MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
VATANDAŞIN İHTİYAÇLARI VE DEVLET
Cihangir TÜRKMEN
YAZARLAR
3 Ocak 2017 Salı

VATANDAŞIN İHTİYAÇLARI VE DEVLET

Tüm dünyada ufak farklılıklarla kabul edilmiş olan Maslow’un insan ihtiyaçları piramidinde ihtiyaçlar aşağıdan yukarıya doğru, fizyolojik ihtiyaçlar, güvenlik ihtiyacı, aidiyet, başarı ve tanınma ile en üst seviyede kişisel tatmin-kişisel başarı olarak sıralanmış. 
Bizim vatandaş olarak devletten beklediklerimiz de bunlar. Devlet kavramının var olan yüzlerce tanımından birinde J.J. Rousseau devleti “genel idare” olarak tanımlamış. Bu tanımın altında olan gerçeğin insanların kendileri için tek başına sağlayamadığı ihtiyaçlarını birlikte sağlamak olduğunu söylemek yanlış olmaz. Temel olarak karnımızı doyurup, barınak ihtiyacımızı sağladığımız anda güvenlik beklentileri devreye girer. Bunları sağlamak ve korumak bir fert, aile, klan ve geniş toplum için çok zor olacağından topluluklar daha büyük idareler yani devletleri inşa eder. 
Kimse devletinin sınırlarını koruyamayan güçsüz bir ordusu, güçsüz bir hükümeti, yetersiz üniversitesi olmasını istemez. Bu evrensel isteklerin yanında Yunanistan’ın İstanbul ve Kıbrıs Suriye’nin Hatay, Ermenistan’ın Anadolu, Rusya’nın Boğazlar ve Akdeniz’e inme gibi tarihte yaşadıkları acı ve tatlı olaylar çerçevesinde tekrar erişmek istedikleri hedefleri bulunur.
Bilinçli veya bilinçsiz devletten beklentiler edebiyatla, sanatla ya da doğrudan dile getirilir. Bunlar zaman içinde devleti yönetenlerin de öncelikleri haline gelir. Nihayetinde her devletin güncel öncelikleri ve kısa zaman periyodunda değişmeyen uzak hedefleri bulunur.
Bu hedeflerin bir kısmı anayasalarda bir kısmı da halkın gönlünde yaşar. Mesela anayasamızda Türk ulusunun bağımsızlığını, bütünlüğünü, Cumhuriyet ve demokrasiyi, kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak. Toplumun huzur ve refahını sağlamanın yanında vatandaşların maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamak diye sıralanan devletin görevlerine, milletin büyük çoğunluğunun gönlünde yaşayan ulaşılmak istenen ülküleri ilave etmek milletler mücadelesinin sürdüğü günümüzde elzemdir. 
Demokrasi dediğimiz halkın iradesinin yönetime yansıması için olmazsa olmazların tüm siyasiler tarafından tereddütsüz kabulü gerekir. Toplumun doğru bilgilendirilmesi, bağımsız yargı, anayasaya ve milli ülkülere bağlı özgür basın, iradeler baskı altına alınmaksızın yapılacak özgür seçimler, gizli oy açık tasnif, milletin tamamının yasamaya temsilci göndermesini sağlayacak seçim sistemi, lider sultasına yol açmayacak ve üye iradelerinin yönetime yansımasını sağlayacak siyasi partiler kanunu bugün her şeyden daha öncelikli ihtiyaçlarımız haline geldi. Başbakanlığın kaldırılması ve cumhurbaşkanının başkan yetkilerine kavuşturulması ülkenin öncelikli sorunlarının hiçbirine çare olamaz. 
Niçin bu hususlar önceliklerimiz hiyerarşisinde öne geçti sorusunun cevabı ise açıktır. Ne yazık ki keskin ideolojik tartışmaya ve kutuplaşmaya başlandığı 1970’li yıllardan itibaren değişik ideolojiler etrafında konuşlanan vatandaşlar birbirlerine karşı güven ve sevgisini kaybetmeye başladı. Anayasada yer alan birleştirici ve beraber yaşamayı garanti altına alan laiklik gibi kavram ve ilkeleri değiştirme heves ve arzusu siyasi partilerde ve bazı cemaatlerde dindarlık kisvesi altında gizli ajandaların oluşmasına yol açtı. 
Yıllar içinde sürdürülen yanlış politikalar temsilde adaletin bozulmasına, ülke içinde beraber yaşama ülkü ve irademizin sarsılmasına, sınırlarımızın tehdit altına girmesine, terör faaliyetlerinin güvenlik içinde yaşamamızı engeller noktaya gelmesine yol açtı.  
Tekrar vatandaşlarının refahını ve güvenliğini sağlayabilmek için olmazsa olmazlarımızın acele tesisi gerekmektedir. Bunun yolu da mevcut siyasi partilerin bir araya gelip toplumsal mutabakat oluşturmasıdır. 
Radikal dincilerin, radikal ırkçıların, diktatörlerin ortaya çıkmasını engelleyecek tedbirlerin acele tarafından alınması gerekli. Bu terör ortamının biraz daha devam etmesi halinde ne ülkeye gelecek turist ne de yatırım yapacak yatırımcı bulabiliriz. Bir yıl içinde özel sektör borcu da dahil 200 milyar dolar borcun döndürülebilmesi için hem sıcak paraya hem de fiziki yatırımlara ihtiyacımız var. Hain terör saldırısı ile kötü başlayan 2017 yılının insanlığa örnek bir yıl olmasını temenni ederken menfur saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerinin acılarını paylaşıyor ölenlerin taksiratlarının affını diliyorum.
Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat