MENÜ
Ankara -4°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
VİRGÜL GİBİ EĞİLENLER
Gülçin KARLI İPEK
YAZARLAR
12 Ocak 2019 Cumartesi

VİRGÜL GİBİ EĞİLENLER

Yalaka, yağcı, dalkavuk, evet efendimci... Adına her ne derseniz deyin bunların hepsi de kendisine saygısını kaybetmiş insanların kendi çıkarları uğruna başkalarına gereksiz ya da hak etmediği iltifatlarda bulunması olarak tabir edilir. 

Bu tarz insanlarla okulda, işte yada hayatımızın bir alanında mutlaka karşılaşmışızdır. 
Yalakalığın her yerde prim yaptığı bir ülkede yaşıyoruz maalesef. Özellikle narsist yani kendine tapan, aşkla bağlanan insanlar yalakaları çok seviyor. Çünkü pohpohlanmak hoşlarına gidiyor. 
Bu tarz insanların olduğu ortamlarda ise yalaka olmayan insanlar ikinci sınıf insan muamelesi görmeye maruz kalıyor. Yalakalık herkesin yapabileceği bir şey değildir. Bunu yapabilenlerin ise sırtı asla yere gelmiyor. Hep en yüksek noktada o kişiler duruyor. 

Yalakalık bazıları için bir yaşam biçimidir bazıları ise yaptığının farkında değildir, içlerine işlemiştir artık. Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilen yalakaları seven insanların bir özelliği ise makamı mevkisi ne olursa olsun, uyanık kimseler olmasıdır. O yalakalardan sonuna kadar yararlanırlar. Ve onlara ufak tefek menfaatler sağlarlar. Bu durum iki taraf için de utanç verici aslında. Ama dediğim gibi yalakalık bir üst noktaya gelmede veya pozisyonunu korumada etkili bir araç. 
Yalakalığın ırkı, dini, dili ya da mezhebi de yoktur. İnsanların yalakalığa eğilimi ise zayıflığından ve cahilliğinden kaynaklanır, çünkü dürüstlüğün ve şerefin yükü ağırdır. Yazımı bu konuyla ilgili güzel bir hikayeyle noktalamak istiyorum. 

Eskiden konaklarda dalkavuk bulundurmak adetmiş. Konağın birinde bir gün Bey demiş ki:
– Bir dalkavuk alacağım, filan gün imtihan var, sağa sola haber salınız.
Derken o gün gelmiş, kapının önünde dalkavuk adayları sıra olmuş. Biri içeri alınmış. Bey sormuş:
– Sen dalkavuk musun?
– Evet efendim.
– Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun.
– Olur mu efendim? Ben filan Bey’in yanında şu kadar, fişmekan Bey’in yanında da bu kadar sene dalkavuk olarak calıştım.
Bey:
– Olmadı, sen çık.
Derken ikinci, üçüncü….. adaylar gelmiş, konuşma hep aynı, cevaplar hep aynı. Bey, dalkavuğunu bulamayacağını düşünmeye başlamış ki, içeri biri girmiş. Bey:
– Söyle bakalım sen dalkavuk musun?
– Evet efendim.
– Ama sen dalkavuğa hiç benzemiyorsun.
– Hayır, hiç benzemem efendim.
– Dur bakayım, biraz da benziyorsun galiba.
– Evet efendim. Ben biraz da dalkavuğa benzerim.
Bey hemen dışarı haber salmış:
– Tamam ben dalkavuğumu buldum.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat