Binlerce kadın, kuytu bir sokakta, kalabalıkların aktığı bir caddede veya kendisini en huzurlu hissetmesi gereken evinde şiddete uğruyor. Şiddete uğrayan bu kadınların bedeninde ve ruhunda kimi zamana tamir edilemeyecek yaralar açılıyor. Kimi zaman da maalesef maruz kalınan bu şiddet, kadınları hayattan koparıyor. 
Bununla birlikte evini, çocuğunun ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılamaya çalışan kadınların yaşadığı ekonomik sıkıntı da, yine kimi zaman fiziki veya psikolojik şiddete dönüşebiliyor. 
Ben, kadınların yaşadığı tüm bu sıkıntıların aşılma yolunun kadınların mutlaka üretmesi, çalışması, üreten ve çalışan kadınların da desteklenmesinden geçtiğini düşünüyorum. Bir kadının kendi ayakları üzerinde durması ve ihtiyacı olsun olmasın mutlaka ekonomik özgürlüğe sahip olmasının çok çok önemli olduğunu düşünüyorum. 
Elbette kadına yönelen fiziki veya psikolojik şiddet, kadının ekonomik özgürlüğünü elde edip etmemesiyle alakalı değil. Yani ekonomik özgürlüğe sahip olan kadınların da şiddete maruz kaldığı bir gerçek. Ancak kadınların ekonomik özgürlüğü başta olmak üzere, kendi varlığını bir başkasına, özellikle bir erkeğe bağlamaması gerektiğini düşünüyorum, çünkü ancak kadınların kendi ayakları üzerinde var olarak, zorluklara rağmen mücadele ederek ve yine özellikle bir erkeğe bağımlı olmadan istediği her şeyi yapabilme gücüne sahip olmasının, içinde bulunduğumuz erkek egemen toplumu dizginleyebileceğini düşünüyorum. 
Bu konuda özellikle yaşıtım hemcinslerime seslenmek istiyorum: Gencecik yaşınızda bir erkeğe başta ekonomik anlamda, sonrasında her türlü konuda bağımlı olmak yerine, önce kendi dünyanızı yaratın. Genç yaşınızda kendinizi ev-çocuk-koca üçgenine kapatana kadar ilgi duyduğunuz bir alanda kendinizi yetiştirin. Üretin ve çalışın. Değer görmediğini düşünseniz de bir meslek edinin. Meslek edinmeseniz bile hobi edinin. Önce kendinize özgür bir dünya oluşturun. Ama yeter ki, başkalarının oluşturduğu dünyaya hapsolmayın!
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat