MENÜ
Ankara
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
YÖNETİM AHLAKI
Abdurrahman SAĞKAYA
YAZARLAR
11 Mayıs 2017 Perşembe

YÖNETİM AHLAKI

YÖNETİM AHLAKI: Yönetici konumundaki kişilerin başarısızlıklarının bir nedeni de, faziletleri ve değerleri yüceltmede suskun ve ürkek olmalarıdır. “Maddiyatla” ilgili, sayılar ve benzerleri üzerine değerlendirme isteğine eğilimliyiz. Ama insanlar ahlaki değerler üzerine de değerlendirme beklentisi içindedirler. Gerçek öz buradadır. Bir yönetici olarak, gerçekleştirmeye çalıştığımız bir işle ilgili ahlaki bağlam yaratmak zorundayız. Kurumunuz  ne yaparsa yapsın insanlarla birlikte yapacaktır. Ahlaki biçimlendirmesi olmayan bir yönetici, çalışanlarınca kabul görmez; takım kuramaz… Yönetim ahlakını ortaya çıkararak; heyecanlı, dinamik, yüksek moralli çalışanlar kurumu oluşturmalıyız… 

                                                            ************

KİBİR YOK EDER: İslam yazarı Mevdudi bir eserinde,“İnsanlarda Tanrı gibi görünmek onu başkalarından itaat istemeye iter. Tanrı olarak görünme zevki, insanın bugüne kadar keşfedebildiği büyük zevk ve hazlardan daha büyüleyici, daha cazip bir şeydir...” diyor.  Yüce kitabımızda birçok yerde tekrar, tekrar yasak edilen; kibirdir! Yani insanın kendisini beğenmenin ötesinde, büyüklük taslamasıdır. Bu tuzağa en çok düşenler, Mal ve makam sahipleridir. Şeytan size bu noktada yoldaştır… Makam ve malın ölünceye kadar devam edeceğine inanırsınız… “Ben ne imişim” e gelinir… İlişkiler bozulur… Ukala bir tip oluşur… Şeytan başarır… Daha sonrasından Rabbim korusun…

                                                            **********

DİNLEME ÖZÜRLÜ YÖNETİCİLER: Bir yönetici ne istediğini söylemesi kadar, elemanlarının ne istediğini de öğrenmelidir. Bu nedenle yaptığı toplantılarda iyi bir konuşmacı olduğu kadar, iyi bir dinleyici olmaya çalışmalıdır. kurumunun ortak aklını elde eden, onu en iyi  şekilde değerlendiren yönetici takım çalışmasında başarı kazanır. mesai dışında evrak ve imza işleri yapar, öğleye kadar kurumun resmi işlerini yapar, öğleden sonra da dış görüşmeleri yapardım. Üst kademe elemanları daire başkanları genel müdürle randevusuz her zaman görüşmeli, öğleden sonra taşradan gelen teşkilat mensuplarıyla da mutlaka görüşürdüm. Genel müdür olarak kapım daima açık olurdu. Otoritemi elemanlarımı kapıda bekleterek değil, yaptığım işlerle, bilgimle kurardım.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2019 Ticari Hayat