MENÜ
Ankara 17°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
YENİ BİR MÜLTECİ KRİZİ KAPIDA MI?
Can Berk KANAT
YAZARLAR
6 Ocak 2018 Cumartesi

YENİ BİR MÜLTECİ KRİZİ KAPIDA MI?

İmkansız değil zor ve zaman alıcı bir proje. Büyük güçlerin iki yüz yıllık hayallerinin üçüncü bölümü ve en zor ikinci aşaması İran’ı yeni dünya düzenine uyarlamak. Projenin amacı kesinlikle böl ve yönet değil, böl ve yut. 3 Ekim 2017 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın twitter hesabında paylaştığı “Uygun zamanı geldiğinde Amerika’nın desteğini arkanızda göreceksiniz” yorumu sadece İran’daki devrim karşıtları için bir hedef gösterme çabası değil aynı zamanda Türkiye’yi de doğrudan içine alan bir tehditin kıvılcımıdır. İran’da olası bir iç savaşın çıkması halinde şundan kesinlikle emin olunması gerekir ki, İran’dan başta Türkiye’ye yayılacak göç dalgasının önüne geçmek çok zor olacaktır.

Özellikle Suriyeli mültecilere karşı hükümetin uyguladığı mülteci politikaları bugün Türkiye’nin iç meselesi haline gelmiş, yurttaşlarımızın yer yer ucuz işçi potansiyeli taşıyan Suriyeliler yüzünden işsiz kalması gibi daha ardı arkası gelmeyecek siyasi, sosyal, kültürel ve en başta iktisadi pek çok sorunu yok yere beraberinde getirmiştir.

Şimdiden uyarmak şarttır. Suriye mültecileri konusunda düştüğümüz hataya; bu sefer yaşanması muhtemel İran mülteci krizinde düşmemeliyiz. Şunu da hatırlatmak gerekir ki, çok kültürlü olmanın avatajları olduğu gibi dezavantajlarıda oldukça fazladır ki bu dezavantajlar Osmanlı’yı içeriden yıkan en temel gerekçelerden biridir.

Bugün Avrupa, mültecileri kilit konuma haiz Türkiye’de tutmak isterken kendi milli menfaatlerini göz önünde tutarken bizler ülkemizde milyonlarca mülteciyi misafir edip gerekli ödenek ve Nobel Barış Ödülüyle takdim edilmiyoruz nitekim.


Nitelikli ve teknoloji üreten nüfusun bizleri, ekonomiyi ilk 10’a sokabilecekken; İran tehtidini iyi okuyup şimdiden tutarlı ve yapıcı politikaları, İran’da olaylar iyice patlak vermeden planlı ve programlı şekilde masaya yatırıp, çıkarlarımızı sonuna kadar değerlendirmeliyiz. Avrupa ve Batılı güçler dış politika planlarını 50-60 yıl olarak düşünce kuruluşları aracılığıyla yaptırırken, bizler bu sefer İran meselesinde duyarsız kalmayıp, en azından yumurta kapıya gelmeden evvel A,B,C planlarını hazırda tutmalıyız.

Aksi takdirde İran gibi büyük bir ülkenin mülteci yükünü kaldırabilecek potansiyeli ülkemiz açısından değerlendirmek imkansıza kaçar. Umarız ki İran devlet olarak güçlü çıkar ve büyük güçlerin oyununu kendi sistemleri içerisinde çözerek hallederler. Osmanlı Devleti’nin dağılmasıyla beraber on yıllardır bizleri kendilerinin abileri olarak gören Ortadoğu ve Balkan milletlerine pek çok zaman kapılarını açmış Türkiye Cumhuriyeti, temenni ederiz ki İran sınavını yaptığı Suriye hatalarından ders çıkararak doğru bir şekilde verir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Kemal
 6 Ocak 2018 Cumartesi 18:59
Hepimizin dikkatli olmas? gereken bir konu, umar?m ?nceden ?nlemlerimizi al?r?z.
 Can
 6 Ocak 2018 Cumartesi 18:57
?ok g?zel ve net bir yaz? olmu?, devam?n? bekliyoruz.
 Ahmet
 6 Ocak 2018 Cumartesi 14:13
Konuya ?ok detayl? ve kapsaml? bir bak?? olmu?. Kaleminize sa?l?k.
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2020 Ticari Hayat