MENÜ
Ankara 15°
Ticari Hayat
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ZITLIKLAR
Hatice TOPÇU
YAZARLAR
9 Kasım 2021 Salı

ZITLIKLAR

Bazen rüzgârın çığlığı ile ürper,

Serinliği ile dans edersiniz.

Özgürce savrulurken saçlarınız boşlukta

Huzurla dolar benliğiniz.

Bir tatlı tebessüm misali,

Sevgiye yelken açar,

Dertlerinize ara verirsiniz…

Sonra yeniden dönersiniz dünyaya

Gerçeğe ve yaşananlara,

Acıya, isyana, haksızlıklara…

Bıçaklar saplanır yüreğinize,

İnsan olduğunuza kahredersiniz.

Bugün böyle aktı kalemim. Karşıtların olduğu bir dünyada yaşıyoruz ve her an her yerde karşıtlarla iç içeyiz...

Nedir karşıtlar?

Kötü olmadan, iyi; çirkin olmadan, güzel; yanlış olmadan, doğru vb. çoğaltılabilecek sayısız karşıt söz konusu ve bunları tek başına yani öteki olmadan anlamak anlamlandırmak zor. Bu yüzden felsefede “Karşıtların birliği” olgusu vardır.

Nedir karşıtların birliği?

Karşıtların birliği her şeyin zıddıyla var olmasıdır. Biraz daha açacak olursak hem bir birlik -birisi olmadan diğerinin olmayacağı- hem de bir savaşım -birinin öbürünü sürekli olarak dışlaması- anlamı taşır karşıtların birliği.

Bir şeyin zıddı ile var olduğunu en iyi anlatan sembol Yin Yang sembolüdür. Uzak doğuya ait olan bu felsefede Yin, gölgeli veya karanlık taraf, Yang ise güneşli veya aydınlık taraf demektir. Sembolün bir tarafı siyah bir tarafı beyazdır ve siyahın içinde beyaz, beyazın içerisinde de siyah mevcuttur. Yani her şey iç içedir.

İyinin, doğrunun, güzelin zıddıyla var olduğu gerçeği onları içselleştirebilme anlamında önemlidir. Daha barışçıl, daha adil bir dünyada yaşamak adına da bu böyledir. Ama insanı tek başına bırakarak barışın, huzurun ve adaletin mümkün olamayacağını da tarih insanlığa göstermiştir. Bu noktada toplumsal kurallar geliştirilmiştir. Ama asıl soru şudur. Bu kurallar uygulanabilmekte midir? Örneğin evrensel hukuk kuralları uygulanabilmekte midir? Eğer uygulanabilseydi dünya bu halde olmazdı.

Bir yanda cehalete, sefalete terk edilmiş toplumlar mevcutken, her türlü haksızlığın eşitsizliğin, dil, din, cins ayırımının yaşandığı bir toplumlar söz konusuyken, diğer yanda insan hak ve özgürlüklerinin olduğu toplumlar mümkün olabilir miydi?

Dünyadaki bu zıtlıklar, uçurumların ortadan kalkması için bir fırsattır da aynı zamanda. Yanlışı, haksızlığı, hukuksuzluğu görebilmek onunla mücadele edebilmek için bir bilinç oluşturabilmektir. Toplumsal değişim ve dönüşümlerin temelinde yatan özde budur.

Özetle anlamak, anlamlandırmak, içselleştirmek için yaşamak gerekmektedir.

Ülkemiz için bir dönüm noktası olan Kurtuluş Savaşı böyle bir farkındalığın ürünüdür. Savaştan yenik çıkmış bir milletin kendi haklarına, özgürlüklerine önderinin yol göstericiliğinde sahip çıkmasıdır bizim kurtuluş mücadelemiz. “Vatan bir bütündür, bölünemez!” inanışına sıkı sıkıya bağlı kalan bir liderin etrafında kenetlenen bir milletin zafere ulaşmasının destanıdır.

Ülkemizin kurtarıcısı kurucusu ve çağdaşlaşma devrimlerinin önderi büyük Atatürk’ü ölümünün 83. yılındayız.

Zıtlıkların dünyasında “Ya bağımsızlık ya ölüm!” diyerek bağımsızlığımıza giden yolu bizlere açan, dünyanın merkezinde bağımsız bir Türk ulus devleti kuran büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla, özlemle anıyoruz.

Ruhu şad olsun.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   İletişim  ♦   Künye
Copyright © 2022 Ticari Hayat